EĞİTİM VE AKILLI OLMAK
Ordudayken, IQ testine tabi tutulmuştuk, normal sonuç olan 100 üzerinden 160 aldığım zaman epey yaygara kopmuştu.
(bunun mutfakta bulaşık yıkama görevime bir katkısı olmadı tabi)
Koltuklarım kabarmıştı.
Genç bir adamken bu skorla ve zeki olmamla övündüğümü de itiraf ederim.
Gerçekte ise, düşünülürse ben yalnızca benimle aynı entelektüel ölçülerde insanların hazırladığı akademik testte iyi netice almıştım.
Bu sonuç benim başkalarından üstün ve başarılı olacağımın ve her zaman doğruyu yapıp bileceğimin garantisi değildi.
Örnek olarak, muhtemelen bu testlerin hiçbirinde 80’den yukarı bir sonuç alamayacak bir oto tamircim vardı.
Çok zeki olmaması umurumda bile değildi. Ne zaman arabamda bir arıza olsa ona yetiştirir arabamı tamir edebildiğini görür ona güvenirdim.
Yani benim girdiğim testleri bu adam ya da bir çiftçi, bir ayakkabı ustası, elleri ile çalışan birileri tasarlasa idi, benim bir moron olduğumun kanıtlanacağı şüphesizdi.
Benim üstün zekam, sadece içinde yaşadığım topluluğun küçük bir alt grubunun değerlendirmesine dayanıyor.
Fıkralar anlatmaya bayılan oto tamircim bir gün kaportamın içinden kafasını uzatarak,
–” Hocam, sağır dilsiz bir adam nalbura girer.
Birkaç tane çiviye ihtiyacı vardır ve iki parmağını dik bir şekilde masanın üzerine koyarak üzerlerine çekiçle vuruyormuş gibi yapar.
Nalbur önce bir çekiç verir. Adami başı ile
–“Hayır” işareti yapar ve dik duran iki parmağını gösterir.
Tabi bu sefer nalbur ona çivileri verir”.
Bir derin nefes aldı ve gülerek sordu;
–“Peki hocam sence kör bir adam nalbura bir makas istediğini nasıl anlatır?”
Elimi kaldırdım ve parmaklarımla makasla kesme işareti yaptım.
Tamirci kahkahalarla gülmeye başladı ve,
–” Hocam, adam sadece kör. Dilsiz değil ki?
Neden doğru düzgün konuşarak makasa ihtiyacı olduğunu söylemesin ki?”
Utandığımı itiraf ederim. Adam utancımı görünce;
–” Üzülme be hoca, ben kimin doğru cevabı bilip kimin de yanlış yanıt vereceğini hep bilirim. Senin kesinlikle yanılacağına emindim.”
–” Buna nasıl emin oldun?” diye kekeledim ve gelen,
–” Çünkü o kadar fazla eğitilmişsin ki akıllı olamayacağını anlamıştım” cevabı karşısında şaşkınlığım bir kat daha arttı…
Biliyor musunuz, haklı idi…
Ama yinede başkasının sizi yönlendirmesine izin vermeyin…
O zaman siz, siz olmazsınız…
Isaac Asimov
Konuşacaksan; Öyle bir konuş ki, inanayım…
Ağlatacaksan; Öyle bir ağlat ki, susmayayım…
Gideceksen; Öyle bir git ki, ölümüne unutamayayım.
Ama seveceksen; Öyle bir sev ki,
Konuşsan da, Gitsen de,Ağlatsan da,
Seni;yüreğimde yaşatayım…
Can YÜCEL
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…