SEVGİ NEYDİ?
Özdemir Asaf, dememiş miydi;
“Sevgi, evde üretilmemişse, başka yerde öğrenmenin çok güç olabileceğini öğrendim.” diye.
“Eşimin, beni hala sevdiğini, tabakta iki elma kaldığında küçüğünü almasından anlayabileceğimi öğrendim.”
Ve bana göre de,
“Selvi boylum al yazmalım” filminde unutmadığım bir replik gelir hemen aklıma.
Der ki;
Sevgi neydi? Sevgi sahip çıkan dost, sıcak insan eli, insan emeğiydi.
Eğer değil, Çünkü değil, Rağmen sevenlerdenim.
Kalbimin rotasına göre,
Karşı kaldırımda seni gölgesine alandır.
Sonbaharda ağaçlardan düşen kuru yaprakları saçından alırken, küçük parmağıyla ipek tene dokunandır.
Aynalarda gülen yüzün, mimarı olandır.
Koltukta içi geçmişken, başını kedi gibi okşayandır.
Hayata pembe gözlüklerle de bakmayı hatırlatandır.
Kuruyemiş tabağında, antep fıstığı bırakandır.
Kışın kestane kebap kuyruğuna girendir.
Deniz kabuğundan bileklik yapandır.
On dakika fazla uyusun diye kahvaltı hazırlayandır.
Cebinde badem şekeri taşıyandır.
Omuzunu sabaha yastık edendir.
Acıyan yerine,sesi titreyendir.
Özleyen, en çokta bekleyendir.
Yağmurda şemsiyen, kolunda bastonun, rüzgarda dağın,
sevda yüklü trenin, bulutların ardında güneşin, denizde gemindir…
Velhasıl,sevmek zor meziyettir, cesareti olana…
Sevdiğiniz kadar sevilmeniz dileğiyle…
BİR BEKLEYENİ OLMALI İNSANIN
SEN KENDİNDEN VAZGEÇSEN DE
SENDEN VAZGEÇMEYECEK
Neşet Ertaş
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…