“EGO” VE “BİLİNÇ”
Benjamin Libet’in, deneyleri çok önemli bir gerçeği ortaya çıkardı;
Beynimiz, bir eylemi seçtiğinde;
Bu karar, bilincimize gelmeden yaklaşık 0.7 saniye önce motor kortekste çoktan tetiklenmiş oluyor.
Yani teknik olarak, beyin seçimi yapıyor;
Bilinç ise, sadece durumu sonradan öğreniyor.
Peki, bu durumda biz!
Bilinci nasıl seçeceğiz?
Aslında, bugün içimizde birikenler;
Yani geçmiş, şartlanmamız ve zihinsel kümelenmelerimiz;
Yarınki, seçimlerimizi belirleyen en büyük faktör.
Tamamen özgür, olduğumuzu sanırken;
Aslında, geçmişin biyolojik birer kopyasını yaşıyoruz.
O halde, beynin başlattığı bir kararı, bilincimiz son saniyede durdurma yeteneğine sahip olmaz mı?
Yani “seçme” gücümüz olmasa bile;
Otomatik tepkileri, “iptal etme” gücümüz var.
Peki, cehaletle beslenen bir egonun olduğu yerde;
Bilinçten, söz edebilir miyiz?
Bence hayır.
Ego, insanı dışarıya savunma mekanizmalarıyla konfor alanında tutmaya çalışan;
Dogmalarla, beslenen katı bir yapı.
Cehalet ve egonun yönettiği bir zihin;
Tamamen, otomatik pilotta çalışır,
O, geçmişin kölesidir.
Gerçek bilinç ise, tam olarak bu otomatik pilotu fark ettiğimiz anda başlar.
İnsan, egonun yarattığı o cehalet duvarını sorgulayarak yıktığında!
Kendi düşünme biçimine dışarıdan bakabildiğinde “özgürleşir.”
Ancak ego sustuğunda, beyin otomatik bir robot olmaktan çıkıp gerçekten;
“Bilinçli” kararlar, vermeye başlayabilir.

Ego, zihnin illüzyonel maskesi;
Bilinç ise; bu maskenin ardındaki gerçeği gören saf ışıktır.
Bilgeliğe giden yol;
Egonun sesini kısmak, ve bilincin uyanışını tam yaşamaktan geçer.
💨💨💨💨💨
“EGO” HER ŞEYİN KENDİ ETRAFINDA DÖNMESİNİ İSTER,
“BİLİNÇ” İSE HERKESİN AYNI BÜTÜNÜN PARÇASI OLDUĞUNU GÖRÜR…
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…
