NEDEN VENEZUELA ?…
Venezuela şu anda dünya gündeminde çünkü ABD, 4 Ocak 2026’da Venezuela’ya askeri operasyon
düzenledi ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu yakaladı.
Sorunun cevabı çok basit, daha önce ABD illeti denilen bu şerefsiz ülke her zaman yaptığı gibi, hiç işi
olmamasına rağmen nedense ”Demokrasi ve özgürlük getireceğini” vaat ederek 250 yıldır ülkelere babasının
çiftliği gibi elini kolunu sallayarak giriyor, oradaki lideri esir alıyor ya da öldürüyor, bu arada halktan da epeyce
insanın kanına girip, o ülkede ne var ne yoksa talan edip, hazinelerini hiç edip, geriye askerlerini konuşlandırıp,
geriye açlık ve sefalet içinde yaşayan bir halkı bırakıp gidiyor.
Trump, ABD’nin geçici olarak Venezuela’yı “yöneteceğini” ve petrol altyapısını yeniden inşa edeceğini söyledi.
Venezuela, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip bir ülke sanırım bu her şeyi açıkça anlatıyor.
Petrol, Maduro hükümetinin ana gelir kaynağı.
Venezuela günde yaklaşık 900 bin varil petrol ihraç ediyor; en büyük alıcı Çin.
Tarih boyunca güçlü olmuş imparatorluklar ve büyük devletler, her zaman güç kullanarak korunmasız biçare
halkı bir kuru ekmeğe muhtaç edecek bir düzeni kurup tüm hazineyi tam takır eder, geride kalanları hiç düşünmeden
egemenliklerini ilan ederler, Osmanlı da bunu zamanında uygulamış fethettiği ülkelerden savaş ganimeti toplamış,
ancak halka dokunmadan onların dinlerine yani inanç sistemlerine sahip olmalarına izin vermiş, hatta bazı yerlerde imari yapıtlarla ülkenin geleceğine önemli miras aktarımlarını sağlamış bir imparatorluktur.
Buradaki hayati önem arz eden en büyük faktör, ulus devlet olamamış yani meşruiyetini ve egemenliğinin kaynağını
ulustan alan merkezi siyasi ve toplumsal örgütlenme alanında başarılı olamamış, tıpkı Fransa da olduğu gibi 1789
yılında devrimle mutlakiyetçi yönetime karşı halkın sözünün geçtiği en değerli yönetim şekli olan Cumhuriyet’e sahip
çıkamamış halklar ne yazık ki bu vahşi kapitalist sistemin çarkında ezilip gitmiştir.
2019 Venezuela devlet başkanlığı krizi, Venezuela’da 10 Ocak 2019 tarihinde Ulusal Meclis’in görevdeki devlet başkanı Nicolás Maduro’nun kazandığı tartışmalı 2018 seçimlerini geçersiz kılması ve yerine mevcut meclis başkanı Juan Guaidó’yu geçici devlet başkanı ilan etmesi sonucu meydana gelen siyasi krizdir.
Bir ülkenin iç işlerine karışma hakkını kendinde bulan eşkıya anlayışı ile orayı ele geçirmek için her şeyi yapmayı kendine
hak gören bir anlayış hiçbir akla ve mantığa sığabilen çağdaş bir yaklaşım olamaz.
Burada Maduro nun nasıl bir lider olduğu, yönetimi nasıl ele geçirdiği halkına nasıl zulmettiği bizim sorunumuz değildir,
tüm dünyada bu şekilde ülkesinde lider olmuş bir çok siyasetçi ya da asker kökenli insanlar var, herkes kafasına estiği
gibi bu insanların üstüne saldırarak ülkeye Demokrasi getireceğim yalanıyla insanların geleceklerini elinden alamaz.
Peki bu eşkıya anlayışına nasıl karşı önlem alınmalı, tabii ki o ülkede yaşayan halkın özgür iradeleriyle kendilerini yönetecek
liderleri akıl yoluyla seçmeleri, seçim sitemine hakim olmaları gerçekten isteyerek ve inanarak Demokrasiye bağlı evlatlar
yetiştirmeleri S.T.K. kurumlarını her daim canlı ve işlevsel tutmaları, çok büyük önem arz etmektedir.
Sevgilerimle..
Haşmet GÜRBÜZ
Genel Sanat Yönetmeni
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

