Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

AŞKIN NİTELİĞİ

0 5.754

AŞKIN NİTELİĞİ

İnsanın, kendini yetiştirebilmesi, gelişime açık olması ve sorgulama yetisini canlı tutması;

İlişkilerin niteliğini belirleyen en temel unsurlardan biridir.

Karşı cinste bu entelektüel karakter idealizm yoksa, ilişki zamanla rutinleşir, yüzeyselleşir ve yalnızca biyolojik çekim düzeyine indirgenmiş vasat bir birlikteliğe dönüşür.

Bu olgu, hem Türk düşünce geleneğinde hem modern sosyo ‑ kültürel yapıda güçlü karşılıklar bulur.

İlişkide Entelektüel Yetişme: Felsefî Temel

Aşkın yalnızca duygusal bir yoğunluk değil;

Aynı zamanda zihinsel bir ortaklık olduğu fikri, felsefe tarihinde geniş bir yere sahiptir.

Aristoteles, dostluğu “erdem ortaklığı” olarak tanımlar;

Erdemsiz ilişkilerin uzun ömürlü olamayacağını söyler.

Kierkegaard, aşkın ancak “içsel derinliği olan bireyler arasında” büyüyebileceğini vurgular.

Fromm, sevginin bir duygu değil, bir karakter yetkinliği olduğunu belirtir;

Gelişmeyen bireylerin sevgi kapasitesinin de sınırlı olduğunu savunur.

Bu çerçevede, entelektüel ahlâkî gelişim göstermeyen bireylerin ilişkileri, kaçınılmaz olarak durağan, tekrarlı ve yüzeysel hâle gelir.

Edebî Açıdan: Aşkın Niteliği Tartışma Kalitesinde Saklıdır.

Türk edebiyatında aşk, yalnızca duygusal bir coşku değil;

Karakterlerin zihinsel ve ruhsal derinliğiyle anlam kazanan bir olgudur.

Ahmet Hamdi Tanpınar; ilişkilerdeki uyumu “zamanı birlikte kurabilme yetisi” olarak görür;

Bu da ancak gelişmiş bireylerde mümkündür.

Oğuz Atay, yüzeysel ilişkilerin; “ruhu boğan bir tekrar” ürettiğini, gerçek yakınlığın ise ancak düşünsel temasla kurulabileceğini anlatır.

Cemil Meriç, aşkı “iki zekânın birbirini aydınlatması” olarak tanımlar; yalnızca bedensel çekime dayalı ilişkileri “karanlıkta el yordamıyla yürümek” olarak niteler.

Edebî gelenek, aşkın büyümesini tartışma kalitesi, ortak düşünsel üretim ve karşılıklı zihinsel meydan okuma ile ilişkilendirir.

Sosyo‑Kültürel Açıdan: Türk Kültüründe Aşk ve Gelişim.

Türk düşünce tarihinde, ilişkilerin niteliği her zaman bireyin kendini yetiştirme kapasitesi ile bağlantılı görülmüştür.

Mevlânâ’yı dışarıda bırakarak diğer önemli Türk düşünürlerinden örnekler;

Yusuf Has Hâcib. (Kutadgu Bilig);

“Kişi bilgisiz olursa gönlü kör olur.”

Bu ifade, ilişkide bilginin ve olgunluğun temel belirleyici olduğunu vurgular.

Kaşgarlı Mahmud: Divânü Lügati’t‑Türk’te;

“Bilgi ve görgü sahibi olanın sözü değer bulur” diyerek, ilişkide sözün değil, sözün arkasındaki birikimin belirleyici olduğunu anlatır.

Hacı Bektaş‑ı Veli; “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.”

Bu söz, ilişkilerin de ilimsiz, yani gelişimsiz kaldığında karanlığa sürükleneceğini ima eder.

Ziya Gökalp; Aileyi “kültürel bir birlik” olarak tanımlar; kültürün gelişmesi için bireylerin de gelişmesi gerektiğini söyler.

Sabahattin Ali; Romanlarında, entelektüel derinliği olmayan ilişkilerin hızla çöktüğünü, aşkın ancak “ruh ortaklığı” ile sürdürülebileceğini işler.

Bu düşünürlerin ortak noktası şudur;

Gelişmeyen birey, ilişkiyi de geliştiremez.

Tarihsel Anekdotlar;

Türk Kültüründe Aşkın Zihinsel Boyutu
Divan edebiyatında aşk, yalnızca güzelliğe değil, sevgilinin “akıl, zarafet ve incelik” gibi zihinsel niteliklerine bağlanır.

Osmanlı entelektüelleri, evliliklerde “muhabbet” kadar “müzakere”yi de önemser; eşlerin birbirini geliştirmesi beklenirdi.

Tanzimat dönemi yazarları, yüzeysel ilişkileri eleştirir; Namık Kemal, aşkı “iki aklın birleşmesi” olarak tanımlar.

Halk kültüründe, Karacaoğlan’dan Dadaloğlu’na kadar birçok ozan, aşkı yalnızca güzelliğe değil, “sohbet edilebilirliğe” bağlar.

Bu tarihsel çizgi, Türk kültüründe aşkın her zaman zihinsel bir ortaklık olarak görüldüğünü gösterir.

 

S O N U Ç

Aşk, gelişmiş bireylerin kurabildiği bir ilişkidir.

Kendini geliştirmeyen, sorgulamayan, merak etmeyen bireylerin ilişkileri zamanla sıradanlaşır, tekrara düşer ve yalnızca hormonal çekim düzeyinde kalır.

Aşkın büyümesi, iki insanın birbirini zihinsel olarak beslemesi, tartışma kalitesinin yükselmesi ve ortak bir düşünsel dünya kurabilmesiyle mümkündür.

 

 

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

 

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x