YAŞAM DÖNGÜSÜNDE SİLİNMELER
Yaşamınız boyunca dönüm noktasına geldiğinizde adeta bilgisayar reset tuşuna basılmış gibi yaşam sınavında yeni bir imtihanla karşı karşıya kalırsın.
Yavaş yavaş yaşamdan silinme…
Bu aşamalar şöyle gerçekleşir;
1- 55 yaşında:
İş yeri seni siler.
Bu ilk dalga şoku gibidir.
Hayatın boyunca ne kadar başarılı ya da güçlü olursan ol, bir süre sonra sıradan bir insana dönüşürsün.
Bu yüzden eski işine ve onun verdiği üstünlük duygusuna tutunma.
Egonu serbest bırak, yoksa iç huzurunu kaybedebilirsin.
Sen bırakırsan yerine yeni birileri gelecek ki, bu döngü sürsün.
2- 65 yaşında:
Toplum seni yavaş yavaş siler.
Eskiden sıkça görüştüğün arkadaşlar ve iş çevresi azalır,ve artık önceki iş yerinde seni tanıyan pek kalmaz. Kısıtlı bir mahalle ortamında kendi başına yaşamını sürdürür televizyon haberleriyle memleket meseleleriyle beynini doldurursun, ve onca yıl çalışmana karşılık devletin sana verdiği üç kuruşluk emekli maaşınla neyi nasıl denk getireceğinin fikir jimnastiğini yapmakla avunursun.
“Eskiden müdürdüm, yöneticiydim, ya da şu kişiydim…” deme.
Çünkü yeni nesil seni tanımıyor ve bu seni üzmemeli. Bu da hayatın doğal bir sürecidir. Senin bilgin tecrüben yaşama bakışın hepsi sende kalır.
”Benim zamanımda şöyleydi, biz şunları yapardık, biz büyüklerimizden böyle gördük” gibi söylemlerin kimse tarafından kabul görmez.
3- 75 yaşında:
Aile seni yavaş yavaş siler.
Çok sayıda çocuk ve torunun olsa da, çoğu zaman sadece eşinle ya da tek başına yaşarsın.
Çocukların arada sırada seni ziyaret ettiğinde, bu onların sevgisinin bir göstergesidir.
Onları sık gelmedikleri için suçlama, çünkü onların da kendi hayat mücadeleleri vardır.
Hatta bazı anlarda bir telefon kadar uzağında olanlar senin evladın bile olsa” çok işim var çok çalışıyorum diyerek” önce haftada bire sonra ayda bire düşen telefon trafiği seni gittikçe
yanlızlaştırır.
Tek başına yaşıyorsan şansına yaşadığın yerde iyi bir komşun varsa eğer,hiç değilse ölüp kaldığında cesedin kokuşmadan bulunursun.
4- 85 yaşında:
Zaman seni silmek ister. çünkü sen ortalama yaşam ömründen fazlasını yaşıyorsun.
Tanıdığın birçok kişi artık hayatta değildir.
Bu aşamada üzülme,çünkü bu hayatın kuralıdır ve herkes bu yoldan geçecektir.
Bu yüzden:
Hâlâ biraz gücün ve sağlığın varken, hayatını en iyi şekilde yaşa!
Malından mülkünden dilediğini harca, gidebildiğin kadar seyahat et, yardım etmek istediklerine yardım et, istediğini iç, oyna, eğlen, sevdiğin şeyleri yap!
Elinden tutabildiğin bir eşin varsa son anlarını geçmişe takılı kalıp anılara gömülmeden hür ve mutlu günler geçir, bu saatten sonra yok tansiyonmuş, yok şekerin varmış, yok ayak ağrısı hiç birini düşünme şikayeti bırak tıpkı 20 yaşında genç biri gibi istediğini yap, şarkı söyle dışarıdan delilik gibi görünen her şeyi deneyimle ve sakın öleceğim diye üzülme sen sadece bu bedeninde bu yaşamdaki deneyiminden ayrılıyorsun, ama bu bir başlangıç yepyeni bir bedene yepyeni bir dünyaya yeniden doğmak üzere ve bunu defalarca yaşamak üzere ilk adımını atmış oluyorsun, daha nice yeni deneyimleri yeni bedenlerle yaşayacaksın bunu sakın unutma ve sakın bu sana hikaye gibi gelmesin ”Sonsuz yaratıcı”nın sistemi bu şekilde planladığını ve uyguladığını unutma bu satırları okuduğun anda yüzünde gülücükler ve içini kaplayan bir huzur olsun çünkü sen değerlisin, sen gerçeksin, sen kendi gerçekliğini yaratıyorsun.
Sevgilerimle..
Haşmet GÜRBÜZ
Genel Sanat Yönetmeni
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

