İZMİR, TÜRKİYE’NİN AYDINLIK YÜZÜ…
İzmir egenin incisi Dünyanın gözbebeği muhteşem şehrimiz, her zaman Türkiye’nin yüz akı olmuş nadide kentlerimizden biridir, ancak İzmir’li hemşehrilerim, duygusallıkla abartarak bir sürü maddelerle onlarca ilkin yaşandığı yer olarak araştırmadan kulaktan dolma söylemlerle sosyal medyada laf kalabalığı yapmaktadır, evet bir çok ilke imza atmış bu kentte doğmuş ve ekmeğini yemiş bir sanatçı ve araştırmacı yazar olarak, işin gerçeğini anlatmak istedim.
TARİHTE İLK KADIN EYLEMİ
Kadifekale, Tilkilik, Namazgah ve Damlacık mahallelerinde yaşayan kadınlar, ekmek fiyatlarına yapılan zammı protesto etmek için sokaklara döküldü.
Erkeklerin protestosunun sonuçsuz kalması üzerine eylemi devralan kadınlar, 3 gün boyunca sokaklarda direndi.
Bu güçlü direniş sayesinde yetkililer geri adım attı ve ekmek zammı geri çekildi, bu eylem 1828 yılında kadınlar tarafından yapılmış ilk eylemdir.
TÜRKİYE NİN İLK İKTİSAT KONGRESİ
Türkiye’nin ilk İktisat Kongresi, savaştan yeni çıkmış ülkenin ekonomik bağımsızlık rotasını çizmek için 17 Şubat – 4 Mart 1923 tarihleri arasında İzmir’de toplanmıştır.
Kongreye çiftçi, tüccar, sanayici ve işçi kesiminden toplam 1135 delege katılmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde toplanan kongrenin başkanlığını Kazım Karabekir yapmıştır.
Kongrede yabancı tekellerin kaldırılması ve yerli üretimin desteklenmesi gibi ilkeler kabul edilmiştir.
TÜRKİYE DE BASILAN İLK PİYANGO
1887 yılı başlarında İzmir Islahhanesi’ne yardım ve hapishanede bir sanayi hane inşası için, Defterdar Kadri Bey Padişahtan izin alarak bir piyango düzenleme girişiminde bulunmuştur.
1889 Şubatında yine Islahhane yararına bir eşya piyangosu tertip edilmiş ve ödül olarak Islahhane mamulatından değerine göre 15 sınıf eşya konulmuştur.
Birinci ikramiye 15.500 kuruş kıymetindedir. Piyango 28 Nisan 1889’da valinin huzuronda çekilmiştir. Herbiri bir çeyreklik (yani Mecidiye çeyreği, 5 kuruş) altı büyük kupürden oluşan altı bin bilet satıldığı hesaplanmaktadır.
Vali Halil Rıfat Paşa Padişah II. Abdülhamid’ den izin alarak, yine Islahhane yararına, 14 Mart 1890′ da başlamak üzere 12 aylık nakit para ödüllü bir sınıf piyangosu tesis etmiştir.
TÜRKİYE NİN İLK ULUSLARARASI FUARI 1936
İzmir’de fuarcılık, yerel bir sergiden uluslararası bir organizasyona şu aşamalardan geçerek dönüşmüştür:
1923 – Numune Meşheri: İzmir İktisat Kongresi ile eş zamanlı olarak Hamparsomyan Binası’nda açılan ilk yerli ürünler sergisidir.
1927 – 9 Eylül Sergisi: Mithatpaşa Sanat Enstitüsü’nde açılan ve modern fuarcılığın ilk örneği sayılan organizasyondur.
1934 – İzmir Beynelmilel Panayırı: Fuarın ilk kez “uluslararası” (beynelmilel) sıfatını aldığı dönemdir.
1936 – Kültürpark ve İEF: Behçet Uz döneminde kurulan Kültürpark alanında, ilk kez “Arsıulusal İzmir Fuarı” (İzmir Enternasyonal Fuarı) adıyla bugünkü formuna kavuşmuştur.
TÜRKİYE DE OYNANAN İLK FUTBOL MAÇI 1877
Modern futbol, Türkiye’de 19. yüzyılın sonlarında oynanmaya başlandı.
Dönemin anlayışına göre futbol İslam gelenekleriyle bağdaşmadığından bu spor dalının öncüleri Müslüman olmayan azınlık mensuplarıydı.
Özellikle İzmir ve Selanik’teki Rum, Ermeni, İngiliz ve İtalyan asıllılar, kendi aralarında kurdukları takım ve kulüplerde futbol oynamaya başladılar.
1875 yılında Selanik’te, 1877’de (Bornova )İzmir’de futbol, azınlıkların oynadığı, Müslümanların da seyrettiği bir oyun olarak dikkati çekti.
İzmir’de Giraud, Chernaud ve Whittal aileleri futbolun öncüleri oldu.
1894’te İzmir’de kurulan Football Club Smyrna (İzmir Futbol Kulübü), 1906 Ara Olimpiyatlarına katıldı ve Danimarka takımının ardından ikinci oldu.
İzmir’de futbolun öncülüğünü yapanlardan James La Fontaine, 1889’da İstanbul’a yerleşti.
TÜRKİYE DE İLK KURULAN KÖY TİYATROSU 1932 BADEMLER
Kuruluş Yılı: İlk oyunlar 1930’ların başında sahnelenmeye başlamıştır.
Resmî kaynaklara göre Türkiye’nin ilk modern köy tiyatrosudur.
Kolektif Üretim anlayışıyla, Oyuncuların tamamı köy halkıdır.
Sahne kurulumundan kostüme kadar her aşamada köy sakinleri görev alır.
Tiyatro Binası: Köyde oyunlar ilk yıllarda köy meydanında oynanırken, 1969 yılında köylülerin kendi imkânlarıyla inşa ettiği modern bir tiyatro binasına kavuşmuşlardır.
Kuruluşundan bu yana kesintisiz olarak oyun sahnelemeye devam eden köklü bir sanat kurumudur.
Kısaca bu başlıklar altında topladığım tarihi kayıtlara geçmiş bilinen ilkler İzmir için çok önemli olmakla beraber, Türkiye’nin diğer illerinde yaşanılan tarihsel süreçlere zarar verecek hikayeler uydurmak aslı astarı olmayan yakıştırmalarla metiyeler düzmek en başta bu kentte doğmuş ve halen yaşayan bizlere yakışmaz, elbette yüzünün her zaman batıya dönük olmasının modern yaşamı benimsemesinin, sebeplerini de ayrı bir yazıda izah etmekte yarar görüyorum.
Sevgilerimle..
Haşmet GÜRBÜZ
Genel Sanat Yönetmeni
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…
