Atatürk’ün Bilime verdiği önem…
Mustafa Kemal Atatürk;
Türkiye Cumhuriyeti’ni bilimsel düşünce üstüne kurmuş ve çağdaş uygarlık seviyesine ulaşma hedefinin yolunu ise ilim ve fen olarak belirlemiştir.
Sahip olduğu bu bilimsel bakış açısı ile döneminin en önemli liderlerinden biridir.
Mustafa Kemal Atatürk;
gerçekleştirmiş olduğu tüm inkılapları da bu bilimsel temele dayandırmıştır.
Aklı ve bilimi her şeyin üzerine tutan,
Birçok öğrenciyi yurt dışına eğitim almaya gönderen,
Yurt dışındaki saygın bilim insanlarını Türkiye’ye davet eden,
Mustafa Kemal Atatürk; bilimin topluma yayılması adına önemli çalışmalar gerçekleştirmiştir.
Atatürk’ün bilime verdiği önem hakkındaki bu içeriğimizi sizler için derledim.
İşte, tüm detaylar…
Atatürk’ün,
Bilime Verdiği Önem
Mustafa Kemal Atatürk;
🔹Bir toplumun gelişmesi ve çağdaş uygarlıklar seviyesine çıkabilmesi için ilim ve feni temel unsur olarak belirlemiştir.
🔹Toplumun her kesimine bilimsel anlayışın yayılmasını isteyen ve ulusa, bilimi rehber etmeleri gerektiğini her fırsatta söylemiştir.
🔹Bilimsel gerçekler ile dogmalar arasına kesin sınırlar çizmiştir.
🔹Sürekli gelişmeyi ve öncü olmayı teme almıştır.
🔹Bu dinamik anlayışın gerçeğe dönüşmesinin tek yolunun akıl ve bilim olduğunun bilincinde olan bir liderdir.
🔹Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından hemen sonra gerçekleştirilen inkılaplarda da bu bilimsel bakış açısını merkeze koymuştur.
🔹Bu yeni devletin hak ettiği yeri en kısa zamanda alması için toplumun tüm kurumlarının modernleşmesini hedeflemiştir.
🔹Eğitim ve öğretimin de bilimsel bir anlayışa sahip olmasını istemiştir.
🔹 Türkçe’nin de bir bilim dili olabilmesi için önemli çalışmalara imza atmıştır.
🔹🔹🔹
Mustafa Kemal Atatürk’ün bilime bakış açısı ise kendisine ait olan şu söz ile daha iyi anlaşılmaktadır:
“Dünyada her şey için, yaşam için, başarı için en gerçek yol gösterici bilimdir fendir.
Bilim ve fennin dışında yol gösterici aramak aymazlık, bilgisizlik, doğru yoldan çıkmışlıktır.
Yalnız bilimin ve fennin yaşadığımız her dakikadaki evrelerinin gelişimini anlamak ve ilerlemelerini izlemek koşuldur.”

Mustafa Kemal Atatürk’ün Bilim İle İlgili Yaptığı Çalışmalar
🔸16 Temmuz 1921 tarihinde düzenlenen Maarif (Eğitim) Kongresi başta olmak üzere birçok bilimsel kurultay ve kongre düzenlenmiştir.
🔸1923 yılında düzenlenen İzmir İktisat Kongresi’nde yeni cumhuriyetin iktisadi alandaki hedefleri ve bu hedeflere ulaşmak için uygulanacak politikalar belirlenmiştir.
🔸1924 yılında çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitimde birlik sağlanmış ve eğitimin bilimsel temeli atılmıştır.
🔸Toplum tarafından Türkçe’nin okunup yazılabilmesi için Millet Mektepleri açılmıştır.
Erkek ve kız sanat meslek okulları açılmış; bu şekilde teknik ve mesleki eğitim yaygınlaştırılmak istenmiştir.
🔸Cumhuriyetin ilanından sonra yetenekli ve başarılı öğrenciler yurt dışına eğitim görmeye gönderilmiştir.
🔸Yurt dışına gönderilen bu öğrenciler daha sonra gerçekleşecek olan üniversite reformunda etkin bir rol almışlardır.
🔸1933 yılında üniversite reformu başlatılmıştır.
🔸1933 yılında Darülfünun kaldırılmış onun yerine İstanbul Üniversitesi kurulmuştur.
🔸Yurt dışında yaşayan ve başarılı olan bilim insanları Türkiye’ye davet edilmiş ve bu insanlar İstanbul Üniversitesi’nde istihdam edilmiştir.
🔸1933 yılında özellikle tarım alanın bilimsel araştırmaların yapılması için Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü açılmıştır.
🔸1935 yılında yer altı kaynak ve madenlerin araştırılması, yerlerinin saptanması için Maden Tetkik Enstitüsü (MTA) kurulmuştur.
🔸Yer altı kaynakların ve madenlerin işletilmesi ve sanayinin ihtiyacı olan madenleri, enerjiyi ve her türlü hammaddeyi temin edebilmek için 1935 yılında Etibank kurulmuştur.
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
