BOŞLUKTA UÇAN ADAM (FLYİNG MAN)
İbn-i Sina’nın meşhur “boşlukta uçan adam” (Flying Man) düşünce deneyi;
İnsanın ruhunun (nefsinin) bedenden bağımsız olarak var olup olmadığını sorgulayan çok güçlü bir felsefi argümandır.
İbn-i Sina, şöyle bir senaryo kurar:
Bir insan düşün…
Bu insan, yeni yaratılmış olsun… (yani hiçbir deneyimi yok).
🔸Gözleri görmüyor,
🔸Kulakları duymuyor,
🔸Hiçbir duyusu çalışmıyor.
Boşlukta asılı duruyor;
Yani; hiçbir şeye temas etmiyor.
Kendi, bedenini bile hissetmiyor.
Bu insan, hiçbir şey hissetmezken, “ben varım” diyebilir mi?
İbn-i Sina’nın Cevabı;
–“Evet, diyebilir.
Çünkü; İnsan, hiçbir duyusu olmasa bile kendi varlığının farkındadır.
Bu farkındalık;
Bedenle değil, doğrudan ruh (nefs) ile ilgilidir.”
İbn-i Sina buradan şu sonuca ulaşır;
İnsanın özü (nefs), bedenden bağımsızdır.
Yani beden olmadan da;
“benlik bilinci” mümkün.
Bu da ruhun, maddi olmayan bir varlık olduğunu gösterir.
Bu teori;
İslam felsefesinde, ruh-beden ayrımının en güçlü argümanlarından biridir.
Batı felsefesinde bile, René Descartes’ın;
“Düşünüyorum, öyleyse varım” (Cogito) düşüncesine benzer bir öncül olarak görülür.
Hiçbir şey hissetmesen bile, ben varım diyorsan;
Demek ki sen;
Bedeninden, ibaret değilsin…

İNSANIN RUHU KANDİL BİLİM ONUN AYDINLIĞI VE
TANRISAL BİLGELİK DE KANDİLİN YAĞI GİBİDİR,
BU YANAR VE IŞIK SAÇARSA
O ZAMAN SANA “DİRİ” DENİLİR
İbn-i Sina
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

