TÜRKLÜĞÜN EN BÜYÜK ZAFERİ
” BÜYÜK TAARRUZ “
Başkomutan, Gazi Mustafa Kemal Paşa komutasındaTürk Ordusu;
İşgalci Yunan kuvvetine Büyük Taarruz’u başlattı.
(26 Ağustos 1922).
Başkomutan, Gazi Mustafa Kemal Paşa;
Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisi Fevzi(Çakmak) Paşa.
Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ‘yla birlikte, muharebeyi yönetmek üzere 1874 rakımlı “Kocatepe”‘ye geldi.
Harekât, şafak vakti 05:00’te başladı…
Yoğun topçu ateşiyle, kritik noktalar hedef alındı.
Türk askeri geceden “Ballıkaya Bölgesi”‘nden Yunan hatlarının gerisine sızmıştı.
06:00’ da Türk piyadeleri, “Tınaztepe”‘ye yaklaşarak tel örgüleri aştı.
Yunan askeri birlikleri, askerin süngü hücumuyla temizlendikten sonra, “Tınaztepe” ele geçirildi.
09:00’da “Belentepe, ardından “Kalecik Sivrisi” düşmanın işgalinden kurtarıldı.
Taarruzun ilk günü, düşmanın birinci hat mevzileri;
“Büyük Kaleciktepe”‘den “Çiğiltepe”’ye kadar, 15 kilometrelik bir bölge I. Ordu birliklerinin eline geçti.
Fahrettin (Altay) Paşa’nın komutasındaki 5. Süvari Kolordusu düşmanların gerilerindeki ulaştırma kollarına taarruza geçti.
İkinci Ordu da, cephede tespit görevini aksatmadan sürdürdü.
“Sakarya Meydan Muharebesi” 13 Eylül 1921’de kazanılınca;
TBMM’de ordunun niçin hâlâ taarruz etmediği sorgulanmaya başlanmıştı.
Başkomutanlığı, 20 Temmuz 1922’de süresiz olarak uzatılan Gazi Mustafa Kemal Paşa;
Her şeyden önce “Milletin” kendisinin bağımsızlığının gerekli olduğuna inanması ve bunu elde edebilmek için savaşmaya hazır olması gerekiyordu.
İkinci olarak da milleti temsil eden “Meclis’in”, birlik halinde milletin bu arzusunu uygulamakta azim ve kararlılık sahibi olması gerekliydi.
Son olarak ise “Ordunun” hazırlığı tamamlanmış olmalıydı.
Sakarya Meydan Muharebesi’nden sonra, Yunan ordusu birlikleri “Afyon- Dumlupınar” arasında bulunuyordu.
Diğer güçlü bir grubu da “Eskişehir” bölgesindeydi.
İstifa eden Yunanistan’ın Küçük Asya Ordu komutanı General Papulas yerini;
1 Haziran 1922’ de Trakya Ordusu Komutanlığıyla birlikte bu göreve atanan General Hacianesti’ye bırakmıştı.
Türklerin Batı Cephesi Komutanlığı ise iki ordu halinde örgütlenmişti.
Mustafa Kemal Paşa;
Vatan toprağında bulunan düşman kuvvetleri silah zoruyla çıkarılmadıkça;
Ulusal varlığımız fiilen kanıtlanmadıkça;
Barış için diplomasi alanında umutlanmanın gerçekçi olmayacağını düşünüyordu.
Nitekim Batı devletleri nezdinde nabız yoklamak üzere Avrupa’ya gönderdiği Hariciye Vek. Yusuf Kemal (Tengirşenk) Bey’in;
Daha sonra Dahiliye Vekili Fethi (Okyar) Bey’in temasları;
Barışçı yolların kapalı olduğunu göstermişti.
Savaşa başvurmaktan başka çare kalmamıştı.
Başkomutan, Mustafa Kemal Paşa;
Daha 16 Haziran 1922 de İsmet Paşa ve Müdafaa-i Milliye Vekili Kâzım Paşa ile paylaşmıştı.
Mustafa Kemal Paşa, 30 Temmuz 1922 tarihinde Batı Cephesi Karargahının bulunduğu Akşehir’de;
Fevzi ve İsmet Paşalarla taarruzun ayrıntılarını saptamış;
Ankara’ya dönerek, 4 Ağustos 1922 ‘ de taarruz kararını Hükümet’e bildirmişti.
Milletvekillerinin bu bilgi husustaki onaylarını almış ve böylelikle Meclis’teki muhaliflerin, ordunun kıpırdayamaz durumda olduğu yönündeki olumsuz propagandalarına son vermişti.
Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa;
6 Ağustos 1922’de, ordularına gizli olarak taarruza hazırlık emrini vermişti.
14 Ağustos 1922’de, Türk ordusu birliklerini güneye ve cepheye doğru kaydırılmaya başlandı.
Bu geniş hareket büyük bir gizlilik içinde gerçekleşecek ve yaklaşık 100 000 kişinin, Afyon’un güneyinde toplandığını Yunan Ordusu’nun ruhu bile duymayacaktı.
Öte yandan, Mustafa Kemal Paşa da, cepheye gidişini herkesten gizlemişti.
Trenle hareket etmeyen Mustafa Kemal Paşa,
17 Ağustos’u 18’ine bağlayan gece otomobille gizlice “Ankara”’dan ayrılıp “Konya”’ya gitmişti.
21 Ağustos 1922 tarihli gazetelerde;
Mustafa Kemal Paşa’nın “Çankaya”’da bir çay partisi vereceği haberi vardı.
Oysa Mustafa Kemal, 20 Ağustos 1922’de Akşehir Cephe Karargâhı binasına intikal etmişti.
Mustafa Kemal Paşa;
Batı Cephesi Komutanına, 26 Ağustos 1922 sabahı düşmana taarruz edilecek emrini vermiştir.
20 Ağustos’u 21’i gece ise Batı Cephesi Karargâhı’nda Fevzi Paşa ve İsmet Paşa;
I. Ordu Komutanı; Nurettin (Konyar) Paşa
II. Ordu Komutanı; Yakup Şevki (Subaşı) Paşa, ile bir toplantı yaparak onlara harita üzerinde kısa bir bilgi vermişti.
Büyük Taarruz, stratejik ve aynı zamanda bir taktik baskını olacaktı.
Bu nedenle, yığınak ve tertibatın gizli kalması gerekiyordu.
Bütün harekât, gece gerçekleştirilecek, kıtalar gündüzleri köylerde ve ağaçlıkların altında dinlenecekti.
24 Ağustos 1922 de;
🎩 Başkomutanlık,
🎩 Genelkurmay Bşk.lığı,
🎩 Batı Cephesi Kom.lığı,
Karargahları, Akşehir’den taarruz cephesi gerisindeki “Şuhut” kasabasına getirildi.
25 Ağustos 2022 sabahı ordu Şuhut kasabasından muharebenin yönetileceği “Kocatepe”’nin batısındaki “Çadırlı” Ordugâh’a nakletti.
25 Ağustos 2022 akşamı Mustafa Kemal Paşa’nın emriyle;
Anadolu’nun İstanbul ve dış dünyayla her türlü iletişimi kesildi ve sınırlar kapatıldı.
25 Ağustos 1922 ‘ de I.Ordu Komutanlığınca, 26 Ağustos 2022 sabahı taarruza geçilmesi bütün birliklere bildirildi.
Mustafa Kemal Paşa, 25 Ağustos’u 26’sına bağlayan gece;
Başvekil Rauf (Orbay) bey ve TBMM İkinci Reisi Adnan (Adıvar) Bey’e;
26 Ağustos 2022 günü taarruzun başlayacağını bildirmişti.
26 Ağustos tarihinde, Yunan kuvvetleri şöyleydi;
🇬🇷 90 000 tüfek,
🇬🇷 1280 kılıç,
🇬🇷 3139 hafif makineli,
🇬🇷 1280 ağır makineli,
🇬🇷 418 top ve 50 uçak.
Türklerin, kuvvetleri de şöyleydi;
🇹🇷 85 000 tüfek,
🇹🇷 5282 kılıç,
🇹🇷 2025 hafif makineli,
🇹🇷 839 ağır makineli,
🇹🇷 323 top ve 10 uçak.
26 Ağustos hücumunda alınan sonuçlar çok umut vericiydi;
Çünkü düşmanın uzun süreden beri tahkim ettiği bir hat üzerinde bulunan;
🏇 Kalecik Sivrisi,
🏇 Belentepe,
🏇 Tınaztepe,
Gibi üç önemli yer ele geçirilmiş, ancak henüz cephe yarılamamıştı.
Tüm cephelerde, insanüstü çabayla süngü hücumu tarzında yeniden taarruza kalkacaktı.
30 Ağustos 1922 Çarşamba günü de taarruz kesin zaferle sonlanacaktır.

Fotoğraf:
Mustafa Kemal Paşa’nın günler geceler süren yorgunluğuna karşın;
Kocatepe’de kayalıklar arasında dalgın düşünceli yürüdüğü sırada orduda ydk. subay olarak bulunan fotoğrafçı Etem (Tem) Bey tarafından çekilen tarihi fotoğraf.
Sonradan renklendirildi.
🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Mustafa Kemal Atatürk’ün Büyük Taarruz ve Zafer süreciyle ilgili bilinen en çarpıcı sözleri şunlardır:
💨💨💨💨💨
HATTI MÜDAFAA YOKTUR SATHI MÜDAFAA VARDIR
O SATIH BÜTÜN VATANDIR
▪️▪️▪️
YA İSTİKLAL YA ÖLÜM
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

