Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
Halkın Cumhurbaşkanı
ÇALDILAR

HAYDİ ABBAS…

0 5.754

HAYDİ ABBAS…

Yıl 1941…
Cahit Sıtkı askerliğini yedek subay olarak yapmak üzere Balıkesir Edremit Burhaniye’de bulunan birliğine gider.
O yıllarda yedek subay sayısı az olduğundan her yedek subaya emir eri verilmektedir.
Birliğine gittiğinde bölük yazıcısından künye defterini ister.
Sırayla isimlere bakmaktadır bir isim dikkatini çeker.
Abbas oğlu Abbas, sakat çolak eli yüzünden çürüğe ayrılmış biridir Abbas.
Talim bitiminde askerin yanına gönderilmesini ister.
Öğle saatlerinde kapı çalınır.
Karşısında civan mert yiğit biri selam çakıp;

–“Abbas oğlu Abbas,Emret komutan!..” der.
Aralarında söyle bir konuşma geçer.
–“Nerelisin?”
–“Memleket Mardin, kaza Midyat komutan.”
–“Sen benim emir erim olur musun?”
–“Sen bilir komutan!..”

Askere eşyalarını toplamasını ister ve kendi evinin altındaki boş yere taşınmasını ister.
Zamanla askerin zekiliği ve sıcakkanlılığından etkilenir.
Abbas,her sabah erkenden kalkar Cahit Sıtkı’ya kahvaltı hazırlar.
Öğle yemeğini,sormadan hazırlar…
Tüm ihtiyaçlarını karşıdan bir istek gelmeden düşünüp yerine getirir.
Erkenden kalkıp,Cahit Sıtkı’nın kıyafetlerini ütüler, hazırlar ve evin temizliğini yapar.
Akşam olunca,Cahit Sıtkı’nın sevdiği yemek ve mezeleri hazırlar.
Zamanla,aralarında komutan asker ilişkisinden daha güçlü bir dostluk bağı oluşur.
Bu saf ve temiz Anadolu çocuğundaki sadakat ve temiz yürekten etkilenmiştir Cahit Sıtkı.
Zaman zaman karşısına alıp derleşirken bu Anadolu çocuğunun ruhunda gizli şeyleri keşfeder.
Akşamları rakı sofrası kurup en güzel kızartma ve mezeleri hazırlar Abbas.
Aralarındaki,duygu bağları güçlenir.
Böyle bir keyf gecesi akşamında alkollü Cahit Sıtkı sorar;

–“Sen İstanbul’u bilir misin Abbas?”
–“Bilir komutanım.”
–“Orda bir Beşiktaş var bilir misin?”
–“Bilir komutan.Ben orda acemi birlikteydim.”
–“Orda benim bir sevgilim var.

Sen bana kaçırıp onu getirir misin?”

–“Elbet komutan!”
Sabah olur Cahit Sıtkı bakar ki, Abbas yeni asker kıyafetlerini giymiş traş olmuş hazırlanmış.
Cahit Sıtkı sorar;

–“Hayırdır Abbas neden böyle hazırlık yaptın?”
–“Ben istanbula gidecek komutan!..”
–“Ne yapacaksın sen İstanbul’da?”
–“Sen söyledi bana.Ben gidecek sana Sevgiliyi getirecek!..”

Gözlerindeki hüznü ve gözyaşlarını gizlemek istercesine arkasını dönüp kapıyı çarpar ve çıkıp gider Cahit Sıtkı.
Fakat bu mert askerin, yüreği sevgi dolu Anadolu çocuğunun samimiyeti ve sıcaklığından duygulanır.
Akşam olur…
Ağaç altında rakı sofrası kurdurur ve Abbası karşısına oturtur.
Birlikte yer içerler ve Cahit Sıtkı o meşhur şiirini kaleme döker…

***

Haydi Abbas,
vakit tamam;
Akşam diyordun,
işte oldu akşam…

Kur bakalım,
çilingir soframızı;
Dinsin artık,
bu kalp ağrısı…

Şu ağacın,
gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.

Aya haber sal,
çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.

Bas kırbacı,
sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye ve zamana…

Katıp tozu dumanı,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,

Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan…

 

Cahit Sıtkı TARANCI

 

Cahit Sıtkı Tarancı
Doğum : 4 Ekim 1910 Diyarbakır
Ölüm : 12 Ekim 1956 Viyana

Türk şair, yazar ve çevirmendir.
Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önde gelen şairlerinden biridir.

“Otuz Beş Yaş” şiiriyle özdeşleşen Tarancı;
“Sanat için sanat” anlayışına bağlı kaldı.

Şiirlerinde en çok yaşama sevinci ve ölüm temalarına yer verdi.
Ayrıca yitik aşklar, mutlu sevdalar, yalnızlık, yaşadığı bohem hayatın buruklukları, çocukluk özlemi konulu şiirler yazdı.
Birçok şiiri, farklı bestekârlar tarafından bestelenmiştir.

 

 

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

0 0 votes
YAZI PUANI
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x