Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
katliam

TÜRKİYE’DEKİ TARİKAT VE CEMAATLER – 8

0 6.292

TÜRKİYE’DEKİ TARİKAT VE CEMAATLER – 8

İslâmi cemaat ve tarikatlar olgusu incelenmiş ve bazıları da çok yakından gözlemlenmiş olarak bunlarla ilgili tespitler şunlardır;

🔸Pek çok cemaatın müridi, kendi şeyhlerini (önderlerini) Allahın ya da Hazreti Muhammed’in günümüzdeki vekili gibi görür.
Bazıları ise şeyhlerinin, Mehdi Aleyhisselam olduğuna inanır.
🔸Cemaatlerin pek çoğunda, bireysel irade ya da sorgulama yoktur.

Şeyh ya da önderin sözü Allah kelamı hükmündedir ve önderin emrini tartışmak Kur’an’ı inkar etmekten daha ağırdır ve direkt küfür olarak adlandırılır.
Keza şeyh kime işaret ederse oraya oy verilir.

🔸Cemaatler birbirini sevmez.
Pek çok cemaat kendi dışındaki cemaatlerin şirkte (küfürde) olduğuna inanır.
🔸Büyük tabanı olan cemaatlerin bazıları, dış dinamiklerle, yani yabancı istihbarat örgütleri ile direkt irtibatlıdır.
🔸Cemaatlerin geneli, iktidar olanı destekler, yani bunlar durakta beklemeyi sevmezler, gelen her iktidar otobüsüne binerler.
🔸Her cemaatin kendi gettosu vardır.

Aralarında kız alıp verirler, alışverişleri ve arkadaşlıkları beraberdir.
Buradan hareketle de bunların birbirinden kopması kolay değildir.

🔸Pek çok cemaat, son yılda holdingleşmiştir.

Müritlerin yaptığı ticaret, topladığı kurban derisi ve zekatlar bu holdinglerin ana sermayesidir.
Holdingin mutlak hakimi de cemaat önderleridir.
Şeyh ya da önder, parayı elinde tutanın gücü elinde tuttuğunu bilir ve yönetimi çocukları dışında hiç kimse ile paylaşmaz.
Cemaatlerin hedef kitlesi, daha ziyade 16-30 yaş arası olanlardır.
Bunlarla önce arkadaşlık kurulur, akabinde kendi sosyal çevrelerine sokularak ona kişilik verilir ve dini hassasiyetler kullanılarak saflara alınır.
Yurtlar, dershaneler, okullar, bekar öğrenci evleri temel alanlarıdır.

🔸Cemaatlerin bazılarında, şeyh ya da önderin akşam namazlarını Mekke’de, yatsıyı ise Medine’de kıldığına inanılır.

Müritlerine şeyhlerinin evliyalıklarına olan inançları Allah’a imanları gibidir.

🔸Bürokrasideki müridin şeyhe bilgi taşıması ve istediğini yapması Uhud Gazası’nda cenk yapması gibidir.

Yani bilgi getiren ve icraat yapan peşin olarak şehit ilan edilir.
Cemaattan ayrılmak ise sadece cehenneme girmekle değil, dünyadaki türlü felaketlerle, korku salınarak engellenmeye çalışılır.
Bu haliyle, bazı cemaatler aslında girilmesi kolay, çıkılması çok zor gizli bir örgüt gibidir.

🔸Pek çok cemaatin İslam anlayışı farklıdır.

Değil sünnetlerde, farzlar da bile ayrılıklar vardır.
Cemaat önderleri kendi çıkarına göre İslamı farklı yorumlar !..

🔸2003 yılı öncesine kadar, cemaatlerin yüzde 70’i İslâmcı partilere oy vermezdi.

Bugün erk’e militanlık yapan pek çok cemaat ve İslâmcı grup 90’lı yıllarda onların küfürde olduğuna inanır ve bunu kendi müritlerine açıktan söylerlerdi.
Bugün ise bu cemaat ve tarikatların yüzde 90’ı yönetimin militanı konumundadır.

🔸Bazı cemaat mensuplarının, yurt dışındaki bankalarda büyük paraları ve muhtelif ülkelerde gayrimenkulleri vardır.
🔸Cemaat ve tarikat gruplarına mensup olanların sayıları ise çok çok abartılmaktadır.

Bütün bu cemaatlere mensup olanlar kesinlikle, 500 bin kişinin üstünde değildir.
Ancak etki ya da gürültüleri fazladır.

🔸Tamamı değil, ama bu cemaatlerin bazılarına göre Türkiye bugün Dar-ül Harp yanı kafir devleti konumundadır.

Bu düzende devletten çalmak ve onu yıkmaya çalışmak ibadettir.

🔸Bir kaçı hariç, cemaatlerin siyasi bir projesi yani devleti ele geçirmek gibi bir gayesi yoktur.

Üç büyük cemaat ise CIA, MI6 ve MOSSAD kuruluşları tarafından yönlendirilmektedir !..

🔸Cemaatler konusunda, zannedilenin aksine TSK’dan ziyade MİT daha çok bilgi sahibidir ve pek çok mensubu bu cemaatlerin içindedir.

🔸Bir kaçı hariç, pek çok cemaatin bilinçaltında Atatürk’e, Cumhuriyet’e ve askere karşı büyük bir kin ve öfke vardır.

İşte Cemaatler haritası…

Ülkemizin bugün yaşadığı sorunların temelinde, “Atatürk devrimlerinden” uzaklaşma yatıyor.
Son 74 yıldır yönetimde bulunan sağ iktidarlar, Atatürk’ü hep reddettiler.
Atatürk ne yaptıysa, hep tersini yapmaya çalıştılar.
Atatürk, 01.11.1922’de “saltanat”ı kaldırmıştı, bunlar kendilerine yeni bir “saltanat” kurdular.
Atatürk, 03.03.1924’te “hilafeti” kaldırmıştı, bunlar neredeyse 100 yıl sonra kendilerini “halife” yerine koyup fetvalarla ülke yönetmeye kalkıyorlar.
Atatürk, 30 .11.1925’te tekke, zaviye ve medreseleri kapatıp Türkiye’yi “tarikat ve cemaat bataklığından” kurtarmıştı, bunlar inadına tarikat ve cemaatlerle ortaklık kurup görüyorsunuz ülkemizi yeniden “tarikat ve cemaat bataklığına” sapladılar.

Atatürk, 03.03.1924’te Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu’nu çıkarıp “medreseleri” kapatmış dini eğitime son vermiş, ülkemizde “bilimsel eğitimi” başlatmıştı, bunlar iktidarı ele geçirdikten sonra tersini yaptılar, “bilimsel eğitime” son verip “dini eğitime” geçtiler.

Atatürk, 05.02.1937’de “laiklik ilkesini” anayasaya koydurmuştu, bunlar geldiler Türk Devrimi’nin temel direği olan “laikliği” rafa kaldırdılar.

Atatürk, 01.11.1928’de “Türk Alfabesi”ni kabul ettirerek yüzyıllardır devam eden “Anadolu’nun Araplaştırılması” serüvenine son vermişti, bunlar geldiler “Türkçe düşmanlığı” başladı.

“Türkçe öldü” deyip “Türkçe konuşmayı” yasaklayanları M.E.B ‘na bakan yardımcısı yaptı

Atatürk döneminde, 1923-1938 yılları arasında gerçekleştirilen “Türk devrimlerine” sırt çevirdik, sırt çevirmenin ötesinde kötüledik ve uygulamadık, işte sonuç ortada!

Türkiye,1950’den bu yana “din sömürüsüyle” yönetiliyor.

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x