Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

HAKİKÂTİN EFENDİSİ YOKTUR

0 5.910

HAKİKÂTİN EFENDİSİ YOKTUR

 

M.S. 2.yüzyıl…

Stratonikeia’nın sabah ışığı mermer sokaklara ince bir tül gibi düşerken, gymnasion’un kapısı her zamanki gibi ilk açılan yerdi.

Kapının gıcırtısı, öğretmen Didaskalos Menandros’un sesine karışırdı.

“Eğitim (Paideia) insanın içindeki tanrısal ateşi uyandırma sanatıdır.”

Menandros’un şehirde itibarı vardı ama güç sahiplerinin gözünde çok tehlikeliydi.

Çünkü o, çocuklara sadece okuma-yazma öğretmez;

“Adaleti tanırken kralların bile hata yapabileceğini” anlatırdı.

Anadolu’nun, bu eski kentinde bile;

Hakikatin efendisi yoktu.

Hakikat, sadece öğrenilirdi…

Bu yüzden Menandros, tanrıların bile hoşuna giden bir çeşit özgürlük kokardı.

Bir gün zengin toprak sahibi Kleidemos, şımarık oğlu Philon’u kolundan tutup getirerek kapıya dikildi.

–“Menandros” dedi.

–“Oğlumu diğerlerinden üstün tut.

Ona daha fazla ilgi göster,
diğerlerinin içinde onu öv.

Benim oğlum seçkindir.”

Menandros’un cevabı taş kadar sert oldu.

–“Erdem soyda değil, çalışmada yeşerir.”

Bu cümle Stratonikeia’nın tam ortasına düşen bir kıvılcımdı…

Kleidemos öfkelendi, şehir meclisine şikayet etti, öğretmenin maaşını kestirdi.

Onun yerine dalkavuk bir “öğretmen” getirilmek istendi.

Ama çocukların gözleri, o gün ilk defa başka bir şeyi fark etti.

Hakikat korkutulabilir, ama eğitilemez…

Şehrin gençleri gymnasion’un kapısına gelip diz çöktüler.

–“Biz başka öğretmen istemiyoruz” dediler.

–“Biz, bilgiyi satın alınamayacak bir şey olarak öğrendik.”

Bunun üzerine Stratonikeialılar tarihlerinde çok ender görülen bir karar aldılar.

Didaskalos Menandros’un görevine geri dönmesi ve hiçbir zenginin öğretim işine müdahale etmemesi için bir şehir kararnamesi (psephisma) çıkarıldı…

Bugün o karar bir mermere şöyle kazındı.

“Bu kent, öğretmenin erdemine kefildir.
Hiçbir güç, bilgeliğin yoluna gölge edemez.”

Menandros göreve döndü.

O gün dersine “bilgelik” kelimesiyle başlamadı.

Çocukları şehrin kapısına götürdü ve dedi ki;

–“Bakın, hiçbir kapı kendinliğinden açılmaz.

Ama eğitimli bir zihin, dünyanın tüm kapılarını açar.”

Ve efsane böyle yayıldı.

Neredeyse iki bin yıl önce Anadolu’nun bir kentinde “öğretmen dokunulmazdır” denirken;

Bugün bir öğretmen;

🔸 Geçim derdiyle,
🔸 Atanma çilesiyle,
🔸 Siyaset gölgesiyle,

Boğuşuyor…

Menandros’un;

–“Erdem soyda değil, çalışmada yeşerir” sözü, çağları delip geçiyor.

Biz ise hâlâ erdemin değil, torpilin kapısında sıra bekleyen bir ülkeyiz…

Stratonikeia’da bir öğretmen kenti ayağa kaldırmıştı…

Bugün, Türkiye’de öğretmenin ayağa kalkabilmesi için;

Devletin ve toplumun ona omuz vermesi gerekiyor.

 

ÖĞRETMENLER EGEMEN SINIFLARIN EMİR KULU

YA DA

YÖNETİCİ TABAKALARIN ÇOCUK AVUTUCULARI DEĞİLDİR…

Fakir Baykurt

 

 

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

 

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x