ADİL BİR DEVLET NASIL OLUR…
Önce şu soruyu soralım;
İyi bir toplum nasıl kurulur?
Adil bir devlet nasıl olur?
*
Çoğu insan, cevabı yöneticilerde aradı;
Oysa sorun, hiçbir zaman sadece;
“Yöneticiler” değildi…
Çünkü bir toplumun başına gelen yöneticiler;
O toplumun, değerlerinden doğar…
Bir toplum, dürüstlük ödüllendiriyorsa;
“Dürüst insanlar” yükselir.
Bir toplum, çıkarı ödüllendiriyorsa;
“Çıkarcılar” yükselir…
Bir toplum, korkuya teslim oluyorsa;
“Korku,” üretenler güç kazanır…
Çünkü, ilahi sistemde toplum;
Yöneticilerinin, kurbanı değildir.
Çoğu zaman yükselttiği değerlerin sonucudur.
Buna rağmen, insanlar çözümü hala “güçlü” liderlerde arar.
Ama ilahi sistem, “halka” bakar…
Çünkü tahta çıkanlar, gökten inmez…
Toplumun, alkışlarıyla yükselirler.
Bir toplum hakikati değil görüntüyü ödüllendirmeye başladığında;
En “bilge” insanlar değil, en iyi “oyuncular” yükselir.
Tarih boyunca birçok insan makam sahibi olduğunda hiç değişmedi.
Makam sadece;
İçindeki, kişiyi ortaya çıkardı…
Çünkü, güç karakter yaratmaz karakteri “görünür” kılar.
“Kibir” varsa büyür.
“Açgözlülük” varsa büyür.
“Vicdan” varsa büyür.
İnsanın içinde ne varsa, güç “onu” büyütür.
Bu yüzden güç, insanı değiştirmez…
İnsanı “ele” verir.
İnsanlar, adaletin mahkemelerde başladığını sanır.
Oysa Adalet, çok daha önce başlar.
Adalet;
“Ehil” olanın,
“Ehil yere” gelmesidir.
Bilginin susturulmamasıdır.
Doğrunun kimden geldiğine bakılmamasıdır.
Güçlünün,zayıfı ezememesidir.
Çünkü hakikat makamdan büyük olmak zorundadır.
“Hakikat,” makamın altına girdiği gün
“Adalet güçlünün” hizmetkarına dönüşür.
Çünkü “Adalet'” güçlüleri korumak için değil;
“Güçsüzleri,” korumak için vardır…
Bir devletin görevi insanları “kontrol etmek” değildir.
İnsanların gelişebileceği “ortamı” oluşturmaktır.
Çünkü korkuyla, “itaat” elde edebilirsin.
Ama “bilgelik” elde edemezsin…
Korkuyla, sessizlik elde edebilirsin.
Ama…
“Vicdan” elde edemezsin.
Ve…
Vicdanın olmadığı yerde en güzel kanunlar bile zamanla işlemez hale gelir.
Çünkü, bir toplumun geleceği önce insanların zihninde şekillenir.
İnsan sürekli, korku altında yaşadığında “sorgulamayı” bırakır.
Sürekli çıkar peşinde koştuğunda vicdanını “susturmaya” başlar.
Sürekli kalabalığı takip ettiğinde “kendi aklını” kullanmayı unutur.
İşte bu yüzden bütün çöküşler;
🔸Ekonomide başlamaz,
🔸Orduda başlamaz,
🔸Saraylarda başlamaz,
“İnsanın içinde” başlar…
Çünkü bir toplumun, gerçek gücü;
🔹 Parasından değil,
🔹 Ordusundan değil,
🔹 Teknolojisinden değil,
“Vicdanından” başlar…
Ve vicdanını kaybeden bir toplum er ya da geç sahip olduğu “her şeyi kaybeder.”
Çünkü, ilahi sistemin gözünde bir devletin büyüklüğü güçlü insanına verdiği değil;
En zayıf, insanına gösterdiği “adaletle” ölçülür.

İyi bir toplum;
▪️Adaletli kurumlar,
▪️Eşit fırsatlar,
▪️Hukukun üstünlüğü,
▪️Bireylerin birbirine duyduğu karşılıklı saygıyla kurulur.
Sürdürülebilir bir yapı için kapsayıcı eğitim, güçlü bir sosyal adalet anlayışı ve kaynakların adil paylaşımı temel şarttır.
Tarih boyunca ve günümüzde ideal toplum düzenini sağlamak için şu temel unsurlar üzerinde durulmaktadır.
💢 Hukuk ve Adalet,
💢 Nitelikli Eğitim,
💢 Fırsat Eşitliği,
💢 Sosyal Uyum,
💢 Liyakat
💨💨💨💨💨
BİR TOPLUMUN GERÇEK ZENGİNLİĞİ,
SAHİP OLDUĞU AHLAKİ DEĞERLER VE
YETİŞTİRDİĞİ DÜRÜST İNSANLARLA ÖLÇÜLÜR…
Konfüçyüs
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…
