SOSYAL HİPNOZ VE ACI GERÇEKLER…
İnsanlık gelişen teknolojilerle, yavaş yavaş yok edilecek, bunu defalarca yazdım, 5G, kapımızdaki en büyük tehlike olarak görülüyor ancak daha büyük daha zorlu sınavlar bizi bekliyor, özellikle inanmadığınız göz ardı ettiğiniz her ne varsa zaten özellikle size inandırıcı gelmeyecek argümanlarla sizi zorlamaya bir anlamda kitlesel bilinç kaybını ve uzaktan kontrol edilebilen zihinlere dönüşen ve erkin elinde yaşayan ölülere dönüşecek yeni çağın köleleri yaratılmaya çalışılıyor.
”Yaşam tamamıyla titreşim ve Frekans üzerine kurulmuş ve sistem bu şekilde matrix içinde kontrol altına alınmıştır.”
Zamanı geldiğinde negatif frekans verilerek kitleleri topluca etkileyecek, sakat bırakacak hatta ölümlerine neden olacak çalışmalar tüm hızıyla sürüyor, amaç çok fazla olduğunu söyledikleri nüfusu en aza indirmek, kalan azınlıkta olan insanları da böylece tamamen kontrol altına alarak, kendi çiftliklerinde kalanları adeta hayvan gibi sürü psikolojisiyle yönetmektir.
Yapay Zeka tehlikesinin ne denli büyük bir belaya dönüşeceğini önceki yazımda yazmıştım, yeniden burada tekrara düşmek istemiyorum, elinizdeki akıllı oyuncaklarla elma şekeriyle kandırılmış çocuklar gibiyiz, hiç bir şey eskisi gibi yolunda gitmeyecek, Dünya liderleri çoktan değiştirildi, ( Klonlanmış insansı negatif varlıklar) gözünüzden kaçan en basitiyle İngiliz hanedanlığına bakın, kazada ölen, (öldürülen) Galler prensesi Diana, kraliyet içinde negatif varlıkların insan görünümünde olan geceleri bir canavara dönüşen eşinden özellikle bahsetmiş ve öldürüleceğini söylemişti.
Lider zannettiğiniz elinde gücü tutan her kim varsa ne yazık ki çoktan değiştirildi, biliyorum size bu sözler masal gibi geliyor, uydurma söylemler zannediyorsunuz, tıpkı sivrisineğin iğnesini batırdığını hissetmediğiniz gibi insanlığın kalbine saplanan devasa hançeri de hissetmiyorsunuz, Üretken Yapay Zekanın hızla devreye girdiği sonun başlangıç noktasında, zihninizin sorgulama ve analiz etme süreçlerinin bypass edilerek, yanlış ya da sıkıntılı bilgileri doğru kabul etmenizi sağlayan bir döngüye saplanmış daha da vahim olansa bunu normal akış içinde algılama yetisi de elimizden alınmıştır.
Hepimiz bu sanal yanılsama düzeninden gerçek deneyim sahasına bilinçli olarak geçebilmek adına pozitif düşünce ve frekansımızı yüksek tutmakla baş edebiliriz, peki bizim yanımızda iyilik adına bizi korumak adına görevli ‘varlıklar’ hiç mi yok, elbette var hatta onlar özellikle nükleer savaşın olmasını engelleyen yegane güç olarak ve bizlere yardım etmek adına bizim göremediğimiz ya da bize görünmemeyi tercih ederek bizim özgür irademizle yaptığımız seçimleri ve gelmeden imzaladığımız sözleşmemizi yaşamamız adına müdahale edemiyorlar, ancak nükleer savaş gibi, toplu katliamları kitlesel ölümleri ya da insanlığın sonunu getirecek büyük felaketleri engellemek adına zaman zaman devreye girmekteler.
Hücrelerimiz kafamızdaki düşünceleri ve söylediğiniz kelimeleri dinler, yani siz düşünce gücünüzle kendi gerçekliğinizi yaratırsınız, o gerçeklik önce hücrelerinizde sizi o kurgunuza hazırlar, daha sonra evren size o hayal ettiğiniz kurguyu gerçekleştirir, adeta size altın tepside hazır paket servis eder.
Dünya denilen küresel gücün hakimiyetinde bizlerin hapsolduğu ve onlar için büyük bir çiflik olan ve bizimde ‘Deney fareleri’ konumunda zor bir düzen içinde çok ağır bir yaşam sürdürmeye çalıştığımız süreçte daha önce 5 kez sistemi resetleyenler, yeni reset için yani sıfırlama ve yeni baştan başlama noktasında düğmeye bastılar.
Artık inanan ya da inanmayan, fark etmeksizin, hepinizin kafasına dank etmesi gereken en önemli şey şudur; Tüm evreni, kainatı canlı cansız, gözle görebildiğimiz veya göremediğimiz tüm varlıkları, insanı, egregor’ları, aklımızın kapasitesinin çok üstünde algılayamadığımız devasa boyuttaki evrenin sırlarını, işleyiş matematiğini, katrilyonlarca gezegenlerde yaşayan binlerce dünya dışı ırkları, bizden daha üstün zekaya sahip olanları, ve henüz bilemediğimiz bir çok uçsuz bucaksız sistem içindeki bilgileri, ve bir düzen içinde sürdürülen yaşam formlarını, binlerce kez yeniden enkarne olabilme gücünü ve daha sayamadığım bilgim dahilinde olmayan trilyonlarca bilgi ve işleyişi, yaratan tek güç ve mutlak hakim olan, Kadir-i Mutlak yani ”sonsuz Yaratıcı” Dünya için ağır basan negatif ve karanlık tarafın ağır basmasına elbette dengeye getirecek bir planını henüz dünyayı yaratmadan önce hazırlamış her şeyin dengesini kurmuştur, biz sadece deneyim sürecini yaşadığımız ve bunu kendi özgür irademizle önceden seçtiğimiz Ruh Sözleşme paketinde imzaladığımız şekliyle deneyimlediğimiz için, buna doğrudan müdahale etme yetkisi ve hakkı onun hikmetinde saklıdır.
Her şeyin en doğrusunu öz kaynak olan, Sonsuz Yaratıcı bilir.
Sevgilerimle..
Haşmet GÜRBÜZ
Genel Sanat Yönetmeni
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…
