Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
ampul k

KUCAKLAYAN KOLLAR

0 5.730

KUCAKLAYAN KOLLAR

 

38 yıl boyunca bir fotoğraf, New York’taki küçük bir hastanenin duvarlarında asılı kaldı.

Oradan geçenler için bu, diğerleri arasında sıradan bir fotoğraftan ibaretti;

Kollarında bir bebek tutan genç bir hemşire.

Ama bu fotoğraf, nesilleri aşacak kadar güçlü;

🔸 Acı,
🔸 Şefkat,
🔸 Umut,

Bir hikâyeyi saklıyordu.

Fotoğraf, 1977 yılında çekilmişti.

O sırada henüz, 20 yaşında olan hemşire Susan Parker’ın kollarında, Amanda adında üç aylık bir bebek vardı.

Kısa süre önce Amanda, kaynar su nedeniyle ağır yanıklar geçirmişti.

Küçücük, bedeni sargılarla kaplıydı ve doktorlar onun acısını hafifletmek ve hayatta kalmasını sağlamak için ellerinden gelen her şeyi yapıyordu.

Amanda yaşananları anlayamayacak kadar küçüktü.

Tedavileri, ilaçları ya da etrafındaki konuşmaları anlamıyordu.

Ama acıyı hissediyordu.

Susan bunu fark etmişti.

Uzun nöbetleri sırasında her fırsat bulduğunda bebeği kucağına alıyor ve onu kalbine bastırıyordu.

Hiçbir ilaç bu basit hareketin yerini tutamazdı.

Susan’ın tek istediği, Amanda’nın hastanenin veremeyeceği bir şeyi hissetmesiydi;

🔹 Güveni,
🔹 İnsan sıcaklığını,
🔹 Birilerinin onun yanında olduğu hissini.

Fotoğraf da işte bu anlardan birinde çekildi.

O gün hiç kimse bu sahnenin neredeyse kırk yıl boyunca yaşayacağını tahmin etmiyordu.

Zaman geçti…

Amanda hayatta kaldı.

Vücudunda, kazanın izlerini kalbinde ise hayatı boyunca yanında taşıdığı bu fotoğrafı taşıyarak büyüdü.

Fotoğrafa her baktığında, tarif etmesi imkânsız bir minnettarlık hissediyordu.

Ama, onu üzen bir şey vardı.

Kendisini, kucağında tutan kadının kim olduğunu bilmiyordu.

💥Ne adını biliyordu,
💥Ne adresini,
💥Ne de hayatının,

Nasıl devam ettiğini…
Yıllar boyunca,
onu bulmaya çalıştı.

💢 Sorular sordu,
💢 Arşivleri araştırdı,
💢 Cevaplar aradı,

Fakat, sanki zaman bütün izleri silip götürmüştü.

Ta ki yaklaşık kırk yıl sonra son bir kez daha denemeye karar verene kadar.

Fotoğrafı, internette paylaştı basit bir ricada bulundu;

Bebekken kendisiyle ilgilenen hemşireyi bulmak ve ona şahsen teşekkür etmek istiyordu.

Binlerce, insan fotoğrafı paylaştı.

Ve sonra imkânsız görünen şey gerçekleşti.

Birisi, hemşirenin yüzünü tanıdı.

O, Susan Parker’dı…

Yollarının ilk kez kesiştiği günden bu yana tam 38 yıl geçmişti.

Buluşmaları, her şeyin başladığı aynı hastanede gerçekleşti.

Sonunda, yüz yüze geldiklerinde, ikisi de gözyaşlarını tutamadı.

Amanda, hayatının en zor dönemlerinden birinde kendisine sığınak olan kadına sarıldı.

Susan ise bir zamanlar kollarında taşıdığı bebeğin büyüyüp yetişkin bir kadın olduğunu ve yıllardır içinde taşıdığı şu sözleri söylemek için karşısına geldiğini gördü;

–“Beni yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederim.”

O anda ikisi de anladı ki, bu fotoğraf hiçbir zaman sadece bir hemşire ile bir hastanın fotoğrafı olmamıştı.

Bu, sevgi eyleminin portresiydi.

Çünkü doktorlar o çocuğun bedenini kurtarmıştı.

Ama Susan’ın şefkati, onun ruhunu ayakta tutmuştu.

Ve bazen içimizde, en çok iz bırakan şey, aldığımız tedavi değil;

En çok, ihtiyaç duyduğumuz anda bizi kucaklayan kollardır.

 

 

 

BİR ÇOCUĞUN KÜÇÜKLÜĞÜNDE ALDIĞI İLK İNTİBALAR
BÜTÜN ÖMRÜNCE DEVAM EDER
Etienne Gilson

 

 

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

 

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Would love your thoughts, please comment.x