EMEKLİ EMEKLEMEYE DEVAM !…
Emekli denilince aklınıza ne geliyor önce onu açıklamakta yarar var.
Emekli kelimesi topluma göre,yasalara göre belirlenmiş olan çalışma süresini dolduran ve yaşlılık, hastalık gibi bir nedenle işiyle ilgisi kesilerek kendisine bir çalışma karşılığı olmaksızın aylık bağlanmış olan (kimse)dır.
Bu süreç ülkemizde sadece yaşlılık yada hastalık nedeniyle işi bitmiş bir kenara atılmış bireyler bağlamında yürümemektedir, son demde söz konusu olan EYT(Emeklilikte yaşa takılmış)liler 43-45 yaşında sapasağlam eli ayağı tutarken fiziken dinç durumdayken emekli olmuşlardır.
Söz konusu durumda her ne olursa olsun devlet tarafından bir kuruma bağlı olarak
kamudan emekli olmuşlara, Devlet kapısından emekli oldukları için ‘memur emeklisi’özel kurumdan emekli olanlara’ SGK emeklisi’,kendi işyerinde işveren konumunda çalışıp emekli olanlara ‘Bağkur emeklisi’ denmektedir.
Sistem daha fazla ayrıntılı bir çok bürokratik ikilem içinde boğulmuş kalmıştır,ülkede ki hiç bir iktidar söz verdikleri gibi bunu düzeltmek adına tek bir çatı altında toplayamamaktadır.
Durum böyle olunca vatanında çalışarak ülkeye katkı vermiş,ister asker olsun,ister polis,isterse öğretmen yada işçi olarak ter dökmüş vergisini kuruşuna kadar ödemiş vatandaşlar,tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi,siyasi otorite bürokrasisi tarafından belirlenmiş olan şartlara ve kanunlara göre emekli olmuşlardır.
Artık bu ayrıma bakarak, bir ülkede ki asgari geçim şartlarına göre maaş almaları sosyal devlet anlayışına göre farklılık göstermemelidir.
Çalışırken her bir vatandaş statüsüne,kariyerine,rütbesine,kademesine,okul durumuna ve tüm diğer farklılıklarına göre zaten farklı maaşlar alarak yaşamını sürdürmüş ve sonunda emekli olmuştur.
Bu şartlarda emekli olan bir vatandaşın günün koşullarına göre asgari geçim şartlarında en düşük emekli maaşı olarak asgari ücret ne tespit edilmişse o ücreti net olarak alma hakkına sahip olmalıdır.
Bu her yıl hükümetin elinde siyasi karara bağlanan oy devşirme sopası olmaktan mutlaka kurtulmalı,hangi parti başa gelirse gelsin,ülkeyi kim yönetirse yönetsin,siyasi oyunlardan ayrışmalı insanların rızkını asgari geçinebilme şartlarını insanca yaşama haklarına bağlamalıdır.
Ülkemizde son demde,en düşük emekli maaşı memur emeklisi için 22.000 tlye çıkarken işçi emeklisi hala 5.000 ve 7.500 tl maaşa açlığa teslim edilmiştir.
Her iki farklı kurumdan emekli olmuş vatandaşlar, bu ülkenin evladı değil mi?
Memur emeklisi daha üst sınıf vatandaş yada daha vatansever olup,işçi emeklisi 3.sınıf vatandaş mı?
Yada daha az mı vatansever ?..
Madem memur emeklisini sürekli koruma güdünüz var,bari en düşük emekli aylığı SGK emeklileri için,o yıl başında tespit edilen asgari ücretin net tutarı kadar tespit edilmeli diğer yılda 2 kez verilecek bayram ikramiyesi de birer maaş olarak bu vatandaşlarımıza ödenmelidir.
Emekli dediğimiz yaş almış vatandaşlarımızın bir lokma yiyecek için yalvarır hale getirmek,sağlık giderlerinin zaten ay ortasında biten maaşlardan kesintiye uğratılması,ilaç ve muayene katkı payı diye didik didik edilen maaşından kesilmesi bu günün çalışanı olup,yarının emekli adayı siyasetçilere yakışan bir davranış değildir.
Bir ülkenin refah seviyesi kültür ve eğitimde geldikleri yeri gösteren en önemli
gösterge,zamanında çalışarak ülkelerine hizmet etmiş vatandaşlarına eşit ve adil
davranarak,onları yaşamlarının son demine kadar kimseye muhtaç etmeden sağlıklı yaşatmalarıyla doğru orantılıdır.
Daha adil yaşam şartlarının sağlandığı bir Türkiye özlemiyle,sevgi ve saygı içinde doğduğumuz topraklarda nefes alabilme dileğimle…
Sevgilerimle..
Haşmet GÜRBÜZ
Genel Sanat Yönetmeni
