Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
Halkın Cumhurbaşkanı
ÇALDILAR

ÇOCUKLARI HAYATA HAZIRLAMAK – 3

0 3.637

ÇOCUKLARI HAYATA HAZIRLAMAK -3

“Çocuğuma kıyamıyorum” derken nelere kıydığımız konusunda bir ufuk turu yapmak isteyenler; “pre-mortem otopsiye”
yazıyı okuyarak katılabilirler.

“Çocuğunuzun mutlu olmasını neden istiyorsunuz? diye sorulan soruya alınan cevaplar büyük çoğunlukla;

–“Başarılı olsun…”,
–“Rahat bir hayatı olsun” şeklinde olur.
Kısacası ilk olarak, mutluluktan anlaşılan “rahat bir hayat”…
Bunun ötesinde ikinci düzeydeki mutluluk, kişinin yaptığı işte zamanı unutmasıyla gerçekleşir.
Buna psikologlar, “akış hali” derler.
Çetin Altan’ın gençliğimde okuduğum bir yazısındaki ifade bana rehber oldu.

“İnsanın bir işi,
yaparken aldığı zevk,
o işten kazandığı
parayı harcarken
aldığı zevkten fazlaysa, o gerçek mutluluktur”.

İşte bu daha farklı…

Üçüncü düzeyde mutluluk da kendi dışındaki dünyaya kendini borçlu hissedip, insanlara veya bir konuya hayvana, doğaya emek vermesiyle olur.
Bu düzeydeki mutluluk, “kendini aşan amaca hizmet etmekle” mümkündür.
Kendini aşan bir amaca hizmet, din aracılığı ile olacağı gibi, biraz önce belirttiğim gibi din dışı yollarla da olabilir.
Günümüzde çocuklar, sınav başarısı ve bu başarının getirmesi beklenen hayat başarısı ekseninde yetiştiriliyor.
Çocuğumuza sınav ve hayat başarısını nasıl tanımlıyorsak,
onun yaşamında da bu tanım para kazanmak ve mevki sahibi olmak olarak biçimleniyor.
Genelde çocuklarımıza, “vicdan ve erdem” kazandırmak için çaba sarf etmiyoruz.

“Erdem” dediğim zaman bile aslında çok soyut bir şey söylüyorum.

Belki eski kavram haliyle söylemem doğru olur.

Çocukların fazilet kazanmasına ihtiyaç var.

Fazilet kavramı,
“fuzuli” den geliyor.

Bir başka ifadeyle “olması şart olmayandan” kaynağını alıyor.
İşte bu; “olması şart olmayan” şeyi kazandırmıyorsak, o zaman ister istemez;

🔸Maddi değerler peşinde koşan,
🔸Dışsal motivasyonla yaşayan,
🔸Kendini dünyanın merkezi zanneden,
🔸Nedeni belli olmaksızın dünyadan kendini hep alacaklı gören,
🔸Hakkının yendiğine inanan gençler,

yetiştirmiş oluyoruz…
Bu durum;

🔸Tüm yaşamda,
🔸Evliliklerde,
🔸İş yaşamında,
🔸Her yerde,

kendini gösteriyor.

🔸“Ben tekim…”,
🔸”Biriciğim…”,
🔸”Özelim…”,

diyen gençler bir araya geldiğinde oluşan toplulukta yaşam uyumu sağlanamıyor.
Ve sürekli doyumsuzluk yaşanıyor.
Hiç şüphesiz hepimizin;

🔸”Sevgiye…”,
🔸”Paraya…”,
🔸”İtibara…”,
🔸”Güce…”,

ihtiyacı var, ancak bunları hak etmek kaydıyla…
Hak etmemiz gerektiğini düşündüğümüz zaman,
hayata ve yaşadığımız dünyaya karşı sorumluluklarımız hatırlamaya başlarız.

PRE-MORTEM Tekniği

Bir hedefimizin, Bir amacımızın, Bir projemizin,
Başarısızlıkla; sonuçlanmasının önüne geçebilecek çok etkili ve çok güçlü bir tekniktir.

Bir proje yanlış gittiğinde, yönetici nedenini analiz etmek ve bir dahaki sefere işlerin iyi gitmesini sağlamak için bir,
“otopsi sonrası” araştırma yapacaktır.

Tersine; Pre-Mortem yaratıcılık tekniği, olaydan önce problemleri tahmin etmede kullanılır,
böylece önlenebilirler.

Bu “olumsuz düşünme” olarak algılanabilir.
Ancak tam tersine, daha olumlu bir sonuç elde edilmesine yardımcı olacaktır.

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

0 0 votes
YAZI PUANI
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x