Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
butlanic

İNSANLIĞIN YOK OLUŞU

0 5.778

İNSANLIĞIN YOK OLUŞU

İnsanlık gelişen teknolojilerle, yavaş yavaş yok edilecek, bunu defalarca yazdım, 5G, kapımızdaki en büyük tehlike olarak görülüyor ancak daha büyük daha zorlu sınavlar bizi bekliyor, özellikle inanmadığınız göz ardı ettiğiniz her ne varsa zaten özellikle size inandırıcı gelmeyecek argümanlarla sizi zorlamaya bir anlamda kitlesel bilinç kaybını ve uzaktan kontrol edilebilen zihinlere dönüşen ve erkin elinde yaşayan ölülere dönüşecek yeni çağın köleleri yaratılmaya çalışılıyor.

Beyninizi hacklemek için kafatasınızı açıp bir çip takmalarına gerek yok.

Sadece kanınıza karışan nanoparçacıklar ve manyetik bir alan yeterli.

Araştırmacılar, laboratuvar ortamında kana enjekte edilen ve doğrudan beyne ulaşan özel manyetik nanoparçacıklar geliştirdi.

Bu parçacıklar sayesinde, kafatasında hiçbir delik açılmadan veya fiziksel bir implant yerleştirilmeden, sadece dışarıdan yöneltilen elektromanyetik dalgalarla farelerin beyinlerindeki belirli nöronlar uzaktan manipüle edilebildi.

Bu durum; görünmez bir frekans kullanılarak bir canlının hareketlerinin, duygularının ve hatta anlık kararlarının dışarıdan programlanıp kontrol edilebileceği anlamına geliyor.

Yaşam tamamiyle titreşim ve Frekans üzerine kurulmuş ve sistem bu şekilde matrix içinde kontrol altına alınmıştır.

Zamanı geldiğinde negatif frekans verilerek kitleleri topluca etkileyecek, sakat bırakacak hatta ölümlerine neden olacak çalışmalar tüm hızıyla sürüyor, amaç çok fazla olduğunu söyledikleri nüfusu en aza indirmek, kalan azınlıkta olan insanları da böylece tamamen kontrol altına alarak, kendi çiftliklerinde kalanları adeta hayvan gibi sürü psikolojisiyle yönetmektir.

Bunu 1.Dünya savaşından bu yana zaten sürekli hiç yoktan bahanelerle sürekli hale getirdikleri savaş ortamıyla bir şekilde yapmaya devam ediyorlar, üstelik insanları öldürmek adına üretilen kitle imha silahlarını da trilyonlarca dolara satarak elde edilen paralarla yine onları kitlesel katliamlar için kullanmaya devam ediyorlar.

‘Sonsuz yaratıcı’ insana, akıl ve düşünceyi ,sadece yaşamını rahat sürdürsün rahat çalışsın bir aile kursun neslini devam ettirsin yiyip, içip yan gelip keyfine baksın diye vermedi, düşünce gücünüzün değerini ve devasa kuvvetini idrak edemeyenlere asıl kıyametin kendi bedeninde başka bir deyişle, özgür iradenle seçtiğin sözleşmende imzaladığın fırsatları heba etmene sebep olacak sonuçlara gebe olduğunu anlamıyorsun.

Hücrelerimiz kafamızdaki düşünceleri ve söylediğiniz kelimeleri dinler, yani siz düşünce gücünüzle kendi gerçekliğinizi yaratırsınız, o gerçeklik önce hücrelerinizde sizi o kurgunuza hazırlar, daha sonra evren size o hayal ettiğiniz kurguyu gerçekleştirir, adeta size altın tepside hazır paket servis eder.

İşte bu gerçek, bilimsel yaklaşımların elle tutulur ispat formülleri olarak sunulmasa bile artık çok net bilinmektedir, bu nedenle bunu bozmak manipüle etmek adına insan anatomisiyle yap boz tahtası gibi sürekli oynamaktalar, işte kıyamet denilen senaryolar aslında İnsan üzerinde yaşarken gerçekleşecek, yoksa cennet-cehennem diye, bir ceza ve ödül sistemi yoktur, her şey insanın içinde onun özünde onun bu deneyimi nasıl atlatıp, nasıl tekamül edip etmediği ile ilgilidir.

Zihin kontrolünün bilimkurgu romanlarından çıkıp somut bir laboratuvar gerçeğine dönüştüğü bu nokta, sarsıcı ve kaçınılmaz bir soruyu akıllara getiriyor.

Soluduğumuz havayı dolduran sayısız frekans dalgasının ortasında, kendi zihnimizin kontrolü gerçekten tamamen bize mi ait?

‘Kadir-i Mutlak insanı yaratırken diğer yaratılanlardan üstün kılmış, ona her canlıdan ve varlıklardan daha üst seviyede kabiliyet ve aklını kullanabilme yetisi vermiştir.

Ancak insan, en temel ihtiyaç hiyerarşisinde ki, barınma ve beslenme dürtüsünü olduğundan çok daha fazla abartarak, tüm yaşamını yiyip içme ve lüks evlerde konaklama, derecesinde doktora yapma seviyesine geçtiği için, çok basit bir yaşam biçiminden uzaklaşmış, dünya üzerinde iyi, kötü ayrımı yapmadan maddi getirisi olan ne varsa onun peşinden koşarken, yaratılışının asıl nedenini ,yani sanal bir fanus içinde defalarca bedenleneceği ve tecrübe edinerek tekamül edeceği gerçeğini ne yazık ki unutmuş, cinselliği bile ölümcül silaha dönüştürmüş, ve bu uğurda egosuna yenilerek, zayıf ve güçsüz gördüğü ve özellikle gücü eline geçirenlerin ezip geçtiği kendi ‘Ruh kardeş’ lerini katletmeye devam edecektir.

Hepimiz için aklı selim sağ duyu ile gerçeklerin peşinde koştuğumuz, biraz olsun bize verilen aklımızı kullanabildiğimiz mala mülke değil kendimize yatırım yapabildiğimiz, ayılıp farkındalığımızı arttırabildiğimiz, sağlıklı geçecek bir ömür diliyorum.

Sevgilerimle..

 

 

Haşmet GÜRBÜZ
Genel Sanat Yönetmeni

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Would love your thoughts, please comment.x