Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

KÜÇÜK ŞEYLER

0 5.905

KÜÇÜK ŞEYLER

Her sabah aynı saatte açarım dükkânı.

Saat yedi buçuk…

Fırıncılar bile yeni yeni tezgâh dizerken ben anahtarı çeviririm.

Burası İzmir’in eski semtlerinden birinde, küçücük bir kırtasiye.

Defter, kalem, silgi…

İnsanların “küçük şeyler” dediği ama çocukların dünyasında koca koca anlamlar taşıyan şeyler.

Altmış sekiz yaşındayım.

Hayatım boyunca, vergi fişimi sakladım, tartıda gram çalmadım, kimseyi dolandırmadım.

Ama on beş yıldır;

Her gün, aynı suçu işliyorum…

Yakalanırsam;

Ceza keserler, belki dükkânı kapattırırlar.

Ama bazı suçlar vardır ki, insanı ayakta tutar.

Ben fiyatları bilerek karıştırırım.

Beni kimse fark etmez.

Arka tarafta, raf düzenlerken görürler en fazla.

Gözlüklerinin üzerinden bakan, beli hafif kambur bir ihtiyar.

Ama ben hepsini görürüm.

🔸Okul listesine bakarken yutkunan anneleri.
🔸“Bu kalem şart mı?” diye çocuğa sormak zorunda kalan babaları
🔸Defterin sayfasını çevirip “idare eder” diyen çocukları.

Ve özellikle…

O kızı unutamam.

Bir eylül sabahıydı, okullar açılacak.

İçeri girdi, elinde buruşmuş bir liste.

Üzerinde geçen seneden kalma bir hırka.

Ayakkabısının, burnu açılmış, bantla tutturulmuş…

Sessizdi, çok sessiz…

Rafa gitti, matematik defterlerini inceledi.

En kalınını aldı, sonra yerine koydu.

Orta kalınlıktakini aldı, baktı…

En inceyi seçti.

Kalemlere baktı…

Renkli olanları değil, en sade, en ucuzu.

Kasaya geldi.

–“Bunlar yeter mi?” dedi kısık sesle.

Listede daha üç kalem, bir resim defteri eksikti.

–“Yeter,” dedim.

–“Zaten bu sene müfredat değişti.”

Yalandı…

Hesapladım normalde 180 lira tutuyordu.

–“75 lira,” dedim.

Başını kaldırdı;

–“Geçen gün daha pahalıydı,” dedi.

–“Bugün öğretmen indirimi var,” dedim.

–“Sen öğretmen çocuğusun.”

Gülümsedi.İlk defa…

Parayı verdi.Poşeti uzattım ama yetmedi.

–“Dur,” dedim.

–“Resim defterini unutmuşuz.”

Rafa gidip en kalın, en beyaz defteri aldım.

Poşete koydum.

–“Bu da hediyem,” dedim.

–“Çok çiz…”

Gözleri, doldu ama ağlamadı.

Çünkü, bazı çocuklar erken büyür.

O günden sonra da, bu işler böyle gitti…

– “Silgin biraz erimiş, yenisini al.”

– “Bu kalemin ucu kırık, diğeriyle değişelim.”

– “Defterin kapağı çizik, yarı fiyat.”

Kasada açık çıkınca, ben tamamladım.

Kapanışta eksi görünce “fire” yazdım.

Bir gün dükkân doluyken bir adam yaklaştı.

— “Beni hatırladınız mı?” dedi.

Üzerinde, takım elbise vardı.

Elinde bir dosya.

Tanıyamadım…

— “On sekiz yıl önce,” dedi,

Bana;

— “Bu kalem yazmıyor” deyip yenisini vermiştiniz.

— “Aslında yazıyordu.”

Gülümsedim…

–“Ben o gün ilk kez sınava girerken kendimi eksik hissetmedim,” dedi.

— “Şimdi öğretmenim…”
Masaya bir zarf bıraktı.

— “Okuluma gönderilen çocuklar için,” dedi.

— “Bazen kalemden çok, utanç kırılır.”

Gitti…

O günden sonra bazı müşteriler fiyat sormaz oldu.

–“Fazlası kalsın,” diyenler çoğaldı.

Kimse konuşmadı ama herkes bildi…

Burası, bir kırtasiye değil artık.

Burası, sessiz bir denge yeri…

Ben hâlâ yalan söylüyorum;

— “Defolu.”

— “Eski seri.”

— “Yanlış etiket.”

Çünkü çocuklar, eksik defterle değil…

Eksik onurla zor büyür.

Ve şunu öğrendim;

Bir ülkeyi fakirlik yıkmaz.

İnsanı,  utanarak büyümek yıkar.

Allah, bir çocuğu kasada başını eğdirmeyenin ömrünü uzatsın.

Görmeyene göz, bilmeyene vicdan versin.

 

 

YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

TOPLUMUN GELİŞMESİ İÇİN EN GÜZEL BAĞDIR…

Arthur Kesler

 

 

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

 

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x