SEN DEĞERLİSİN
Öncelikle Değerli insan kime denir ;
Carl Gustav Jung’a göre: Dış görünüşüyle değil, iç bütünlüğüyle tanınan, empati sahibi, karşılıksız iyilik yapan,
kendini kabul eden, sorumluluk sahibi ve anlam arayışında olan kişidir.
Peki kıymetli nedir ?
Bunu da sıkça kullanırız, aslında insan için bu kelime doğru kelime değildir, kıymet, bir malın ya da
bir ürünün rakamsal olarak ekonomik değerini gösteren ifadedir. Oysa, “değerli” kelimesi daha geniş bir anlam
taşırken, “kıymetli” kelimesi daha çok somut ve maddi değerlerle ilişkilidir.
İnsanı değerli kılan en önemli hususu ise; aklı ve iradesidir.
İnsan denilen canlı, Ruh’un beden bulmuş halidir, işte biz insana bakarken büyük bir yanılgı içinde onun fiziki yapısına
dış görünüşüne, edindiği mala mülke bakarak değerlendirme yanılgısını ne yazık ki, içimizden atamıyoruz.
Dünya üzerinde yaşayan gerçek insan olan yani bedenlenmiş tüm ruh’lar kardeştir.
Bu nedenle insanları din, dil, ırk, olarak ayrıştırmak bizim bu kardeşlik bilincinden uzaklaştırmak adına
yapılan kötülüklerin başında gelir.
Bu değerleri, adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik, yardımseverlik
başlıklarında toplamak mümkündür.
İnsanları yaptıkları hatalardan dolayı örselemek, dışlamak, en başta kendi yaptığımız onca hatayı da görmezden
gelmektir, her zaman çevremdekilere onların pozitif yönlerini öne çıkararak bakmayı hepimizin hatalarıyla yüzleşmesi
gereğinden yola çıkarak, onlara sabırla yaklaşmayı seçerim, eğer bana çok fazla zarar verecek bir konuma evrilirse,
kimseye hakaret etmeden sadece ondan uzaklaşma yolunu tercih ediyorum.
40 yaşına gelinceye kadar bu bilgiler henüz beni kendi dünyalarına çekmeden önce ben de ne yazık ki bu hatalara
düşerek asabi ve kıl bir tip olarak esip gürlerdim, özellikle 50 yaşımdan sonra bunun çok doğal bir süreç olduğunu
bizim asıl değerli olmamızın birlikten geldiğini, ‘Sonsuz yaratıcı’ nın bir parçası olarak yaratıldığımızı ve ondan kopan
birer parça olarak zaten çok değerli olduğumuzu anlamış oldum.
Değerli kardeşlerim, biz hepimiz insan olarak dünya üzerine bedenlenmeden önce aynı anda yaratılmış ruh’larız.
Hepimizin içinde sevgi tohumları, adalet ve sabır işlenmiş olarak yaratıldık, ancak bedenlendikten sonra hepimizin
‘Ruh Sözleşmesi’nde özgür irademizle hiç bir zorlama olmadan seçtiğimiz bir paket var işte bu bedenlerde o pakete
uygun davranış ve yaşam deneyimini yaşıyoruz, çevrenizde sizi üzen, size sataşan, size akıl almaz davranışlarla,
yaklaşan, sizi hayattan bezdiren tabiri caizse cehennem hayatı yaşatacak olanlar olacaktır.
Başınıza gelecek olan ve gelmiş olan her türlü kötü deneyimler, o paket içinde önceden sizin seçtiğiniz sözleşmeye
göre yaşadıklarınızdır, bu sınavdan geçmeniz başarabileceğiniz çıtası çok yüksek deneyimdir.
Çevrenizde sizi anlayamayan insanların olduğunu görüp şikayet etmeyin, çünkü onların frekansı sizin frekansınızla
eşitlenmediği için kendinizi daima yalnız hissedeceksiniz, sakın yılmayın, yapacağınız en akıllı davranış, kalıplarınızdan
kurtulup, çevrenizi değiştirmek adına çekinmeden yer değiştirmek, gereğinde iş değiştirmek, yeni insanlara sıcak
bakmak ve kendi yolunuzu sabırla bulmak bu deneyimde size yardımcı olacaktır.
Yeni çıkan ‘Merhaba Dünyalı’ kitabımda hiç yazılmamış olanları yazdım, baskıya hazır beklettiğim 4.kitabım olan
‘Ruh Sözleşmesi’nde de aklınızın alamayacağı hiç yazılmamış konuları kaleme aldım, çok şükür ki, ölmeden önce
bana bunları yazdıran ‘sonsuz yaratıcı’ bu deneyimimde insanlara dokunabilme fırsatını verdi.
Hep söylediğim gibi yazdıklarımı herkes anlayamayacak, çünkü alt yapısı olmayan düşük frekansa sahip, hala
yaşama bir kez geldiğini sanan, yüzlerce bedenle deneyim yaşayacağını her deneyiminde önceden kendi özgür
iradesiyle seçtiği pakete uygun olarak, akla gelen ya da şu an gelemeyecek olan her şeyi deneyimleyecek olacağını
düşünemeyen ‘Ruh kardeşlerim’ çoğunlukta olacaktır, hiç kimseye bu bağlamda gönül bağlamadığım gibi, asla
kırgınlıkta beslemiyorum.
Tekrar tekrar altını çiziyorum, sevgili RUH KARDEŞİM, SEN DEĞERLİSİN, sen yaratılmış en düzgün en
mantıklı düşünebilen canlı türüsün, kendi değerin için başkalarından onay bekleme, içindeki güce ve yaratılıştan
gelen ‘Sevgiye’ güven, seni yaratan, her şeyi ,senin en iyi dereceye tekamül etmen, en yüksek seviyeye, ona en
yakın makamdaki yoğunluğa yükselebilmen için sana sunduğu bir ödül olduğunu aklından hiç çıkarma.
Bu dünya bir oyun sahnesi, hepimiz önceden belirlenmiş kendi özgür irademizle seçtiğimiz rollerimizi oynuyoruz,
bu bağlamda kötü dediğin her ne varsa şeytana ve ona hizmet edenlerde dahil hepsi kendi rolünü oynuyor, insanları
kategorize etme, dış görünüşüne yada sosyal statüsüne göre, fiziksel görünüşüne ya da zengin veya fakir olduğuna
göre sınıflandırma, bil ki, bedenlenmiş her ruh, bir deneyim paketinin gereğini yapıyor.
Sevgilerimle..
Haşmet GÜRBÜZ
Genel Sanat Yönetmeni
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

