ŞİDDET BİR ANDA BAŞLAMAZ
Bir çocuk başka, bir insana ağır biçimde;
Zarar verdiğinde, herkes o son ana bakar.
Ama…
Asıl soru belki çok daha önce başlamalıdır;
Bir çocuk, nasıl bu noktaya gelir?
Çünkü…
Her şiddetin arkasında aynı hikâye yoktur.
Bazı çocuklar uzun süre;
🔸 Öfke,
🔸 Yalnızlık,
🔸 Dışlanma,
🔸 Değersizlik,
Duygusuyla yaşar…
İçinde, olup biteni anlatamaz…
Yardım istemeyi bilmez…
Zamanla, kendini giderek daha fazla sıkışmış hisseder.
Bazıları ise şiddeti, bir güç biçimi olarak öğrenir…
Evde korkutan, kişinin sözünün geçtiğini.
Bağıranın kazandığını…
Vuranın kontrolü, ele aldığını görür.
Çocuk için, bu davranışlar zamanla;
“Güçlü Olmak” ile eşleşebilir…
Çünkü çocuk yalnızca kendisine söyleneni değil;
Tekrar tekrar, gördüğünü de öğrenir…
🔹 Filmler,
🔹 Diziler,
🔹 Sosyal medya,
🔹 Oyunlar,
Tek başına bir çocuğu şiddet uygulayan birine dönüştürmez.
Ancak şiddetin sürekli;
💢 Güçlü,
💢 Üstün,
💢 Etkileyici,
Gösterildiği içerikler;
Bazı çocukların, şiddeti algılama biçimini etkileyebilir…
Bir de her çocuğun;
🌈 Empati,
🌈 Vicdan,
🌈 Sorumluluk duygusu,
Aynı şekilde gelişmez…
Bazı çocuklar, yaptığının karşısındaki insanda yarattığı acıyı derinden hissederken;
Bazıları buna karşı daha duyarsız olabilir.
Başkasını;
🔥 Korkutmak,
🔥 Kontrol etmek,
🔥 Üzerinde güç kurmak,
Bazı çocuklarda üstünlük hissine dönüşebilir…
Bu yüzden her şiddet olayını yalnızca;
“Bu çocuk çok acı çekmiş olmalı.” diyerek açıklamak doğru değildir.
Bazen acı vardır…
Bazen öğrenilmiş, bir güç anlayışı vardır.
Bazen öfke ve dürtüler yönetilemez hâle gelir.
Bazen de, başkasına zarar vermek;
Kişinin kendisini güçlü hissetmesinin bir yolu olur.
Çoğu zaman, ise tek bir neden değil;
Birçok, etken bir araya gelir…
Bu nedenle yalnızca, olay olduktan sonra!
“Bunu nasıl yaptı?” diye sormak yetmez.
Bir çocuğun, davranışları belirgin biçimde değiştiğinde;
Sürekli, şiddetten söz ettiğinde…
Başkalarının, acısına karşı giderek duyarsızlaştığında…
Korkutarak istediğini, elde etmeye başladığında.
Ya da davranışları, gittikçe sertleştiğinde bunu sadece;
“Ergenliktir, geçer…”. diyerek görmezden gelmemek gerekir…
Çünkü çocuklar, her zaman yaşadıklarını kelimelerle anlatmaz.
Bazen davranışları, anlatmaya başlar…
Ve yetişkinlerin görevi;
Yalnızca sonuca, tepki vermek değil…
Değişimi, mümkün olduğunca erken fark edebilmektir.
Şiddet çoğu zaman, bir anda başlamaz…
Bazen biz onu ancak, en son noktaya geldiğinde görürüz.
🌠 Hiçbir neden,
🌠 Hiçbir yaşanmışlık,
🌠 Hiçbir koşul,
Şiddeti haklı çıkarmaz.
Amacım şiddeti, mazur göstermek değil;
Şiddete giden nedenleri görmezden gelmemek…
Çünkü önlemek istiyorsak, yalnızca sonuçlarla değil;
Sonuca götüren süreçle de ilgilenmek zorundayız.
Buradan özellikle;
🌟 Ebeveynleri,
🌟 Öğretmenlerimizi,
🌟 Çocukların davranışlarındaki değişimlere karşı daha duyarlı olmaya davet ediyorum…
Bazen zamanında, fark edilen bir değişim;
Çok daha ağır sonucun önüne geçebilir.

S O N U Ç
▪️Anne babaların,
▪️Ebeveynlerin,
▪️Öğretmenlerin,
Çocuklardaki, olumsuz değişimleri erkenden fark etmesi, sevgiyle yaklaşması ve şiddeti filizlenmeden önlemesi üzerine derin anlamlar içeren kısa ve bilge sözler:
“Bir çocuğun hırçınlığı, duyulmayan bir çığlığın yankısıdır; kulağınızla değil, kalbinizle dinleyin.”
“Fırtına kopmadan önce rüzgârın yönünü değiştirenler, en bilge liman bekçileridir.”
“Çocuğun davranışındaki küçük bir solma, ruhundaki büyük bir susuzluğun habercisidir.
💨💨💨💨💨
KÖKLERİ SEVGİYLE BESLENEN BİR AĞAÇ
ASLA ŞİDDET MEYVESİ VERMEZ
◻️◻️◻️
ŞİDDETİ ÖNLEMEK ÇOCUK VURMADAN ÖNCE
ONUN ELİNİ VE KALBİNİ TUTMAKTIR
◻️◻️◻️
BİR ÇOCUĞA SUNULAN GÜVENLİ BİR KUCAK
DÜNYADAKİ TÜM SİLAHLARDAN DAHA GÜÇLÜDÜR
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

