AYDINLANMA – 1
Travmalarını çözmek için yola çıkan yolcu, iç varlığını keşfettikçe “Bilgeliğin Kapısında” bulur kendini…
Travmalarımıza çözümler üretince iç Dünyanın Keşfi başlar ki o iç dünya tanrısaldır.
Aydınlanma ve Bilgelik Yolculuğuna götürür bizi.
Aydınlanma ve Bilgelik; konularının hakkında kadim zamanlardan beri çok şey söylenmiştir.
Bilgeliğin gizemini kafdağının ardında arayan çok kişi olmuştur.
Halk masallarında buna ait pekçok sembolik masal vardır.
Gerçekten de kutsal iç tapınağın kapıları, sonsuz bilgeliğin ışığına kavuşmayı arzulayan bütün ruhlara ardına kadar açıktır.
Ancak, sadece aydınlanmış kişi, bilgeliğe ulaşabilir ki, uzun süreli bir ruhsal arınmadan geçmesi şarttır.
Yani günümüz Türkçesiyle kendini gözlemlemesi, eksiğini, fazlasını bilmesi ve dönüştürmek arzusu duyması gerekir.
Bir adam gördüm, bir kapının önünde oturmuş düşünüyordu.
Saçı sakalı birbirine karışmıştı…
Üstü başı perişandı..
Kafasını iki yana sallıyor, arada bir kimsenin anlamadığı bir şeyler mırıldanıyordu…
–“Kim bu adam ?” diye sordum.
–“O bir meczup” dediler ve anlattılar hikâyesini.
Şimdi önünde oturduğu o kapıyı çalmış bir gün.
İçeriden bir ses;
–“Kim o?” diye sormuş.
Ciddiye almış soruyu…
O günden beri cevabını düşünüyormuş…
Sahi kimim ben ?
Ne isen, O’na dönersin.
Tanrı sevgisinin bilgisi, önce “Kendini Bilmen” gerektiğinin içindedir.
Işık gizlidir, içtedir…
Perdesi aralandıkça nefesine nefes gelir.
Bir nefesle kalkar perdeler temiz derya duasında…
Bir nefes dağı sallar yerinden aşka düşerse.
Bir nefestir ömrünü adadığın…
Nefesini ışığınla doldur ki;
Gizli bilgilerin perdeleri uçuşarak açılsın…
Işığınla dol ki;
Nefer alayına ortak ol,
Nefesler tek nefes,
Işıklar tek bir ışıktır orada.
‘Kendini Bil’ dedik.
Çünkü; ‘Kendine gelirsen, kendinden geçebilirsin”,
Sonra geçtiğin yerde, Sen’i ara ki bulasın.
Sen’i ben’i kalmaz orada.
Orası da uzakta değildir, burada, sende…
Sen sor sadece…
Kimim Ben ?…
Hakikati, “bütün ruhuyla” arayanlar ona ulaşır.
Issız çöllerde Leylasını arayan Mecnun gibi aşk doludur onlar.
Değişim, dönüşüm aşkıyla yanarlar…
Özünde saklı duran bilgeliği göremeyenlerin, onu dışarıda arayıp durması beyhude bir çabadan ibarettir.
Bizi Hakikate ulaştıracak olan ana yol, bilinçli farkındalık içinde olabilmektir…
“Kapı açılır…
Sen yeter ki,vurmayı bil…
Ne zaman bilmem!
Yeter ki o kapıda, durmayı bil…”
Mevlana
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…