HURAFELER DİNİN TEMELİ OLABİLİR Mİ ?
“Spinoza” isimli bir filozof 38 yaşındayken büyük bir savaş başlatır.
Felsefe ile dinin, uzlaşamayacağı tek bir ortak düşman ilan etti:
— “Hurafeler dinin temeli olabilir mi?” diye sordu.
Bu hususta, Tanrı’ya ihtiyaç vardı ve öyle de yaptı.
Spinoza, yayıncısının korkudan adını basamadığı kitapla;
Kilisenin ve devletin kutsal saydığı ne varsa “hedef” alır.
Tanrı’nın gönderdiği din;
🔸 Hesap soran,
🔸 Cezalandıran,
🔸 Korkutan,
Bir “tiran” olamazdı…
Bunun yerine;
🔹 Erdemin,
🔹 Bilginin,
🔹 Hoşgörünün,
Ta kendisiydi…
Dindar, “aklı” dışlayamazdı.
Düşünceler, devletin dahi müdahale edemeyeceği bir “kutsallık” barındırıyordu.
Aklın dışlanması demek hurafelerden beslenen bir “din uydurmak” demekti.
Oysa Spinoza;
💢 “Tanrı”,
💢 “Akıl”,
💢 “İnanç”,
Denkleminde tam bir “bütünlük” görüyordu.
Tanrı; “saf akıl…”
İnsan ise ; o aklın cevheriyle var olmuş bir “akıldı.”
Hurafelere zaman ayıracak vakti yoktu…
Bu söyledikleri, dönemin ruhban sınıfını rahatsız etti.
Ve saldırıya uğradı…
Kalbine bıçak fırlatıldı, ama kurtuldu…
Suçu;
“Hurafeler, dinin temeli olabilir mi?”
Diye sormaktı…
Sahi..!
Olabilir mi?

Spinoza’ya göre hurafeler “dinin temeli” değil;
▪️ Korkunun,
▪️ Cehaletin ürünüdür.
Gerçek din “akla” dayanır.
💨💨💨💨💨
KORKU HURAFELERİN ANASIDIR…
AKIL YOK OLUNCA HURAFE DİN TAHTINA GEÇER…
TANRI AKILLA VE SEVGİYLE BULUNUR…
SİZCE TANRI SEVGİSİ Mİ…TANRI KORKUSU MU…
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…
