Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

19 MAYIS “İLK ADIM” (3)

0 5.886

19 MAYIS “İLK ADIM” (3)

 

KARANLIK GÜNLERDE ZORLU SEYAHAT

Mustafa Kemal, Şişli’deki evinde yol hazırlıkları yaparken, bir yandan da güvendiği arkadaşlarıyla görüşmeler yapıyordu.

“Bandırma” Vapuru’nun kaptanını evine çağırdı.

Bir yandan gemi hakkında bilgi istemiş, öte yandan birlikte gidiş rotasını saptamışlardı.

Buna göre, yol boyunca gemi mümkün olduğu kadar kıyıya yakın bir rota izleyecekti.

Gerekçe ise, düşman savaş gemilerinin muhtemel saldırılarından korunup en hızlı yoldan karaya ulaşmaktı.

Yolculuk Samsun’da noktalanacaktı.

Muhtemel tehlike anında Sinop’a çıkabilirlerdi.

Her şey, gelişmelere bağlıydı.

Mustafa Kemal’in hareketinden birkaç gün önce, arkadaşlarından “Rauf Bey”, işgal kuvvetleri komutanlığı tarafından vapurun geçişine izin verilmeyeceği ya da Karadeniz’e çıktıktan sonra batırılacağı haberini aldığını söyledi.

Aslında Galata rıhtımları Fransız, Sirkeci rıhtımları da İngiliz işgali altındaydı.

Paşa bu varsayımları da göz önünde tutarak fikrini değiştirmiş;

Önce Beşiktaş Akaretler’de oturan annesi ve kız kardeşini ziyaret etmiş, ardından karargâhı ile beraber, Beşiktaş Vapur İskelesi’nden bir motora binmiş, Kız Kulesi açıklarında bekleyen Bandırma Vapuru’na geçerek, Süvari İsmail Hakkı Kaptan’a hareket emrini vermişti.

Bandırma Vapuru Sirkeci Rıhtımı’nda durdurularak İngilizler tarafından sıkı bir denetimden geçirildi.

İstanbul Boğazı’ndan Karadeniz’e çıktıktan sonra hafiften esen rüzgâr birden yerini şiddetli bir fırtınaya bırakmış ve 279 grostonluk gemiye yüklenmeye başlamıştı.

Kaptan İsmail Hakkı Bey anılarında fırtınayı ve yolcularını anlatırken;

— “Boğazdan çıkarken müthiş bir fırtınanın icrayı hüküm etmekte olduğunu gördük.

Ne kadar şiddetli fırtına olursa olsun, yolumuza devama karar vermiştik” diyordu.

Bu ortamda, deniz tutan yolcuların birer birer kamaralarına çekildiğini anlatırken;

Mustafa Kemal’in bir köşeye dayanmış hâlde oturduğundan bahsediyordu.

Geminin, İstanbul’dan hareketinden bir süre sonra;

İngiliz işgal kuvvetleri tarafından bir destroyer, “Bandırma Vapuru’nu” geri çevirmek ya da batırmakla görevlendirilmişti.

Fakat vapur, İngiliz işgal kuvvetlerinin planladığı rotayı takip etmediği için yakalanmamıştı.

Bandırma Vapuru ve mürettebatıyla birlikte toplam 76 yolcusu;

18 Mayıs 1919 günü Sinop limanına girdi.

Gemide konuk olarak Sinop Mutasarrıfı (Valisi) Mazhar Tevfik Bey bir sandalla karaya çıkarken;

Mustafa Kemal Paşa bir ara arkadaşları ile birlikte Sinop’a çıkıp oradan da kara yoluyla Samsun’a gitmeyi düşündü.

Böylece takip eden savaş gemisinden de kurtulmuş olacaklardı.

Fakat kara yolcuğunun yol şartları nedeniyle deniz yolculuğundan daha çetin olacağı anlaşılınca bu fikirden vazgeçilerek vapurla yolculuğa devam kararı alındı.

Bandırma Vapuru, 19 Mayıs 1919 Pazartesi günü sabah 08:15’te Samsun’a demir atarken;

İsmail Hakkı Kaptan yaşamının en mutlu anını tadıyordu.

Mustafa Kemal Paşa ve beraberindeki ekip, “Samsun Büyük Oteli” ve “Yaşar Doğu Spor Salonu” arasında bulunan;

“İlk Adım Anıtı’nın” olduğu yerdeki Fransızlar’dan kalma Dil (Reji) İskelesi’nden karaya ayak bastı.

Mustafa Kemal ve arkadaşlarını ilk olarak Havuzlu İsmail’in kullandığı sandalla “Kurmay Binbaşı Mahmut Ekrem Bey” karşıladı.

Güvertede bulunan Mustafa Kemal’in yanına giden Mahmut Ekrem Bey selam verdi ve onu Samsun’da ilk karşılayan kişi oldu.

Mustafa Kemal ve arkadaşları kalabalık oldukları için tek otele yerleştirilmedi.

Paşa, bir grup maiyetiyle birlikte “Jean İonnis Mantika” ya ait olan ve bugün Gazi Müzesi olarak kullanılan “Mantika Palas” a yerleştirildi.

Diğerleri ise bugünkü Samsun Ticaret ve Sanayi Odası nın yerinde bulunan o zamanki “Karadeniz Oteli” nde kaldı.

ZAFERİN KAZANILDIĞI GÜNLERİN BAŞLANGICI

Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ayak basarak başlattığı kurtuluş savaşı tüm dünyada yankı bulup “Türkiye Cumhuriyeti” nin kurulmasında büyük paya sahip olsa da;

O günlerde bu önem pek anlaşılamamış, ekibin bu küçük Karadeniz kentine gelmesi, gazetelerde bile yer almamıştı.

Ancak aynı yıl içinde, sonrasındaki adımlarla birlikte tablo değişti.

Yaşanan gelişmelerle Mustafa Kemal’in gerçek düşüncesi ortaya çıktı ve “Vahdettin” ona geri dönmesi emrini verdi.

Kuşkusuz, emir herhangi bir karşılık bulmadı.

1919 yılı içinde “Havza ve Amasya Genelgeleri”, “Misak-ı Millî Kararları,” “Erzurum” ve “Sivas” Kongreleri artık geri dönülmez yolculuğun mihenk taşları oldu.

 

S O N U Ç

19 Mayıs ise Mustafa Kemal’in liderliğinde, tarih sahnesinde tam bağımsızlığı elde etmek için çıkılan bu yolda;

Kesin zaferin kazanıldığı günlerin başlangıcı olarak kabul gördü.

Kurtuluştan sonra Atatürk, cumhuriyetin savunulması ve korunması görevini;

Yeni kurulan, Türk devletinin dinamik gücü olarak gördüğü Türk gençliğine emanet etti.

Bu vesileyle de meşaleyi devrederek, Samsun’a çıktığı ve Türk milletinin Kurtuluş Savaşı’na başladığı gün;

Gençlere armağan etti.

O meşale, 107. yılında yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor…

 

 

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

 

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x