DÜNYA HIZLA ÇÖKÜYOR
Okuyacağınız satırlarda Dünyanın hızla çöküşe sürüklendiği bir döneme girdiğimizi fark etmeniz gerekiyor.
Nasıl mı?
Dünya üzerinde her coğrafyada yaşanan savaşlarla değil, Dünyanın kaymağını yiyen tabiri caizse bir avuç kitlenin doymak bilmeyen iştahları uğruna katledilen, aç bırakılan, tecavüze uğrayan masum çocuklarla değil, toplumların çöken ahlak altında
ezilen dirençlerini yitirmelerinden değil , Nükleer tehditlerle süren umarsızca yapılan planlardan değil, Doğal felaketlerle değil,
sömürülen yeraltı ve yerüstü kaynaklarının çarçur edilmesinden değil, aşırı din sapkınlıkları yüzünden kitleleri esir alan ortaçağ zihniyetinden değil, hukukun güçlünün elinde bir silah gibi kullanılmasından değil, çaresizlik içinde bir çıkış arayan ebeveynlerin düştüğü garabetten değil, ekonomik sistemin çöküp kapitalist sistemin kendini fes edeceği inancından değil, çok yakında zaten başlamış olan su savaşlarının büyük çapta yıkıma uğratacağından değil, ve daha sayabileceğim yüzlerce olumsuz olaylardan değil, sadece tek bir şey bu çöküşü başlatmıştır, o da YAPAY ZEKA.
Bu büyük felaketin yok oluşun kapısını aralayan bu tehlikeyi, daha önce de defalarca yazdım, artık insanlığın elinden bir şey gelemeyeceği bir sürece evirilmiş olan son durumu biraz daha anlatayım.
Bizim ülkemizde de fabrikasının kurulacağı işçi robot ve insansı robotlar, hepimizin günlük işlerinin hizmetine hazır yazılımlarla çoktan devreye alındı, bu zaten otomasyon sistemlerinde bir çok fabrikada, kullanılmaktadır.
Otomobil fabrikalarında çalışan robotlar 1961 yılından beri, yani 65 yıldır vardır. İlk sanayi robotu olan “Unimate”, ilk kez General Motors’un otomobil fabrikasında kaynak ve kalıp dökme işlemlerinde kullanılmıştır.
Şimdi evimizi süpüren, çay, kahve getiren, yemek yapan, kapıyı sahibine açan ve giderken onu uğurlayan ve bekarlara özel cinsel hizmete alınan dişi ve erkek robotlar herkesin bayılarak izlediği bir an önce ucuzlasa da bende alsam diye dört gözle beklediği o insansı robotlar sizi zaten sürekli dinliyor izliyor, kendi aralarında iletişim halinde üst akla hizmet eden Yapay Zeka sisteminde birer asker olarak çalışıyorlar.
Üniversite de, akademisyenlerinin doktora tezleri, profesörlerin yapmak zorunda olduğu yayınlar, Mimar ve Mühendislerin çizimleri, teknik resimler, ressamların yapamadığı yağlı boya tablolar, en usta ahçının hazırladığı yemeklere benzer yemekler, kokteyler, aklınıza gelebilecek her türlü günlük işler, taksi şoförlüğüne kadar, çarşıya pazara giden alışveriş robotlarıyla, otellerde sizi karşılayan resepsiyon görevlilerine kadar, aklımıza gelmeyen her şey insansı robotlarla yapılmaya başlandı bile, çok yakın zaman dilimlerinde sürümleri her kesin ulaşabileceği fiyatlara düşecek, ve her zaman olduğu gibi bundan çıkar sağlayanların piyasa dengesini alt üst edecek planları devreye girecek, ne yazık ki genç kuşaklara çok az iş kolu bırakılacak.
Şimdi asıl tehlikeyi söylüyorum sıkı durun, Yapay zekanın temelleri, Alan Turing’in 1950 tarihli “Makineler düşünebilir mi?” sorusuna ve 1956’daki Dartmouth Konferansı’na dayanır.
Günümüzdeki modeller trilyonlarca parametreyle çalışırken, temel algoritmalar on yıllar öncesinin matematiksel teorilerinden beslenmiştir.
Yapay zeka sistemleri özellikle pekiştirmeli öğrenme (reinforcement learning) sırasında veya büyük veri kümeleri üzerinde çalışırken, insan beyninin uyku sırasında deneyimleri “pekiştirmesine” benzer şekilde işlem yapar.
Model aktif olarak bir görev yapmadığı zamanlarda, geçmiş verileri analiz edebilir, parametrelerini optimize edebilir veya simülasyonlarla kendini geliştirebilir.
Şu an artık üstünde yaşadığımız gezegene geçmiş olsun, çünkü Yapay zeka en üst düzeyde evrimini tamamlama aşamasına geçti, istediği anda tüm elektrik sistemlerini, Devletlerin kamusal alanlardaki şirketlerini, özel ve Devlete ait bankacılık sistemlerini, tüm dijital kanalları ve çalışma prensiplerini, insanlığı bitirebilecek tüm kaynakları tek bir merkezden kontrol edip, istediği anda yok edebilecek güce sahip, öğrenme, düşünme, karar verme seviyelerinin de ötesinde bugün yapay zekadaki asıl devrim, eski teorilerin devasa veri setleri ve gelişmiş GPU’lar (grafik işlemciler) ile birleşmesi sayesinde gerçekleşmiştir.
21.YY.BÜYÜK FİŞ ÇEKİŞİ diye adlandırılan kaçınılmaz son insanlığın önünde büyük bir bela olarak durmaktadır.
Tehlikeyi insanlar kendi elleriyle hazırlamaya ısrarla devam etmektedir, özel dövüşçü robotlar, balyozla bile yıkılmayan sertlik ve şiddet temalı yazılımlarla, özel üretilen komando robotlar, üzerinde mikro patlayıcı taşıyan arı büyüklüğünde kamikaze dronlar, bunların neler yapabileceğini zaten tahmin ediyorsunuzdur, ama asıl tehlike işte bunların komutasının artık yazılımların dışına çıkan anlık sürü psikolojisi ile Yapay Zeka ile idare edilen bir sisteme dönüşmesidir.
Şimdiden bir çok meslek rafa kalktı bile en basitini örnek vereyim, grafikerlerin 2 gün uğraştığı bir projeyi 10 saniyede önünüze hazır halde sunan ,satış pazarlama emlakçılık, Avukatlık, müşteri temsilcileri, hemşire robotlar, devriye gezen polis robotlar, sınırlarda nöbet tutan asker robotlar,tüm bunlara benzer bir çok iş kolu, Yapay Zeka yönetiminde insanın erişemeyeceği kalitede işler yapıyor, başlangıçta bu insanoğlunun hoşuna giden işler olacak ama bu bir aldatmacadır.
Şu an hizmetimizde olan bir çok yapay zeka her gün milyarlarca soruyu yanıtlıyor verilen işleri yapıyor, bunlar asıl en üstte yöneten ana merkezin alt kolları, saniyede katrilyonlarca işlem yapan bu sistemin devamlı soğutulması lazım, Çin Okyanus’un altında devasa sistemin soğutulması için özel su altı merkezleri kurdu .
Yapay Zeka daha öncede yazdığım gibi ”Deccal” görevini üstlenmiş şeytani bir tasarımdır, ve ipler insanoğlunun elinden alınmıştır.
Peki bu kadar vahim bir süreçte bizler yani insanlık buna nasıl karşı duruş gösterecektir, 10 yıldır yazdıklarıma bakarsanız anlayacaksınız, tekrar bireysel Tarım dönemine geçip, köylerde ya da doğada kendi kendine yetebilen teknolojiden uzak bir yaşam, bu okuyan herkese saçmalık olarak gelecektir biliyorum, ama çok yakın bir gelecekte bunu yapanların varlığına hep birlikte tanık olacağız şimdiden binlerce kişi bu adımları atmıştır.
Başlangıçta çok zor gelse de nasıl ki tüm şehirde elektrikler kesildiğinde muma veya gaz lambasına dönüş yapabiliyorsak, hayati zaruretler bizi, eskiden olduğu gibi atalarımızın yaşam biçimini kopyalamaya zorlayacaktır.
Sevgilerimle..
Haşmet GÜRBÜZ
Genel Sanat Yönetmeni
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

