Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
katliam

TÜRKİYE’DEKİ TARİKAT VE CEMAATLER – 7

0 5.976

TÜRKİYE’DEKİ TARİKAT VE CEMAATLER – 7

Türkiye’nin Cahillik ve Yoksullukla Yönetimi ve Tarikatlar

Din istismarı, tarikatlar konusunda kırılma yılı hangi yıl biliyor musunuz?

1946…

🔸1946’da Demokrat Parti kuruldu.
🔸Türkiye çok partili sisteme geçti.
🔸Ortaya sandık kondu.
🔸Sandıktan çıkabilme, pahasına, “Atatürk’le ve Cumhuriyet ilkeleriyle hesaplaşma” başladı.

Her rejim bir kültür, seviyesi ister.
Demokrasi ancak kültür seviyesi en yüksek toplumlara uygulanabilen bir rejimdir.
Ne yazık ki Türkiye, eğitim ve kültür seviyesi bizden fersah fersah çok ileri olan Batı’nın diretmesiyle daha şartlar oluşmadan,
“çok partili sisteme” geçti.
İşte Türkiye;1950’den beri tam 74 yıl, “cahillik ve yoksullukla” yönetiliyor.
Sağ iktidarlar ve bu iktidarların iplerini ellerinde bulunduran emperyalist devletler, bugüne kadar,
Türk toplumunu; yönetirken hiçbir zorlukla karşılaşmadılar.
Ülkemizdeki, “cahillik ve yoksulluk” yönetiliyordu…

Cahillik ve yoksulluk, yönetiminin kuralları da belliydi.
Bu kuralları; yerine getirdiler ve ipleri kimseye bırakmadan yollarına devam ettiler.
Bugünlere böyle geldik…
Türkiye’nin cahil ve yoksul bırakılmasında tarikat ve cemaatlerin rolü:

🔸Tarikat ve cemaatlerde,
▪düşünme,
▪sorgulama,
▪araştırma,
▪karşı çıkma,
Y O K

▪biat ve itaat etmek,
V A R

🔸Şeyhin söylediği, sorgulanmaz, araştırılmaz.
🔸Şeyhin söylediğine, karşı gelinmez.
🔸İşin özünde,
yani dine dayalı dogmada (kabul edilen öğretide)
▪“soru” yoktur,
▪“cevap” vardır.
🔸Her şeyin cevabı da kutsal metinlerde vardır.
🔸Bunları sorgulamak dine aykırıdır.
🔸Bu nedenle tarikat şeyhinin söylediklerini yerine getirme, uygulama dinin emridir.
🔸Tarikat ve cemaatlerin gücü zaten buradan gelir.

***

🔹Bir toplumda;
▪Düşünme,
▪Sorgulama,
▪Araştırma,
▪Karşı çıkma,
bulunmadığı takdirde, aydınlanma olabilir mi?

🔹Böyle bir toplum, ileri gidebilir mi?
🔹Böyle bir toplum, uygarlığı ve çağdaşlığı yakalayabilir mi?
🔹İşte bu nedenle,
Türk toplumunu “salt kolay yönetebilmek için”
cahil ve yoksul olarak bırakılmasında tarikatlara büyük görev düşmüştür.
🔹Ve… Tarikatlar da bu görevi başarıyla yerine getirmişler ve getirmeye de devam etmektedirler.
🔹Toplumdaki cahil ve yoksul sayısı arttıkça, tarikat ve cemaatler de daha güçlü hale geldiler.
🔹1946’dan beri,
sağ partilerin tarikat ve cemaatlere özde sahip çıkmalarının nedeni budur.

***

🔺Tarikatlar karşılıklı “kazan-kazan”ı oynuyorlar.
🔺Tarikatlar iktidarlardan, iktidarlar da tarikatlardan güç alıyorlar.
🔺Sonuçta, geldiğimiz noktada, tarikat ve cemaatler bugün “siyaseti belirleyen vazgeçilmez odak noktaları” haline gelmişlerdir.
🔺“Blok oy” onlarda…
🔺“Ekonomik güç” onlarda…
🔺İktidarda güya “bir siyasi parti” görünüyor, ama bu iktidarın ipleri tarikat ve cemaatlerde.
🔺Ülkemizde yaşananlar sadece bugünün değil, dünün de gerçeğiydi…

Mustafa Kemal Atatürk bu sorunu görmüş ve devletimizi kurarken…

“Türkiye Cumhuriyeti; şeyhler, dervişler, müritler memleketi olamaz, en doğru, en hakiki tarikat medeniyet tarikatıdır.”

Demiş, tekke, zaviye ve türbeleri kapatmış, tarikat ve cemaatlerin faaliyetlerine son vermişti.

Ne yazık ki, 1950’den sonra gelen sağ iktidarlar, emperyalist devletlerin de yönlendirmesiyle, “tarikat ve cemaatlerden güç almaya” ve “tarikat ve cemaatlerle yol yürümeye” devam ettiler…

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x