Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
29 ekim cumhuriyet bayramı

KENDİ AKLINI KULLANMA CESARETİNİ GÖSTER

0 5.802

KENDİ AKLINI KULLANMA CESARETİNİ GÖSTER

 

17.yüzyılın sonlarında Avrupa’da ortaya çıkan Aydınlanma Dönemi;

Aklın öne çıktığı, tarihsel bir süreçtir.

Bu süreç insanı, akıl yoluyla düşünmeye;

Otorite ve dogmaları sorgulamaya yönlendirir.

Alman filozof, “Immanuel Kant’ın”

“Aklını kullanma cesaretini göster” çağrısı;

İnsana kendi aklını, kullanma sorumluluğunu hatırlatır.

Kant’a göre insanın,
kendi aklını kullanmaması bir kapasite sorunu değil;

“Cesaret eksikliğidir…”

Birey, düşünme sorumluluğunu başkalarına bırakıyorsa;

Kendi aklını, bağımsız kullanabilmek olgunluğa ulaşmamıştır.

Bunu “ergin olmamak” olarak tanımlar…

“Ergin olmayan” birey;

Kendi aklını başkasının rehberliği olmadan kullanmaz ve vesayet altındadır.

Ne düşüneceğini, başkaları belirler…

🔲 PSİKOLOJİK BOYUT:

Bu bir konfor arayışıdır.

Bağımsız düşünme;

🔸 Bilgiyi tartmayı,
🔸 Analiz etmeyi,
🔸 Eleştirmeyi gerektirir.

Yani çaba ister…

Bu yüzden birey;

Zihinsel zahmete girmek yerine “rahatlığı…”

Belirsizlikle yüzleşmek yerine “güvenliği” seçer.

Benim yerime, düşünen “bir kitabım…”

Vİcdanımı belirleyen, “bir din adamım…”

İrademi teslim ettiğim, “bir otorite varsa…”

Düşünmeye gerek kalmaz.

Böylece kişi;

Düşüncesini, “kitaba…”

Vicdanını, “din adamına…”

İradesini, “otoriteye…”

Teslim ederek, Kendi aklından vazgeçer.

🔲 AHLAKİ BOYUT:

Bireyin kendi aklını, kullanma sorumluluğunu;

Başkasına bırakması, ahlaki bir zaaftır…

Böylece kişi, bir hak olmanın ötesinde bir görev olan kendi aklını kullanmaktan vazgeçer.

Kant’a göre, kişinin kendi iradesiyle vesayeti kabul etmesi;

Özerklikten vazgeçmesi anlamına gelir.

🔲 SORUN NEDİR?

Sorun, aklını kullanamamak değil;

Onu, kullanma sorumluluğunu başkalarına devrederek tembelliği ve bağımlılığı tercih etmektir.

Oysa, aklını kullanan kişi;

🔹 Şüphe eder,
🔹 Sorgular,
🔹 İradesini başkasına teslim etmez,
🔹 Körü körüne itaat etmez,
🔹 Sorumluluk alır.

Değişimin, zihinsel düzeyde kendisiyle başlayacağını bilir.

Ancak bu tutum;

Çoğu zaman yalnız kalmayı,

Yanlış anlaşılmayı ve eleştirilmeyi göze almayı gerektirir.

Yani konfor alanından çıkmayı zorunlu kılar.

S O N U Ç

Aydınlanma filozofları, özellikle Immanuel Kant;

İnsanın kendi zihinsel bağımsızlık kazanmasını ve başkalarının fikrinde etkisinden kurtulmasını (“Sapere aude!”) en büyük erdem saymışlardır.

Bu felsefi derinliği ve bağımsızlık vurgusunu yansıtan kısa, bilgece sözler:

*

👁️‍🗨️ Zihni Özgürleştirmek:

“Kendi düşüncelerinin efendisi olamayanlar, başkalarının fikirlerinin kölesi olmaya mahkumdur.”

👁️‍🗨️ Akıl ve Cesaret:

“Bir başkasının aklıyla yürümek kolaydır; ancak asıl yürüyüş, kendi karanlığına kendi fenerinle meydan okumaktır.”

👁️‍🗨️ Bağımlı Kalmamak:

“Zihnini başkalarının yönetimine bırakan insan, hayat tiyatrosunda kendi rolünü başkasının ezberiyle oynar.”

👁️‍🗨️ Kendi Yolunu Çizmek:

“En güvenli sığınak başkasının doğrusudur ama en gerçek özgürlük kendi hatanla yüzleşebilme cesaretidir.”

💨💨💨💨💨

BAŞKASININ REHBERLİĞİNDE PARLAMAKTANSA

KENDİ AKLININ IŞIĞINDA YANMAYI SEÇ…

 

 

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

 

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Would love your thoughts, please comment.x