BAŞARI
SEVİYORUM SENİ
Çocukluğumdan beri tek rakibim kendimim.
Kendimle yarış halinde olmak, sabah uyandığımda mağlup edilecek Şule, başımı yastığa koyduğumda sabahki Şule’yi yenmiş zafer kazanmış Şule…
Kendimle gurur duyduğum ‘Aslansın kızım sen’ dediğim anlar…
Bu her zaman böyle olmuyor, iki yıldır kendimle mücadele ediyorum.
‘Başarabilirsin, bu defa kandırılmayacaksın’ gazlarından her defasında yenilgiyle çıkmanın utancından, nihayet kurtulup başarı elde ettim.
Yaşam yolculuğumuzda sinir bozucu her insan bize bir ders vermek için hayatımızda var.
Yarım asır’a yaklaşmış yaşamımda kendime verdiğim ‘Anlamlı bir Yaşam’ sözümde, hayatımın anlamsızlaşmasına engel olamadığım daimi zafiyetim ‘Kandırılmak!!!
Her defasında’’ Ay ne güzel şeyler söylüyor, nasıl bildi, beni benden daha iyi tanıyor, benim iyiliğimi istiyor, buna inanmayacağımda kime inanacağım.’’
Sonuç
‘’Atasın bir yemek parası be ya.’’
Bana dersimi tatlı şekilde öğreten, öğretim görevlilerim, Kordon da kucağında gülle salınarak dolanan Roman ablalarım.
Taktiklerini çözdüm;
Önce iltifat bombardımanı;
Çok güzelsin (Vuhhhhuuu) Genç kız gibisin (işte bu) Işıl ışıl parlıyorsun( Hadi canım) Yıldız gibisin, Işık saçarsın etrafına ( ayyyyy)
Ardından Umut;
Önün açıktır, çok yükseleceksin, çok güzel bir ayaaaatın olacak.
Sırada karamsarlık;
Ama üzerinde nazar var, kem gözle bakarlar sana, gözleri çıksın, çekemezler seni, önünden arkandan kuyunu kazarlar,
‘’Uzatasın elini bakayım falına be ya.’’
Benden bağımsız hareket eden elim, kendini Roman ablama teslim etmiş, avuç içimdeki çizgilerde geleceğini tayin ettiriyor.
Netice itibari ile pazar alışverişi yaparken, ekonomist gibi, fiyatı düşük ama en iyi sebze meyve ararken kendimde zeka pırıltıları tespit edip, aklımla gurur duyarak yaptığım tasarrufu,
‘Vay canına ben neymişim’ dedirten ablama bırakıyorum.
Sanki başımın üstünde, karikatürlerdeki karakterin üzerindeki gibi yazılı baloncuk var, ve içinde şöyle yazıyor,
Bu Saftiriğin canı çok sıkılıyor, yurt dışına gitmek istiyor.
Her göz göze geldiğimizde iç sesim komut veriyor ‘Bu defa kandıramayacaksın!
iltifatlarla efsunlanmamak için savunmaya geçen elimi havada sallayarak
’’ İstemiyorum, gelme, param yok, işim var, gideceğim’’ derken elimi havada yakalıyor, ‘’Berlin’e gidiyorsun, Dubai yolu gözüküyor’’ dediğini duyar duymaz şapşal oluyorum, çelik iradeli eklem yerlerim direnmeyi bırakıyor! İyi hadi bak…
Yine yenilgi, yine mağlubiyet!
Kordon da gün batımına doğru oturuyorum, elimde kitabım, dalga sesleri, iyot kokuları eşliğinde Evrim Kuran’ın ‘Başarılı bir kadın olduğum için özür dilerim.’ kitabını okuyorum.
Başarı! yaşam düsturum…
Tüm ihtişamı ile Roman ablam sol tarafımda gözüküyor. Aynı taktik
İltifat bombardımanı
Umut sağanağı
Karamsarlık
Çözüm ‘‘Dermanın bende, uzatasın elini be ya’’
Uzun lafın kısası Ona göre ben Angelina Jolie’yim, Hollywood kapıları bana ardına kadar açık, bana hayran Brad Pitt’im var. Kırmızı halıda yürürken yüzümde patlayan flaşlarla geçecek hayatım beni bekliyor…
Amaaaaaaaaa…
Üzerimde nazar var, çekemezler beni, sürekli dedikodumu yaparlar, çok kıskanırlar, çarpılmam an meselesi.
‘’Veresin elini’’ Bu defa denetim bende, iki elimi kucağıma kenetledim, kendi halinde özgür bırakınca kendiliğinden gidiyor.
İlgilenmiyormuş gibi yapıyorum.
Duyduklarım ve iç sesim arasında, müzakere yürütüyorum,
Starmışız…
İnanma yalan söylüyor
Harika bir hayatımız olacakmış…
Kandırmaya çalışıyor
Nazar varmış, olmasa Avrupa’daydık…
Bu defa inanmayacağım
Dedikodumuzu yapıyorlarmış…
Yapsınlar, ben de başkalarının dedikosunu yapıyorum, ne var bunda
Seni çok seven biri varmış…
Hımm acaba kimmmmm?
Varsa var bana ne, bekarlık sultanlık
Iç dünyamdan dış dünyaya hızlı bir geçiş yapıyorum
Yanımda oturan umut taciri ablamla göz göze geliyoruz,
Bu defa ben başlıyorum onu sıkıştırmaya
Nerelisin?
Manisa
Nerede yaşıyorsun?
Buralardayım
Nerede kalıyorsun?
Otelde
Basmane’de mi, hangi otel
Şey, kem küm
Niye buradasın?
Çocuğum hastanede
Nesi var?
Gözlerini kaçırıyor, hık mık
Tutarsız, yalan olduğu belli cevaplar.
Canı sıkılmış yüz ifadesi, püfffff diye salıverilen uzun bir nefes, trip atıp salınarak, yanımdan ayrılıyor, canımın içi, tatlı derdim.
Bu defa başardım, beni kandıramadı…
Kendimle gurur duyuyorum
Nihayet yarım asırlık ömrümde ‘Hayır’ demeyi öğrenip
Level atlayabildim…
Şule BECER
Ressam – Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…
