” DEMOKRASİ “, ” MONARŞİ ” ,” ARİSTOKRASİ “
Filozof Aristoteles’e göre bir devleti yönetmenin üç temel yolu vardır;
Bir kişinin, yönetimi olan “monarşi”,
Seçkin ve ehil insanların yönetimi olan “aristokrasi”,
Ve halkın yönetime katıldığı “demokrasi”.
Ancak, onun dikkat çektiği nokta, yönetim biçiminden daha önemli bir meseleydi;
Gücün “hangi amaçla” kullanıldığı…
Çünkü hiçbir sistem kendi başına “kusursuz” değildir.
*
Bir kral halkın iyiliğini gözetiyorsa “monarşi” faydalı olabilir;
Fakat yalnızca kendi çıkarını düşünmeye başladığında yönetim “tiranlığa” dönüşür.
*
Aristokrasi, “bilgeliğin ve liyakatin” yönetimi olabilir;
Ancak zengin ve ayrıcalıklı bir grubun çıkarlarını korumaya başladığında “oligarşiye” dönüşür.
*
Demokrasi de halkın, ortak yararını gözettiği sürece “değer” taşır;
Fakat duyguların, popülizmin ve kitleleri manipüle eden söylemlerin etkisine isteyerek girerse, “halk avcılığına” dönüşür.
*
Aristoteles’in, asıl uyarısı şudur;
Bir toplumu kurtaran şey yalnızca kurduğu “sistem” değildir.
En iyi görünen düzen bile “yanlış insanların” elinde bozulabilir;
Kusurlu görünen bir düzen ise “erdemli insanların” elinde uzun süre ayakta kalabilir.
Bu yüzden siyaset yalnızca “kurumlar meselesi” değil;
Aynı zamanda “karakter” meselesidir.
Yasalar ne kadar güçlü olursa olsun, onları uygulayan insanların “ahlakı” zayıfsa toplumun dengesi de uzun süre korunamaz.
Çünkü devletleri ayakta tutan şey sadece “güç” değil;
Gücün “adaletle” sınırlandırılmasıdır…

İşte monarşi, aristokrasi ve demokrasi gibi yönetim biçimlerinde gücün adaletle sınırlandırılması gerekliliğini vurgulayan kısa ve bilge sözler;
ADALETİN OLMADIĞI YERDE,
GÜÇ
ZORBALIĞA DÖNÜŞÜR…
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

