Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
katliam

TÜRKİYE’DEKİ TARİKAT VE CEMAATLER – 4

0 6.274

TÜRKİYE’DEKİ TARİKAT VE CEMAATLER – 4

Cumhuriyet Döneminde tarikatlar

İlk olarak da, Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurarken,
“tarikatları neden kapatıldı” üzerinde duralım.

Evet…
Atatürk tarikatlara nasıl bakıyordu ve tarikatları neden kapatmıştı?
Başlayalım!

TEKKE NEDİR?

🔸Tarikat şeyhi ve ailesinin barındığı,
🔸İbadet ve törenler gibi tarikat etkinliklerinin yapıldığı,
🔸Şeyhin müritlerinin de kaldığı yapılardır.
🔸Çünkü tarikatlarda; bir dinsel öndere bağlanmak, esastır.
🔸Bağlananın, yani “mürit” olanın da toplumda “birey” olabilme şansı yoktur.

Akıl ve bilim temelli;
🔹Laik,
🔹seküler,
🔹uygar,

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde, Ortaçağ bağnazlığının kalıntısı tekke, zaviye ve medreselerin yeri yoktu.

***

Gazi Mustafa Kemal, 31.08.1925 tarihinde Çankırı’da yaptığı konuşmada da yine aynı konu üzerinde durur:

🔹Tekkeler kesinlikle kapatılmalıdır.
🔹Türkiye Cumhuriyeti, her alanda doğru yolu gösterecek güce sahiptir.
🔹Hiç birimiz, tekkelerin yol göstermesine muhtaç değiliz.
🔹Biz, uygarlıktan, bilimden, fenden güç alıyoruz ve ona göre yürüyoruz.
🔹Başka bir şey tanımayız.

ŞEYH SAİT İSYANI;

1925 başlarında patlak veren “Şeyh Sait İsyanı” da tekke ve zaviyelerin kapatılma sürecini hızlandırdı.

İsyan devam ederken, 4 Mart 1925 ’te
“Takrir-i Sükûn Kanunu” çıkarıldı ve ardından “İstiklal Mahkemeleri” kuruldu.
“Şeyh Sait İsyanı” sonrası yargılamalarda, tekkelerin “çağdaş Cumhuriyet” için tehdit oldukları anlaşıldı.
Doğu İstiklal Mahkemesi, tekke ve zaviyelerin “birer kötülük ve fesat ocağı” oldukları gerekçesiyle, bölgesindeki tüm tekke ve zaviyelerin kapatılmasına karar verdi.

30.11.1925’te 677 sayılı “Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Kapatılmasına ve Türbedarlıklarla Bir Takım Unvanların Yasaklanmasına İlişkin” kanun çıkarıldı.
Kanun 13 Aralık 1925’te yürürlüğe girdi.
Bu kanunla;
“cami ve mescitler” dışındaki tekke, zaviye ve türbeler kapatıldı.

Tarikatlar ile;
🔹şeyhlik,
🔹dervişlik,
🔹müritlik,
🔹dedelik,
🔹seyitlik,
🔹çelebilik,
🔹babalık,
🔹emirlik,
🔹nakiplik,
🔹halifelik,
🔹falcılık,
🔹büyücülük,
🔹üfürükçülük,
🔹muskacılık,
gibi eylem, unvan ve sıfatların kullanılması, bunlara ait hizmetlerin yapılması, bu unvanlarla ilgili elbise giyilmesi yasaklandı.

SONUÇ :

🔺Bu yasak kapsamında 773 tekke ve 905 türbe kapatıldı.
🔺Binaları “eğitim kurumu” olarak kullanılmak amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı’na devredildi.
🔺Bütün bunlar yapılırken tarihe, kültüre ve insana saygılı davranıldı.
🔺Kapatılan kurumlardaki tarihi, kültürel ve dinsel eserler korundu.
🔺Uygun binalar;
▪okula,
▪camiye,
▪müzeye, dönüştü.

Örneğin; Konya’daki Mevlana Tekkesi “müze” haline getirildi.

🔺Kapatılan tekke, zaviye ve türbelerdeki şeyhler ve türbedarlar mağdur edilmedi.
🔺 Ölünceye kadar tekkelerinde kalmalarına izin verildi.
🔺Maaş bağlandı veya iş bulunarak çalışmaları sağlandı.

 

Mustafa Kemal Atatürk, 1927 yılında Ankara’da yaptığı bir konuşmada, tarikatların kapatılması nedenini şöyle açıklar:
“Efendiler! Tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil, bilakis bu gibi yapılar din ve devlet düşmanı oldukları için yasakladık.”

Sonuçta Atatürk; tekke, zaviye ve türbeleri kapatarak Anadolu’daki en büyük bataklığı, “tarikat cemaat bataklığını” kurutmayı amaçlamıştı.

 

 

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x