Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
Halkın Cumhurbaşkanı
ÇALDILAR

GENÇLERİN YÜZÜ NEREYE DÖNÜKSE GELECEK ORADADIR…

0 5.828

GENÇLERİN YÜZÜ NEREYE DÖNÜKSE GELECEK ORADADIR…

 

Tarihe baktığımızda, toplumsal değişimin en hareketli anlarında gençlerin izine rastlarız.

Çünkü gençlik;
▪ Sorgulamanın,
▪ Cesaretin,
▪ Dönüşüm isteğinin,
diğer adıdır…

Genç, yerleşik olanı kabullenmektense, “neden farklı olmasın?” demeye daha yatkındır.
1968, dünya gençliğinin ayağa kalktığı, düzenle arasına mesafe koyduğu bir dönüm noktasıydı…
Fransa’da üniversite öğrencileri, baskıcı eğitim sistemine ve sosyal eşitsizliklere karşı başkaldırdı…
Paris’in duvarlarına, “Hayal gücü iktidara!” yazdılar…
Protestolar büyüdü, işçiler grevlere katıldı, ülke tarihinin en büyük genel grevlerinden biri yaşandı.
Sadece sokaklar değil, zihinler de değişti…
Aynı dönem Türkiye’de de gençlik hareketleniyordu.

🔸 Deniz Gezmiş,
🔸 Hüseyin İnan,
🔸 Yusuf Aslan,

gibi isimler, üniversite sıralarından çıkıp ülkenin geleceğini tartışan, sorgulayan, adalet arayan bir gençliğin simgeleri oldular.
Onlar canları pahasına toplumun göremediği ya da görmek istemediği eşitsizlikleri işaret ettiler.
Bu hareketlilik, 70’lerin ortasında daha da büyüdü.
78 kuşağı olarak bilinen gençler, artık sadece üniversite kampüslerinde, sokaklarda, mahallelerde, fabrikalarda da vardı.

Dönemin ekonomik krizleri, işsizlik ve yoksulluk, bu kuşağın hayatında doğrudan etkiliydi.
Gençler, örgütlenmeye başladı…
Sendikal mücadelelerde yer aldılar, köy köy dolaşıp halkı bilinçlendirdiler.
“Halk için sanat” dediler.
Sömürüye karşı mücadele, dediler.
Kimisi edebiyatla, kimisi tiyatroyla, kimisi siyasal örgütlenmelerle toplumun vicdanı olmaya çalıştı.
Yaşları yirmiyi bile bulmadan gözaltlarıyla, sürgünle, cezaevleriyle, işkencelerle tanıştılar.
Kimi zaman birbirlerine düşürüldüler ama hiçbir zaman bu ülkenin hayalini terk etmediler.
Etmedik, etmiyoruz!
Bu gençliğin ardında, çok daha eski bir geçmiş yatıyordu.
Tanzimat döneminden itibaren, genç aydınlar yeni bir toplum düzeni arayışındaydı.
Meşrutiyet talebiyle yola çıktılar;
II. Abdülhamid’e muhalefet ettiler…
Avrupa’daki,fikir akımlarını izleyerek;

🔹 Özgürlük,
🔹 Eşitlik,
🔹 Hukuk devleti,

gibi kavramları Osmanlı toplumuyla tanıştırdılar.
Bu damar, Cumhuriyet’in kuruluş sürecine de aktı.
Tıbbiyeli gençler,hem işgal yıllarında,hem Cumhuriyet’in ilk adımlarında aktif rol aldılar.

Mustafa Kemal Paşa’ya
“Sizi yalnız bırakmayız” diyenler, halkın dertlerini gören, bu dertlere çözüm arayan gençlerdi.

Gençlik, tam da bu yüzden önemlidir.
Henüz yerleşik kalıpların içinde sıkışmamıştır.
Konfor değil, anlam peşindedir…

Toplumun alıştığı sessizliği bozar.

Her toplum, gençliğini bastırdıkça durağanlaşır; onu dinledikçe tazelenir.

Bugün de sorulması gereken bellidir;
Gençlik neye inanıyor?
Neyin değişmesini istiyor?
Nasıl bir gelecek bekliyor?
İşte bu sorulara verilen cevaplar, bir toplumun yarını hakkında en gerçek veridir.
Çünkü değişimin yönü, her zaman gençlerin yüzünü döndüğü yöndür.

GENÇLER CESARETİMİZİ KUVVETLENDİREN VE DEVAM ETTİREN SİZLERSİNİZ.
EY YÜKSELEN YENİ NESİL İSTİKBAL SİZSİNİZ.
CUMHURİYETİ BİZ KURDUK,
ONU YÜCELTECEK VE YAŞATACAK SİZLERSİNİZ.
Mustafa Kemal Atatürk

 

 

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

0 0 votes
YAZI PUANI
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x