KIRMIZI BAŞLIKLI ŞOPAR
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, İzmir Tepecik ‘te küçük bir kız
yaşarmış. Bu kız sürekli evde müziği son ses açıp roman havası eşliğinde göbek
atarmış. Kan ter içinde kalır arkadaşları çağırınca da kendini sokağa atar oyuna
dalarmış.
Hasta olmasından endişelenen annesi ona yünden iki ters bir düz haroşe
kırmızı başlıklı bir pelerin örmüş. Kız pelerini çok sevmiş devamlı giyermiş bu
yüzden konu komşu Kırmızı başlıklı şopar diye çağırır olmuşlar.
Artık terlese de hasta olmayacakmış. Bir gün annesi, ‘’Abe gız zilli, babaannen
gene hasta olmuş, bir tabak baklavayı kıtlıktan çıkmış gibi yemiş, çatal dillinin
tansiyonu fırlamış, olmuş yirmi be ya, Dana yanağında İtalyan usülü Rizotto
yaptım, avokadoyla suşi de koydum, götüresinde sağlıklı beslensin.
‘’Olur gız ana özlediydim zaten .
‘’Sakın unutma o hapçı Murtazaların sokağından geçme, alt mahalleden git o
baş derdinin ne yapacağı belli olmaz, babanın gumar borcunu istemesin yine .
‘’Tamam anacım hapçı Murtaza’yı görürsem Kırmızı başlığımla yüzümü
kapatırım beni tanıyamaz . ‘’
Kırmızı pelerinini giyip içinde Dana yanağında
Rizotto ve diğer yiyeceklerin olduğu sepeti koluna takıp alt mahalleden’’ la la la
lay laaaa ‘’diye şarkı tutturup babaannesinin evinin yolunu tutmuş.
Yokuşu tırmandıktan sonra boş arsanın oradan pat diye asık suratlı kurt önüne
atlamış. ’’Abe Kırmızı başlıklı gaci nireye gidersin büyle’’ ‘’Babaanneme
giderim beya, homini gırtlak götürmüş datlıları, tansiyon yapmış tavan , sağlıklı
yiyecekler götüreyim de iyileşsin, dengeli beslensin be ya.
‘’Ülmemesi lazım, üç aylığıyla babamın gumar borçlarını öderiz.’’ Kurdun karnı
aç, ağzının suyu akmaya başlamış. Sepetin içindekileri almaya kalksa şopar
şirretlik yapar, Darbukacı Sülüman buralardadır gelir bana yedirmez, deyip
hain bir plan yapmış.
‘’Babannene benden selam söyleyesin be ya’’deyip ortalıktan kaybolmuş.
Bu sırada kötü kalpli kurt üst mahalleden gidip babaannesinin kapısını tıklatmış,
sesini incelterek ‘’Babaanne açasın kapıyı be ya ben geldim.’’ demiş. Hasta
yatağında yatan babaanne ‘’Kapı açıktır giresin içeri yavrum buradayım’’
Kurt içeri girip tek lokmada babaanneyi yutmuş, onun kıyafetlerini giyip yatağa
kurulmuş. Bu sırada Kırmızı başlıklı şopar yolda göbecik atarak komşu evlerin
duvarlarından gizlice gülleri araklayarak kulağına sıkıştırırmış.
Babaannesinin kapısında, tak tak tak!
‘’Kim o? ‘’Benim be ya’’
‘’Gel içeri. Bu ses kıza değişik gelse de içeri girmiş.
‘’Bu yiyecekleri annem gönderdi, canımmm, bir tanecik kayınvalidem bunları
yesin iyileşsin sağlığına kavuşsun allah başımızdan eksik etmesin dedi.’’
Annesinin lafı geçtiğinde, babaannesi homurdanmayınca, bir terslik olduğunu
anlamış.
‘’Babaanne senin gözlerin neden bu kadar büyük?
‘’Seni daha iyi görebilmek için’’
‘’Peki yüzün neden bu kadar kıllı?’’
‘’Tiroidlerim hızlı çalışır, hormon bozukluğu oldu, lazer yaptırayım diyorum
babanın gumar borcundan sıra gelmiyor ki’’
‘’Peki kolların neden bu kadar uzun?’’
’’Sana daha iyi sarılabilmek için’’
‘’Peki ağzın neden bu kadar büyük deyince kurt çıkıp’’ SENİ DAHA İYİ
YİYEBİLMEK İÇİN’’ diye kükremiş.
Kırmızı başlıklı şoparı bir lokmada yutan kurt karnı doyunca horul horul
uyumaya başlamış. Yedikleri fazla gelince rahatsız olduğu için çıkardığı horultu
oralarda dolaşan Darbükatör Sülüman’ın dikkatini çekmiş.
Pencereden gizlice bakıp, göbeği tef gibi gerilen kurdu görmüş.
Kurdun karnını kesip Kırmızı başlıklı şoparla babaannesini kurtarmış.
Babaanne torun parmaklarını şıklatıp, göbecikleri atıp
birbirlerine sarılmışlar.
Darbükatör Sülüman’la birlikte oturup İtalyan usülü dana yanağında rizotto,
suşi, ve avokadoyu afiyetle yemişler.
Şule BECER
Ressam – Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

