Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
katliam

İZMİR’DEN 6.9 LUK BİR DEPREM GEÇTİ

6.756

30.10.2020 tarihinde 14.51 de 6.9 şiddetinde merkezi Yunanistan-sisam olan depremi yaşadık.
İzmir’in yaşadığı bilinen en şiddetli depremlerden biriydi diyebilirim. Kent adeta korku çemberi içinde
kaldı. İnsanlarda depremden kaynaklanan panik atak depresyonları çığ gibi açığa çıktı.
Yapılan resmi açıklamalarda 1500 civarında hasarlı bina oluştu. 114 can enkaz altında kalarak hayatını
kaybetti. Her zaman olduğu gibi ateş düştüğü yeri kor gibi yakıp geçti. 160 civarında yurttaş
hastanelerde yatmaktadır. Ruhsal depresyondan bahsetmiyorum bile!

Başta İzmir Büyük Şehir binası olmak üzere bir sürü resmi bina ağır hasar neticesinde iş göremez
duruma gelerek boşaltılmıştır. İnsanlar sokaklarda, çadırlarda bu zor günleri atlatmaya çalışıyorlar.
Can kayıplarının dışında iş kayıpları ve sosyal yaralar çığ gibi açılmış olup büyümektedir.
Her şeye rağmen İzmir müthiş bir dayanışma örneği göstererek yaşamı kolaylaştırmak adına
kilitlenmiştir. Bu duygunun tarifi olamaz. Üç-beş insan bir araya gelip kiraları, iç donanımları
karşılayarak evler tutular. Depremde zarar görmüşleri geçici de olsa sıcak yuvaya kavuşturduklarını
bizzat yaşayarak şahit oldum. İyi ki İzmirliyim dedim.

Belediyeler hiç ayrım yapmaksızın hepsi de müthiş dayanışma ve yardım seferberliği başlattı. Başarı
ile mağdurlara ulaştırdı. Hepsini devrimci ve İzmirli yüreğimle kutluyorum.
Deprem kuşağında yaşayan bir kentte yaşıyoruz. Yaşadığımız deprem bazı gerçekleri yüzümüze tokat
gibi vurdu. Ders aldık mı? Hayır! Deprem öldürmez hatalı yapılar insanları öldürür sözünü bu
depremde bir kez daha yaşadık. Yıkılan binaların hatalı yapımlarının dışında bazı iç kolonların kesildiği
iddiaları korkunç ötesi bir şeydir. Düşünmek bile insanın içini ürpertiyor!

Gelelim bir başka konuya; Kimsenin dokunmak istemediği fakat hayatın bir gerçeğinden bahsetmek
istiyorum. 1218 sokak yani Yenişehir’de Genel ev olarak adlandırılan yerden bahsedeceğim. Bir dram
da orada yaşanmaktadır. Pandemi yani Corono 19 virüsü nedeniyle kadın beden emekçileri
çalışamamaktadırlar. Uzaktan yarım iş günü çalışma gibi bir opsiyonları da yok. Onlarında bir hayatı,
geçim dertleri, elektrik, su, doğalgaz, ev kirası, gıda, yemek gibi insani ihtiyaçları olduğunu hiç
düşündünüz mü? Aileleri , bakmakla yükümlü çoluk çocuklarının olduğu hiç aklınıza geldi mi? Birde
üstüne üstlük çalışmakta oldukları ama bu dönemde çalışamadıkları binaların, iş yerlerinin kiraları
omuzlarında dağ gibi yükselmektedir. Onlarda insandırlar. Hayatın zorluklarını toplumdan dışlanarak
kendi iç dünyalarında onurları ile yaşamaktadırlar. Bu konularda ki onursuzluğun yorumunu yapanlara
söyleyeceğim tek şey AYNAYA BAKMANIZDIR. Onursuzu orada mutlaka görürsünüz! Benim nezdimde
orada çalışanlar beyinlerini kiraya vermiyorlar. Sadece bedenlerini kiraya veriyorlar. Beyinleri
tertemiz ve lekesizdir.

Pandemi, ardından deprem derken hayat gittikçe zorlaşıyor. 18 yıllık mevcut AKP iktidarı ne yazık ki
dar gelirliye dönük icraatlarını tabana yayamıyor. Askıda ekmeği gündeme getirmek bile tek kelime ile
aymazlıktır. Dolarla maaş alıyorsun diyen bir damat bakanı da bu ülke görmüş oldu! Evet, dolarla
maaş alınmıyor ama döviz kurunun yükselmesi ile hayatın tamamına zamlar sağanak şekilde yağıyor.
Aziz Nesin lik bir toplum olduk çıktık vesselam.

Kısacası sevgili okurlarım hayata ve yaşama empati ile bakabileceğimiz günlere ulaşabildiğimizde
inanın yaşam daha anlamlı bir hale gelecektir. Yargılamaktan çok çevremizi anlayan duygularla
irdeleyebilsek sanki biraz daha mutlu oluruz gibi geliyor bana!

Sağlıcakla kalın sevgili düşünen beyinler. Mutluluk yaşam pınarlarınızda daim olsun.

ARAŞTIRMACI-GAZETECİ : TURAN ÇATAL

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.