UNUTMAYIN…SON VİRAJ ARKADA KALDI…
Aşağıdaki; 25 ülkenin halkı, Arapça konuşur ve resmi dilleri Arapçadır.
1-Bahreyn
2-Birleşik Arap Emirlikleri
3-Cezayir
4-Cibuti
5-Çad
6-Etiyopya
7-Fas
8-Filistin
9-Irak
10-Katar
11-Komorlar
12-Kuveyt
13-Libya
14-Lübnan
15-Mısır
16-Moritanya
17-Batı Sahra
18-Suudi Arabistan
19-Somali
20-Sudan
21-Suriye
22-Tunus
23-Umman
24-Ürdün
25-Yemen
🔸 Bu 25 devletin, hiç birinde Demokrasi ve İnsan hakları yoktur.
🔸 Bu devletlerin hepsi kadınlar için açık cezaevi ya da yarı açık cezaevi konumundadır.
🔸 Hiç birinde, yönetim Laik değil, Dünya piyasalarında satılan bir tek markaları yoktur.
🔸 Hemen hepsi şeriat ile yönetilir.
🔸 Laiklik olmayınca çağdaş eğitim de yok.
🔸 Sporda, sanatta, bilimde yoklar.
🔸 Hiç birinde serbest muhalefet yoktur.
🔸 Hiç birinde özgür basın yoktur.
🔸 Medeni dünyanın bunlardan öğreneceği, hiç bir şey yoktur.
🔸 57 İslam ülkesinde üniversite sayısı 500’ü geçmezken (ki çoğunun dünya gerçeklerinden haberi yok)
🔸 ABD’de 5700’ün üzerinde araştırma yapan üniversite var.
🔸Hemen hemen hepsinde kan gözyaşı iç çatışma ya da savaş var.
🔸 Halkı Müslüman ve Arapça konuşan Yemen halkı, Müslüman ve Arapça konuşan S.Arabistan, Mısır, Ürdün tarafından yıllardır acımazsızca bombalaniyor.
🔸 Milyonlarca Yemenli açlığın ve koleranın pençesinde inim inim inliyor.
🔸 Bu ülkelerin yöneticilerinin hepsi; Türk’ten, Türkiye Cumhuriyeti Devrimlerinden,
Kadın haklarının gelişmiş olmasından, Atatürk’ten nefret ederler…
🔸 Türk halkı çok uzun zamandan bu yana emperyalist bir proje gereği , BOP Çukurunda Araplaştırılmak isteniyor…
🔸 Felaket gelmeden; Türkiye’mize, Türkiye Cumhuriyetine, Türkçemize,
Laik yönetim sistemine ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak zorundayız…
UNUTMAYIN Kİ SON VİRAJ ARKADA KALDI
ÇARE SİZSENİZ ? ÇARE SİZ SİNİZ ! OKU VE ÖĞREN
Türkiye Cumhuriyeti’nin Mustafa Kemal Atatürk tarafından 29.10.1923’te kurulmasıyla birlikte, laikliğin benimsenmesiyle, Türkçe dilinin Arapçanın ve Farsçanın etkisinden kurtarılmasıyla, Avrupa’daki siyasi, kültürel, bilimsel, felsefi, sanatsal gelişmelere de kapıların açılması sağlandı.
Atatürk önce Avrupa’daki işgalci ve emperyalist güç odaklarına karşı cephede mücadele verdi.
Arkasından da aydınlanma devrimleriyle, Arapların 7. yüzyıldan itibaren din ve dincilik üzerinden gerçekleştirdikleri kültür emperyalizmine karşı mücadele verdi.
Cumhuriyet döneminde Arap kültür emperyalizmi, ABD’nin de desteğiyle, 1950 yılından itibaren, Anadolu topraklarında yeniden devreye sokuldu.
İmam hatip okulları, Kuran kursları, ilahiyat fakülteleri,
imam, müftü, din insanı ve din uzmanı yetiştirmek yerine, laiklik karşıtı hareketlerin odak noktası haline getirildi.
Dinin yerini dincilik aldı. Aynı dönemde tarikatlar ve cemaatler yeniden yaygınlaştı.
İslam dini;
Anadolu’da yaşamış olan Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaşi Veli, Pir Sultan Abdal, Şeyh Bedrettin, Karacaoğlan, Köroğlu, Dadaloğlu gibi yazarların ve ozanların yorumları üzerinden değil, hadislerin ve Arap din insanlarının yorumları üzerinden anlatıldı.
Gençlerin beyinleri onlarca yıl boyunca, günümüze kadar yıkandı.
Osmanlı döneminde halifenin, şeyhülislamın ve ulemanın Anadolu’ya ve halka zorla dayattığı din anlayışı yeniden canlandırıldı.
Bu sözde eğitim kurumları ve merkezler onlarca yıl Suudi Arabistan’ın kültür ataşelikleri işlevini gördüler.
Türkiye’nin aydınlanma devrimleriyle her alanda gelişmiş, güçlü ve bağımsız bir devlet olmasını hiçbir zaman istemediler…
Türkiye’yi cehalete sürükleyerek bir uydu ve sömürge devlet olmaya zorlayan ABD ve Avrupa emperyalizmi, bu hareketleri her zaman, doğrudan veya dolaylı olarak destekledi.
Son yıllarda;
Anadolu kültürünün Arap kültürünün asimilasyonuna uğraması en yüksek seviyeye çıktı.
Siyaset, ekonomi, ulaşım, iletişim, turizm, emlak ve arazi yatırımı, kültür, dış politika gibi alanlarda, demokrasi ve aydınlanma yolunda bir arpa boyu yol kat edememiş olan ve çoğu ABD tarafından desteklenen Arap ülkeleriyle işbirliklerine öncelik tanındı.
Yine emperyalist devletlerin çıkardığı iç savaşların bir sonucu milyonlarca yasadışı Arap sığınmacının Türkiye’de barınmasının sağlandı.
Vatandaşlığın satılık bir hale gelmesi, Anadolu’nun Araplaştırılması stratejisi
gelinen son aşamadır.
Türkiye, demografik yapısı tersyüz edilerek monarşiye ve teokrasiye mahkûm edilmektedir.
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…