Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

KORKU SİYASETİ

0 5.726

KORKU SİYASETİ

 

Spinoza’ya göre;

“Nerede bir korku siyaseti güdülüyorsa, orada köleliğin en kötü biçimi mevcuttur.”

*

Spinoza, insanı harekete geçiren üç temel duygunun var olduğunu savunur.

Bu üç ana saik;

💙 Arzu (Cupiditas),
🩷 Sevinç (Laetitia),
🖤 Korku (Tristitia).

****

💙 ARZU; (Cupiditas)

🔹İnsanın yaşama isteği,
🔹Kendini bulma bilinci,
🔹Temel itici gücüdür.

🩷 SEVİNÇ; (Laetita)

İnsanı harekete geçiren ve var olma gücünü arttıran temel bir duygudur.

Bir insan;

🛑 Daha yetkin,
🛑 Daha özgür,
🛑 Daha güçlü,

Bir duruma geçtiğinde ruhu sevinçle dolmaktadır.

♨️ Daha aktif,
♨️ Üretken,
♨️ Dirençli kılmaktadır.

🖤 KORKU; (Tristita)

Sevincin tam tersidir.

İnsanın eylem ve var olma gücünün azalmasıdır.

Korku anında bireyin harekete geçme isteği;

🔲 Felç olur,
🔲 Zihni daralır,
🔲 Özgürlüğü kısıtlanır.

Korkan insan pasifleşir ve dış etkenlerin kölesi (edilgen nesne) haline gelmektedir.

*

Spinoza’ya göre,
bir yönetim adaletten uzaklaşıp “korku” siyasetine başvurduğunda;

Neyin “iyi” , neyin “kötü” olduğuna sadece kendisi karar vermektedir.

Bugünün,
“iyi ve yasal” davranışı;

Yarın,
gücü elinde tutanın çıkarına ters düştüğünde “kötü ve yasadışı” ilan edilebilmektedir.

Bu durum,
toplumda korku iklimine sebep olmaktadır.

Korku iklimindeki insan, aklı ve mantığı uygun gördüğü için değil;

Otoritenin sürekli değişen “iyi” tanımına uyum (itaat) sağlamak için yaşamaktadır.

Bugün sadece, suçlu cezalandırılırken;

Yarın sadece farklı düşünenler “kötü” ilan edilip cezalandırılabilir.

Dolayısıyla, erdemli iyi insanlar da her an hedef olma korkusu içinde hayat sürmektedirler.

Havada sürekli bir ceza ve korku kokusu olduğunda;

İnsan yeni bir şey,

💥 Denemekten,
💥 Sorgulamaktan,
💥 Eleştirmekten,
💥 Sanattan,
💥 Felsefeden,

Korkmaktadır…

“Başıma bir iş gelir mi?” endişesi;

Toplumun en dürüst, en yaratıcı beyinlerini bile bir köşeye çekilmeye ve görünmez olmaya zorlamakta, toplumu entelektüel ve ahlakî bir çürümeye götürmektedir.

Korku iklimi toplumda;

🔸 Sunî bir düzen,
🔸 Baskılanmış öfke,
🔸 Deformasyon,

Oluşturmaktadır.

Böyle bir düzende;

Erdem, yerini maskeli bir korkuya;

Vicdan, sadece bir hayatta kalma refleksine bırakır.

Bu nedenle devletlerin asıl hedefinin toplumda korku yaratmak değil;

İnsanları eğiterek;

🌀 Yapıcı,
🌀 Özgür,
🌀 Eleştirel,

Ortam sağlayıp “Katarsis”;

🫯 Refahı bölüşerek,
🫯 Adaletli olma,
🫯 Eşitliği sağlama,

Ayrıca;

Kötülük yapma dürtüsünü azamî miktarda ortadan kaldırmak olmalıdır.

Bir insan sadece korktuğu için “iyi” davranıyorsa;

O kişi artık özgür, ahlakî bir “özne” değildir.

Kırbaç, korkusuyla uslu duran, edilgen “sirk” hayvanıdır.

Spinoza, bu durumun köleliğin, en kötü biçimi olduğunu savunur.

Çünkü, insan kendi aklının efendisi olmaktan çıkmış;

Dışarıdaki, bir ceza mekanizmasının esiri olmuştur.

Korkunun egemen olduğu bir toplumda kimse gerçekten “iyi” olamamakta;

Sadece sisteme itaat eden ideal köleler yetişmektedir.

Spinoza’ya göre gerçek ahlak, ceza korkusunun ruhumuza vurduğu prangalardan değil;

“Aklın ve özgür” iradenin parıltısının karanlık ufkumuzu aydınlatmasıyla doğacaktır.

 

 

NEREDE BİR KORKU SİYASETİ GÜDÜLÜYORSA,
ORADA
KÖLELİĞİN EN KÖTÜ BİÇİMİ MEVCUTTUR…
“Spinoza”

 

 

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

 

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Would love your thoughts, please comment.x