Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
1 MAYIS

ATATÜRK VE İZMİR

0 6.020

ATATÜRK VE İZMİR

Atatürk’ün annesi
Zübeyde Hanım;
14 Ocak 1923 tarihinde İzmir’de hayata veda eder.

Aşağıdaki metin, Atatürk’ün 27 Ocak 1923 tarihinde annesinin mezarı başında söyledikleridir.
Söylediklerinin son paragrafı ulusal egemenlik yeminidir ve bugünlere ulaşan vasiyet niteliği taşımaktadır…

“Zavallı annem, bir zamanlar kurtuluşu bütün bir ulus için ülkü olmuş İzmir’in kutsal topraklarına vücudunu emanet etmiş bulunuyor.

Ölüm, yaratılışın en doğal bir yasasıdır.
Böyledir ama yine de üzüntü verici belirtileri vardır.
Burada yatan annem, zulmün, zorbalığın, bütün ulusu uçuruma götüren kural dışı yolsuz bir yönetimin kurbanlarından biridir.
Bunu açıklamış olmak için, izin verirseniz, acılı yaşamının belirgin birkaç evresini aydınlatayım.
Abdülhamit günlerinde idi.
1905 yılında okuldan kurmay yüzbaşı olarak çıkmıştım.
Hayata ilk adım atıyordum.
Ama bu ilk adım hayata değil zindana rastladı.
Gerçekten de beni bir gün aldılar ve yolsuz yönetimin zindanlarına koydular.
Orada aylarca kaldım. Annem bunu ancak ben zindandan çıktıktan sonra duydu.
Ve hemen beni görmek için koşup İstanbul’a geldi.
Ama orada kendisi ile ancak üç beş gün konuşabildim.
Çünkü yeniden o kötü yönetimin jurnalcileri, casusları ve cellâtları oturduğumuz yeri sarmış, beni yine alıp götürmüşlerdi.
Anam ağlayarak arkamdan geliyordu.
Beni sürgüne götürecek olan vapura bindirirlerken o kadar çok istediği halde benimle görüşmesi yasaklandı da gözyaşları içinde Sirkeci rıhtımında tek başına kalakaldı.

Sürgündeki korkutucu günlerimi o, gönül kaygıları ve gözyaşları ile geçirdi.
Sonra; Mütareke yıllarında ben Anadolu’ya geçince de annemi yine kaygılı ve kuşkulu olarak İstanbul’da bırakmak zorunda kaldım.
Yanımda kendisinin bana arkadaş diye verdiği bir adam vardı.
Onu Erzurum’dan İstanbul’a gönderdiğim zaman annem, tek başına geldiğini duyunca, benim için Padişahın ”asılsın” fermanının yerine getirildiğini sanıp inmeli oldu.

Ondan sonrası savaş ve uğraş yılları onun günlerini hep kaygıya, derde ve üzüntüye boğan nedenlerle dolu geçti.
Son bir iki yıl içinde onu İstanbul’dan kurtarıp yanıma getirebilmiştim.
Ona kavuştuğum zaman o artık yalnız duygularıyla yaşıyordu.
Annemi yitirmekten çok üzgünüm.
Ama benim bu acımı gideren bir avuntum var; Anayurdu yoksulluğa, yokluğa sürükleyen yönetimin, artık bir daha geri gelmeyecek gibi yokluğun mezarına götürülmüş olduğunu görerek ölmüş olmasıdır.

Annem şimdi bu toprağın altında; ama bu toprağın üstünde Anayurt bütünlüğü ve ulus egemenliği dünyanın sonuna kadar sürecek; beni avutan en etkili güç işte budur.
Evet, ulusal egemenlik dünyanın sonuna kadar sürüp gidecektir.
Annemin ve bütün atalarımın ruhunu tanık tutarak vicdanımdan kopan andı bir daha söyleyeyim;

Annemim mezarı önünde ve Tanrının yüce katında söz verip and içiyorum ki, ulusumun bu kadar kan dökerek elde ettiği egemenliğin korunması ve savunulması için gerekirse annemin yanına gitmekten çekinmeyeceğim.
Ulus egemenliği uğrunda canımı vermek, benim için vicdan borcu olsun, namus borcu olsun.”

14 Ocak 1923’te, İzmir’de ölen cenazesi Ferik Osman Paşa Camii avlusuna defnedilen Zübeyde Hanım’ın mezarı, Atatürk’ün ölümüne kadar bir çiçek bahçesinin ortasında kalmıştır.
Zübeyde Hanım için bir anıt-mezar yaptırmak amacıyla 1938 yılında İzmir Belediye Başkanı Behçet Uz proje hazırladı.
Bu projeyi, Dolmabahçe Sarayı’nda hasta yatağında Atatürk’e gösterdiğinde Atatürk projeyi çok süslü ve masraflı buldu.
Mezarın başına sadece ağır bir taş parçası konmasını ve üstüne;
“Atatürk’ün anası Zübeyde burada gömülüdür.”
Ölüm: 1923, yazılmasını ve “Zübeyde Hanım” çocukları çok sevdiği için etrafının bir çocuk parkı ile süslenmesini istedi.
Zübeyde Hanım’ın mezarının çevresi, Atatürk’ün ölümünden sonra onun son arzusu doğrultusunda düzenlendi.
Mezarın üstüne, K.Yamanlar Dağı’ndan 4 metre yüksekliğinde, on ton ağırlığında gelen pembe kaya oturtuldu.
Kaya parçasına, Zübeyde Hanım’ın kabartma bir büstü yerleştirildi.

Her yıl Zübeyde Hanım’ın ölüm yıldönümü ile “Anneler Gününde” anıt mezarda anma törenleri düzenlenmektedir.

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x