KADININ ADI YOK
Bir kadın cinayetine daha tanık olduk. Nedense hiçbir ulusal medya ve televizyonlar bu vahşice işlenen dramatik cinayeti vermediler. Yok saydılar. Sahipsiz ve arkası olmadığı için! Dedik ya kadının adı yok. Hele de yaban ellerde kimsesizsen!
Bir meslek odası düşünün! Birde adalet, hukuk ve insan hakları arayan bir meslek odası olduğunu düşünün! Ankara barosundan bahsediyorum. Bir üyesi vahşice 23 Nisan 2024 tarihinde evinde hunharca katlediliyor ama meslek arkadaşlarının hakkını bile savunmaktan acizler! Cenazeye sahip çıkmadılar! Çelenk dahi gönderme hassasiyetini gösteremediler!
Şimdi konumuza gelelim; Av. Sevgi Erdenk, ANKARA barosuna kayıtlı bir Toki çalışanı! Aynı zamanda Baro tarafından görevlendirildiğinde kimsesizlerin davalarını da takip etmekte olan bir Avukat!
Manisa’nın Karaoğlanlı köyünde 28.12.1964 tarihinde dünyaya gelmiş! Erdenk ailesinin dört kız kardeşten 3. olarak hayata merhaba demiş. Köyden şehre göç furyasından bu aile de nasibini almış ve İzmir’e göç etmişler. Baba Hüseyin Erdenk üç teker motoru ile nakliye yaparak çocuklarını okutmuş hayata ve yaşama iyi bir evlat olarak sunmuş. Dört kızını da okutarak baba onur ve gururunu içselleştirmiş olarak bu hayattan ayrılmış.
Kızımız Av. Sevgi Erdenk Ankara Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra Ankara’da kalarak bir evlilik yapmış sonra Toki de hukukçu olarak çalışmaya başlamış. Bu arada bir oğlan çocuğu olmuş! Seçkin Sunay adında!
Bir süre sonra eşi ile sorunlar yaşamaya başlamış ve sıkıntılı bir ayrılık süreci sonrası oğlunu da alarak ana-oğul bir yaşam seçmişler kendilerine! İlkokul döneminde eşi ile ayrılan ve kendini oğluna adayan bir anneden bahsediyoruz. Genç yaşta bekar bir hukukçu anne! Kendisine mesleki çevrelerden evlenme teklifleri geliyor ama bu genç anne her birini elinin tersi ile iterek kendini oğluna adıyor!
Av sevgi Erdenk saçını süpürge yaptığı, imkansızlıklar içerisinde yemeyip yedirdiği, giymeyip giydirdiği, Kıbrıs’ta hukuk eğitimini paralı olarak tamamlattığı oğlu süreç içersinde uyuşturucu ile tanışmış! Av. Sevgi Erdenk’in acı sınavı da bu sürede başlamış! Oğlunu iyi bir hukukçu olması için çabalarken adli sicili de bozulmasın diye tedavi sürecini de tek başına 50 kiloluk bünyesinin omuzlarına yüklemiş! Ana yüreği ve ana olmanın ağır yükü altında kimselere duyurmadan ülkenin çarpık yapılanmasının bir sonucu olarak avukat oğlunu bu bataklıktan kurtarıp korumaya çalışıyor! Bu durumu hayatta olan sadece iki kız kardeşine bile söyleyemiyor! Sadece en küçük kardeşi ile bu konuları dertleşiyor ve yardım istiyor arada sırada!
İşte bu oğul Av Seçkin Sunay 23.04.2024 tarihinde sabaha karşı annesi ile tartışıyor. Üzerine yürüyor. Sevgi Erdenk korkup evden kaçıyor. Evin önündeki arabasına gidip kilitliyor kendisini! Sonra jandarmayı arıyor. jandarma gelince arabasından inerek durumu özetliyor. Sağlık ekipleri de çağrılıyor! Sonra hep birlikte jandarma eve çıkalım diyor. Apartmana giriyorlar. Kapıyı jandarma görevlileri çalıyor ve Seçkin’e kapıyı açmasını söylüyorlar!
Bu andan sonrası karanlık! Sözde Seçkin Sunay, saçını süpürge yapıp okuttuğu, kendini oğluna adayan anneyi sözde uyuşturucu krizi esnasında jandarmanın, sağlık ekiplerinin arasından elinden tutup evin içine çekiyor ve aynı anda daire kapısını hızla kapatıyor! Siz bu olayı şimdi bir hayal edin bakalım. Deneyimli güvenlik görevlisi jandarma! Deneyimli görevli sağlık ekiplerinin arasından kadını elinden çekip daire içerisine sokup kapıyı kapatıyor ve o fedakar anneyi hunharca katlediyor. Bir şeyi herkes gözden kaçırıyorlar. Evden çıktığı andan itibaren küçük kardeşinin Avukat olan eşi ile cep telefonundan devamlı görüşerek sürecin nasıl olması gerektiğini konuşuyorlar. Yani olayı canlı yaşayan bir hukukçu var ortada! Sonra bir anda telefon kesiliyor! İşte karanlık süreç o anda başlıyor! Bir kadın cinayeti! Bir annenin fedakarlığının sonucu! Sahip çıkılamayan, yok sayılan, karanlığa gömülen bir kadın cinayeti! Sanki bu kadın hiç yaşamamış! Hiçbir basın, TV haberlerine dahi taşıyamadı! Dedik ya kadının adı yok!
Elleri ve ayakları öpülesi güzel kadın, güzel anne seni saygı ile yad ediyoruz. Kadını yok sayanlara, İstanbul sözleşmesini kaldıranlara, sessiz kalanlara, görmezden gelenlere, Ankara Barosuna yazıklar olsun diyorum.
Yüreği güzel insan Av. Sevgi Erdenk ‘e saygılarımla. Huzur içinde uyu sen bir annenin yapmasını yaptın! Düzenin pisliği oğlunu yuttu ,oda seni yuttu! üzgünüz! İçimiz kan ağlıyor.! Şimdi annenin koynunda huzur içinde uyu sevgili kardeşim.
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…