Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
Halkın Cumhurbaşkanı
ÇALDILAR

TÜRKİYE’DEKİ TARİKAT VE CEMAATLER – 3

0 5.881

TÜRKİYE’DEKİ TARİKAT VE CEMAATLER – 3

****
93 yıl önce Menemen’de, genç yedek subay Kubilay’ın başını kestiler, sırığa geçirdiler, kentin içinde dolaştılar.

23 Aralık 1930 tarihinde yaşanan bu gerici ayaklanma, Nakşibendi tarikatı üyesi Derviş Mehmet ve yardımcıları tarafından yapılmıştı.

Önce üzerinde ayetler olan yeşil bayrağı açtılar.

Halkı, bayrak altında toplanıp ayaklanmaya çağırdılar.

“Şapka giyenler kâfirdir, yine fes giyilecektir” diye bağırdılar.

Bu olay gözü dönmüş bir gerici ayaklanmaydı ve Cumhuriyetin ilanından yedi yıl sonra olmuştu.

Kuşkusuz bu yedi yıl içinde, çağdaş bir topluma ulaşmak için;

🔹 Aydınlanma Devrimleri gerçekleştirilmişti.
🔹 Cumhuriyetin ilanından sonra din devletinin simgesi halifelik kaldırılmıştı.
🔹 Eylül 1925’te; tekke, zaviye ve türbeler kapatılmıştı.

Evrensel hukuku kapsayan;

🔹 Medeni Kanun,
🔹 Ceza Kanunu,
🔹 Borçlar Kanunu,
🔹 Ticaret Kanunu,
🔹 Harf Devrimi gerçekleşmişti.

Kuşkusuz bu atılımlar gerici düşünceyi tahrik ediyordu.

Bu ayaklanmayı düzenleyenler yargılandılar ve idam kararları 3 Şubat 1931’de yerine getirildi.

***

Ne yazık ki bu olaydan 93 yıl sonra, geçtiğimiz günlerde Türkiye yeni tarikat rezaletleriyle çalkalanıyor.

Kuşkusuz bu rezaletler tesadüf değildir ve özellikle tarikat yurtlarında intiharlar, cinsel saldırılar süregelen bir durum yaratmıştır.

Türkiye, tarikat-cemaat devletine dönüştürüldü.

FETÖ’nün tasfiyesinin ardından başka tarikatlar devlet içinde örgütleniyor.

İktidar tarafından bir koalisyon gücü olarak desteklenen bu gerici-şeriatçı güçler, Ayosofya şovunun ardından sokakta şeriat-hilafet çağrısı yapmıştı.

İktidar tarafından korunan irili ufaklı pek çok tarikat,

🔸 Halkın dini duygularını istismar ederek ticaret ve siyaset denklemine dahil olup, devlet içinde örgütleniyor.
🔸 Bu kapalı, karanlık tarikatlar kendi kurallarını dayattığı küçük iktidar alanları kuruyorlar.

Buralarda;
🔸 Din kisvesi altında,
🔸 Tam bir baskı,
🔸 İtaat,
🔸 Biat kültürü,
hakim oluyor, gerekirse şiddete dahi başvurulabiliyor.

Şeyhin;
🔸 Her sözünde,
🔸 Her arzusunda,
bir hikmet bulunarak itaat ediliyor.

Bu yapılarda;
🔸 Aklın,
🔸 Bilimin,
🔸 Sorgulamanın,
🔸 Eleştiri kültürünün zerresine rastlanmaz.

 

Maalesef halkımız, geçmişi çok çabuk unuttuğundan ve okuma zahmetine girmeyip daha çok kendisine anlatılanları dinleme ve onlara inanma eğiliminde olduğundan bu iddialardan etkilenmektedir.

Bu durum;

🔺 Son yıllarda ülkenin kuruluş ilkelerinden uzaklaşması,
🔺 Tarikat ve cemaat cenneti haline gelmesi,
🔺 Bu tarikat ve cemaatlerin devlet kaynaklarından hortumlanan paralarla desteklenmesi,
🔺 Devlete kafa tutacak kadar güçlenmesine sebep olmuştur.
🔺 Nitekim bu şekilde güçlenen dini yapılardan biri, bu ülkede bir askeri darbe ile iktidarı ele geçirmeye teşebbüs edebilecek hale gelmiştir.
🔺 Ülkemizin demokratik ve aydınlık bir geleceği, ancak laik bir düzenin kurulmasıyla mümkün olabilecektir.
🔺 Devlet içinde örgütlenmiş tüm tarikat ve cemaatler temizlenmelidir.
🔺 Halkın inancını sömüren menfaat kapısı bu karanlık odaklar dağıtılmalıdır.
🔺 Eğer bu gidişata dur demek için birleşip daha büyük bir güçle mücadele etmezsek…
🔺 Tarikatlar sonunda kötü emellerine ulaşıp, İslam devletine de kapı açabilirler.

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

0 0 votes
YAZI PUANI
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x