RUH GÖZÜ-ÜÇÜNCÜ GÖZ (1)
İnsan, iki gözle dünyayı görür.
Ama hakikati göremez.
Çünkü, iki göz;
🔸 Maddeyi görür.
🔸 Şekli görür.
🔸 Bedeni görür.
🔸 İsmi görür.
🔸 Sistemi görür.
Ama ruhu göremez…
Bu yüzden, insan çoğu zaman içinde yaşadığı hologramı gerçek zanneder.
Oysa gördüğü her şey sürekli değişmektedir.
Bugün var olan, yarın yok olur…
Bugün, sahip olduğun beden bile bir gün toprağa karışır.
Hakikat değişmeyendir.
Ve değişmeyen, tek şey “ruhtur.”
İşte bu yüzden, kadim öğretilerde “Tek Göz” çok önemlidir.
Çünkü, tek göz maddeyi değil, “özü” görür…
Perdenin arkasını görür.
Sistemin ardındaki, “ilahi zekâyı” fark eder.
Tasavvufta, buna “basiret” denir.
Ezoterizmde, “üçüncü göz” denir.
Kadim Mısır’da, “Horus’un Gözü” olarak anlatılmıştır.
Bugün ise birçok insan buna “epifiz bezi diyor.
Epifiz bezi sadece, biyolojik bir organ değildir.
O aynı zamanda, ruhsal algının kapısıdır.
İnsan tamamen maddeye saplandığında…
Sadece beden olduğunu zannettiğinde…
Sürekli;
🔹 Korku,
🔹 Arzu,
🔹 Hırs,
🔹 Öfke,
🔹 Haz,
Frekansında yaşadığında, bu merkez uykuya geçer.
Çünkü “epifiz” bezi, yüksek frekansla çalışır.
“Hakikate,” yaklaştıkça açılır.
“Yalana,” yaklaştıkça kapanır.
Peki ruh gözü nasıl açılır?
Önce insanın, içindeki gürültü susmalıdır.
Çünkü, hakikat bağırmaz;
Sessizlikte konuşur…
Sürekli dışarıya bakan biri kendini göremez.
Kendini göremeyen biri ruhunu hissedemez.
Ruhunu, hissedemeyen biri ise;
Hakikati, sadece kitaplarda arar.
Oysa, “kapı” insanın içindedir.
Ruh gözü;
💢 Tefekkürle açılır,
💢 Sessizlikle açılır,
💢 Yalnızlıkla açılır. 💢 Nefsini gözlemlemekle açılır.
💢 Az konuşup çok fark etmekle açılır.
💢 Kalbi kin, kibir ve sahte kimliklerden arındırmakla açılır.
Çünkü üçüncü göz, bir “bilgi” meselesi değildir.
Bir “frekans” meselesidir.
Ne kadar saflaşırsan;
O kadar, görmeye başlarsın…
Bir noktadan sonra, insan şunu fark eder;
Bu dünya,
🌠 Yalnızca bir “okul.”
🌠 İnsanlar “öğretmen.”
🌠 Olaylar “sınav.”
🌠 Acılar “uyandırıcı.”
Ve beden;
Ruhun “geçici kıyafetidir.”
İşte o zaman, iki göz kapanmaya başlar.
Ve tek göz, yavaş yavaş açılır…
Artık baktığında, sadece insan görmezsin.
“Enerjiyi” hissedersin.
Sözün arkasındaki, “niyeti” hissedersin.
Bir mekânın, “frekansını” hissedersin…
Bazı insanların, neden ruhunu “daralttığını” anlarsın.
Çünkü, ruh gözü açılan insan, artık şeklin arkasındaki “özü” görmeye başlar.
Ve en büyük sır şudur;
Epifiz bezinin açılması yeni bir şey kazanmak değildir.
Zaten içinde var olan, “ilahi görüşü” hatırlamaktır.
Çünkü insan hakikatte, bir beden değildir.
Beden deneyimi yaşayan “ruhsal bir varlıktır.”
Ve bu yaşam…
Ruhun kendini yeniden “hatırlama” yolculuğudur.

ÜÇÜNCÜ GÖZ
(epifiz bezi)
İçsel bilgeliği, sezgileri ve fiziksel dünyanın ötesini görme yeteneğini temsil eden manevi bir kapıdır.
💨💨💨💨💨
İKİ GÖZÜN GÖRDÜĞÜ SADECE DÜNYADİR
ÜÇÜNCÜ GÖZÜN GÖRDÜĞÜ İSE
“H A K İ K A T T I R”
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

