SEVGİSİZLİKTEN ÖLÜYORUZ
Sorunlu bireyler evleniyor, ve anne baba oluyor.
En büyük bedeli de ödeyen hiç şüphesiz çocuklar ve yakınlar oluyor.
Anne olan hanımefendi zamanında baba ve annesinden yeterli ilgi, sevgi, şefkat, değer, takdir, onay görmemişse kendi vücudundan, kanından meydana gelen çocuklarına da, çocukluğunda elde edemediği bir şeyi veremiyor.
Baba olan beyefendi, çocukluğunda anne ve babasından yeterli duygusal destek, ilgi, sevgi, onay, merhamet görmemişse aksine şiddete meyilli, şefkatten yoksun bir babanın elinde büyümüşse çocuklarına da miras olarak şiddet, ilgisizlik ve sevgisizlik bırakabiliyor.
Oysaki; sevgi, muhabbet, aşk ve şefkatin bizleri yaşattığı.
Şiddet, sevgisizlik, öfke, kin ve nefretin bizleri yavaş yavaş çürüttüğü.
Ve…
Dar ve geniş dairede sorunlu bireylere dönüştürdüğü gerçektir.
Sevgi bütün duvarları aşan bir şey.
Sevgi insan zekasını büyüten bir şey.
Sevgi aslında almaktan çok vermekle ilgili bir şey.
Verebilen insan seviyordur.
Almayı hepimiz biliriz.
Almak kolay bir şeydir.
Ve pek çok aile patolojisinin kökeninde sevgisizlik var.
Yani biz insanların hikâyelerini dinliyoruz.
Bize şikâyetle gelen insanların bir kısmı ailede yaşadıkları yoğun sevgisizliğin ızdırabını, yankısını ileriki hayatlarında yaşadıkları için geliyorlar.
Mesela çok sevgisiz bir baba, ailenin üç diğer ferdini hasta edebiliyor.
Çok sevgisiz bir anne bütün çocukları ömür boyu sıkıntılarını çekecekleri izlerle yara izleriyle bırakabiliyor.
O yüzden eğer dünyada milyarlarca doları antidepresanlara harcamak istemiyorsak ailede sevgiyi doya doya vermeyi öğrenmeliyiz.
Ne yazık ki bizim toplumumuzda da şansız çocuklar var.
Aslında anne babası da şansızdı.
Büyük bir ihtimalle anne babanın anne babası da şansızdı.
Zincirleme giden bir sevgisizlik örgüsü hayatı çekilmez kılarak imtihanımızı zorlaştırıyor.
Çocuklarıyla sağlıklı iletişim, duygusal bağ kuramayan, çatışan, problemli ebeveynin en önemli şansızlıklarından biri;
Çocukluk döneminde anne babasından ya da ikisinden birinden yeterli ilgi, sevgi, değerli hissettirme besinini alamamasıdır.
İNSANI NE SIRTINDA NE DE OMUZUNDA TAŞIDIĞI YÜK YORAR.
ASIL YORAN ŞEY; YÜREĞİNDE TAŞIDIKLARIDIR.
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…