Bahçeli’nin 27 yıllık siyaseti kimlere yarar sağladı…?
Başlıktaki sorunun yanıtı bulmak için Bahçeli’nin DSP-ANAP-MHP (5/1999-10/2002) koalisyon Hükümetindeki başbakan yardımcılığı görevinden başlayarak bugüne kadarki attığı imzalara, aldığı kararlara, tutum ve tavırlarına bakalım:
1991-Körfez savaşıyla ABD’nin asıl hedefinin Türkiye olduğu ortaya çıkmıştı. 30 Ağustos 1998’de Genelkurmay Başkanı olan ve ABD’ye protesto anlamında hiç gitmeyen Hüseyin Kıvrıkoğlu bu nedenle Özel Kuvvetleri millileştirdi. Özel Kuvvetler üzerinde etkisini kaybeden ABD, Kıvrıkoğlu’nu hedefe koydu. Ergenekon şemasında ismi en başa konmak istendi.
Bu projenin devam etmesini isteyenler, Ecevit’ten Kıvrıkoğlu’nun görev süresinin iki yıl daha uzatılmasını istediler. Ecevit kabul etti. Mesut Yılmaz önce itiraz ettiyse de kabul etti. Bahçeli, Kıvrıkoğlu’nun görevinin iki yıl uzatılması için hazırlanan kararnameyi “İmzalamadı…”, “Bekletti…!”. Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun görevi 28.08.2002’de sona erdi. Hilmi Özkök genelkurmay başkanı oldu.
Hilmi Özkök “Suç sayılmadığı için Fetullahçıları Ordu’dan atmadım” dedikten sonra en yakın koruma astsubayı FETÖ’den tutuklandı.
Sonunda, K. Irak’ta 4 Temmuz 20093 günü ABD’li askerler tarafından askerlerimizin başına çuval geçirildiğinde “Mukavemet etmeyin” ABD ile çıkarlarımız ortak diyen, Ergenekon, Balyoz davalarında esir alınan askerlerimizi savunmayıp, “kasaptaki ete soğan duramam” diyen Hilmi Özkök genelkurmay başkanı oldu.
Bahçeli, 15 Ağustos 2000’de “Ulus Devletimizi” yıkma amacı ile ABD’nin hazırladığı “İkiz Yasaları” imzaladı. Bu yasaya göre, kendilerine halk diyen topluluklar; Rum-Pontus, Ermeni, Asuri, Keldani, Yezidi, Süryani, Kürt, Laz, Çerkez vd. devlet kurmak istediklerinde önleri açıktı…! AB ve ABD’nin İkiz Yasalar ile hedefleri Ülkemizi, Yugoslavya gibi iç savaşa sürüklemek ve parçalatmaktı…!
Hiçbir resmi sıfat olmayan Erdoğan, 6 kez ABD gezisi yaptıktan sonra 14 Ağustos 2001’de AKP’yi kurdu. Bir ay sonra Bahçeli, 15 Temmuz 2002’de erken seçim çağrısı yaptı, koalisyon hükümetini yıktı, AKP’nin önünü açtı.
Abdullah Gül başbakan iken 3 Nisan 2003 günü ABD Dışişleri Bakanı Powell ile Türkiye’yi parçalamaya götüren 9 maddelik bir anlaşma imzaladı: “1-Türk askeri Irak’ın kuzeyinden çekilecek, sınır harekâtlarına son verilecek, 2-Türk Ordusunun asker ve silah gücünde indirim yapılacak, 3-ABD’nin İran’a ve Ortadoğu ülkelerine karşı yapacağı askeri harekâtlara, üs ve taşıma kolaylıkları sağlanacak, askeri birlik verilecek, 4-Barzani devleti resmen tanınacak, 5-PKK/KADEK elemanlarına (Apo dahil) af ve siyasete katılmaları sağlanacak, 6-Aşamalı olarak federasyona geçilecek, 7-Kıbrıs’ta Denktaş devre dışı bırakılacak, 8-Ege’de Yunanistan’ın taleplerine esneklik, 9-Ermenistan’a yönelik kısıtlamalar kaldırılacak.”
Ve…! Bahçeli, Türkiye’yi parçalamaya götüren bu anlaşmayı imzalayan ve Ermeni açılımını başlatan Abdullah Gül’ü, Ağustos 2007’de AKP ile birlikte Cumhurbaşkanı yaptı.
FETÖ’nün Ergenekon, Balyoz kumpasları ile askerlerimiz, aydınlarımız yıllarca cezaevinde tutuldular, Türk Ordusunun emir-komuta düzeni bozuldu ama Bahçeli’nin gıkı çıkmadı.
2003’den itibaren 18 adamızı işgale başlayan Yunan’a karşı Bahçeli’nin yine gıkı çıkmadı.
02 Ekim 2014’te Meclis’e getirilen Tezkere metni, Türkiye topraklarında yabancı silahlı kuvvetlerin bulunmasına ve geçmesine izin veriyordu. “Bu yabancı silahlı kuvvetler hangi devletin” diye soruldu; yanıt veren olmadı. Tezkere AKP ve MHP’nin oyları ile kabul edildi.
Bu tezkere sayesinde 29 Ekim 2014’te Peşmergeler tank ve toplarıyla Irak’tan Türkiye’ye girip yüzlerce km ilerledikten sonra Kilis tarafından Suriye’ye girip Kobani’ye geçtiler. ABD maşası IŞİD, Kobani’yi hemen terk etti. Peşmergeler, Irak’a dönerken IŞİD’den boşalan Kobani’yi PKK-YPG’ye teslim etti. Hemen arkasından ABD, Büyük İsrail için gerekli olan Akdeniz koridorunun taşeronu PKK-YPG’yi ağır silahlarla donattı.
Bugün de Suriye’nin kuzeyinde özerk kanton kurduğunu ilan eden PKK-YPG’yi oradan çıkarmamız gerek, çıkaracağız diyoruz, beka diyoruz…!
Görüldüğü gibi Bahçeli’nin ayak izlerini takip ettiğimizde ABD/Küresel sermayesinin neoliberal ekonomi politikasına ve Ortadoğu’da Türkiye dahil 24 ülkenin parçalanmasını hedefine koymuş ABD’nin Büyük Orta Doğu Projesine ulaşıyoruz.
Bahçeli’nin son 27 yıldır güttüğü ABD yanlısı siyasetten döndüğünü söyleyebilir miyiz?
Adnan PELVANLAR
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…