ANADOLU TÜRKÜLERİ
Anadolu insanı ve Anadolu insanının köy yaşantısını anlatan Köy Türküleri kültürümüzün temelidir.
Özellikle Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Anadolu’ya yöneliş son derece artmıştır.
Anadolu denince akla şırıl şırıl akan dereler, yemyeşil çayırlar, çeşme başlarında duran güzel köylü kızlar, pehlivan delikanlılar gelir.
Türkülerimizin önemli amacı köyü ve köylüyü ileri doğru yükseltmek, ve onurlandırmaktır.
Ulu Önder, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü Milletin Efendisi’dir” sözü; tek üretici güç olan bu güzel insanlara hak ettikleri saygı ve ilgiyi görmeleri için bütün devlet kademelerine verilmiş olan bir direktiftir.
Vatanı o zamanlarda yoksul ve mazlum olan Anadolu insanı ayağa kaldırmıştır.
Türküler hiç bilmediğimiz ve tanımadığımız yerlerde yaşayan kardeşlerimizin olduğunu hatırlatır bize.
Orda bir ev varsa ve bacası tütüyorsa ekmek kadar aziz, su gibi aydınlıktır…
Türküler uzaklarda çalan davulun bizim düğünümüz için çaldığını, çobanların söylediği yanık türkülerin bizim sesimiz olduğunu hatırlatır…
Ağlayan çocuğun acısının da bizim acımız olduğunu belirtir…
Bu aziz yurdun da, bizim olduğunu anlatır…
Babalar ve dedelerin bize verdiği en büyük armağanı betimler…
Türkülerimiz;
Kardeşliğin, Birliğin, Millet olmanın, Sevinçlerle, Kederlerle, Aynı duyguları,
Yaşamanın ortak yoludur…
ŞAİRİM ZİFİRİ KARANLIKTA GELSE ŞİİRİN HASI
AYAK SESLERİNDEN TANIRIM
NE ZAMAN BİR KÖY TÜRKÜSÜ DİNLESEM
ŞAİRLİĞİMDEN UTANIRIM
Bedri Rahmi Eyüboğlu
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…