İNSAN OLABİLDİN Mİ ?.
Eskiden çok üzülürdüm, yazdıklarımı okuyan yok, bir beğeni atan yok diye, hala da durum değişmiş değil, yani artık üzülmesem de insanlık adına beklentim bu değil.
Kimseden alkış ya da pohpohlanmak beklemek hiç bir zaman benim yolum olmadı, ömrüm boyunca 15 yaşımdan beri insanlara yardımcı olmayı, onlara her alanda dokunmayı içgüdüsel olarak kendime misyon edinmiş biri olarak, benim yaptığım her şey sadece bana kıdem kazandıran (frekans yükselmesi) benim bundan sonraki yaşamlarımda yeniden bedenleneceğim zaman, bana çok önemli katkı sağlayacak olan deneyimlerdir.
Bunun farkına 40 yaşından sonra vardım, şu an geldiğim noktadaysa artık tamamıyla, bu farkındalığın en derin katmanlarını tecrübe edip, ölümden sonra ki yaşamlarıma hazırlık yapıyorum.
Siz her nerede ne şekilde hangi cinsiyette olursanız olun, bu ayrımı ne yazık ki çok azınız görebiliyor, hissediyor, ve yaşamınızı bu yönde kurguluyorsunuz.
Çok açıkça bu yola girdiniz mi tek başınıza kalacağınızı en baştan kabullenmelisiniz, bana çevremden neden yalnız kaldığımı anlamayan gözlerle bakanlar, benim paradan metadan elimi ayağımı çektiğimi, sarhoş muhabbetlerinden uzaklaştığımı, görgüsüzce evini arabasını yediğini içtiğini paylaşan zavallılardan uzaklaştığımı, bunu içselleştiremediklerinden, anlamakta zorlanıyorlar.
Ne yazık ki Kadınların çoğu servete olan aşklarını terk edemediklerinden, asıl özü bulmakta güçlük çekiyorlar, yani, erkeğe her zaman koruyucu, para akıtan musluk muamelesi yaptıklarından, gerçek sevgiyi ve kalabalıklar içinde yalnız kalmanın ne demek olduğunu bilemiyorlar.
En çarpıcı olansa, çevremizde cinsiyet farkı olmaksızın gördüğünüz her canlıyı insan zannediyor, onların ‘Bot’ olduklarını, ya da insansı robotlarla çevrildiğinizi fark edemiyorsunuz, evet kitaplarımda yazdığım gibi, Dünya üzerinde gerçek insan ırklarının toplamı 3.5 milyar civarındadır, geri kalan insan görünümlü sizin en yakınızda bile olanlar, sıradan komşunuz, hatta akrabalarınız bile insan olmayabilir.
Bunun en basit sağlamasını söyleyeyim size, 20 yıldır, siz görmeseniz de, dünyada olup bitenler, küçücük çocukları katledenler, tecavüz, şiddet, toplu cinayetler, intihar vakaları, hayvanlara yapılan eziyetler ve toplu katliamlar, 11-12 yaşında kaçırılan, satılan kız çocuklarını ellerindeki para gücünü kullanarak, özel zevkleri için kullananlar, bizim gibi müslüman ülkelerdeki oğlan çocuklarına yapılan tecavüzler, daha akla gelmeyecek sapıklıklar, şeytana tapma ayinleri, özel seanslarla ritüel adı altında insanları kurban etmeleri, ve yazamayacağım daha kötü iğrençlikler, sizce gerçek vicdanı olan, yüreğinde Allah sevgisi ve korkusu olan bu Matriks içinde bir deneyim tecrübesi adına bulunduğunun farkında olan gerçek insan olsalardı olur muydu !.
Konu her nereden bakarsanız bakın, artık çoğu kişinin kendine gelmesi, uyanması adına, evrensel bilginin açıkça hepimize ulaşacağı bir döneme girdiğimiz gerçeğini saklayamaz.
Belki de şaşıracaksınız ama, siz istemeseniz bile bu bilgiler rüya ya da diğer farklı iletişim kanallarıyla hepimize gelecek, tek farkla uyanamayan, yani frekansını değiştirmeye gayret etmeyen, kendini hala paraya mala mülke adamış olanlara değil.
Hep söylediğim gibi ‘bilgi güçtür’ insanoğlu bilmediği şeylerden korkmalıdır, yani uyanık olmalıdır, gördüğün bildiğin şey zaten sana dokunamaz sen ona göre koruma kalkanını içgüdüsel olarak zaten hazırlarsın.
4 kitapta bunları yazdım, en yakın çevremden bile üstelikte zengin olanlar parası olanlar bile tek bir kitabı zahmet olmasın diye alıyorlar sağ olsunlar, hala anlatamadığım konu şudur, ben tek başıma, çok şükür ancak bilgileri yazabiliyorum, bunları tek başıma kitlelere dağıtabilmem çok zor, bu bağlamda çevremde olduğunu zannettiğim yakınlarım akrabalarım ya da dost zannettiklerim bu kitaplardan onlarca alıp dağıtalım duygusunu ne yazık ki egodan ya da kıskançlıktan bir türlü kabullenemiyorlar.
Ben sözlerimi özenle seçen ve durduk yere kimseye hakaret etmeyen sevginin açtığı kapıların farkında olan biriyim, ancak artık hiç bir şey eskisi gibi olamayacak, tüm çırpınışlarım insanların bir an önce farkındalık geliştirmesi, ve bunu çevrelerine yaymasıdır, çünkü sürekli yazılarımın sonunda bitirdiğim tek kelimeyle ‘Sevgi’ enerjisi inanın ki çok büyük bir frekans gücünü taşır, eğer bizler bu enerjinin çevresinde birlikte elele, omuz omuza Ruh kardeşliğimizi pekiştirirsek, karanlığın karşısında yani kötülüğün enerjisini yenebilecek ya da büyük bir kalkan oluşturabileceğiz.
Siz neye inanırsanız inanın, bulunduğunuz konumla ne kadar övünürseniz övünün, çevrenizde olan bitene laf olsun diye sahte yaklaşımlarla ben yanındayım masallarıyla zan ile muş, mış gibi yapın, şunu anlayın ki hepimizin yaşadığı her ne varsa hepsi bir paket halinde Ruh Sözleşmemizin deneyimleridir, yani sizin böyle davranmanız da sizin imtihanınızdır,
Sevgilerimle
Haşmet GÜRBÜZ
Genel Sanat Yönetmeni
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…
