KENDİNİ KORUMAK (Sınır Koymak)
1974 yılı…
“Marina Abramović.”
“Rhythm 0”
O sadece durdu.
🔸 Hareketsiz.
🔸 Sessiz.
🔸 Savunmasız.
Önlerinde 72 obje vardı;
Gül, bal, bıçak…
Ve tabanca…
Tek bir cümle;
–“Benimle istediğinizi yapabilirsiniz.”
İlk başta naziklerdi. Sonra meraklı.
Sonra, sınırları zorladılar…
Kıyafetlerini kestiler.Tenini çizdiler.
Canını yaktılar.
Bir noktada birisi, silahı başına dayadı…
Kalabalık artık, sadece izlemiyordu.
İçlerinden biri, tetiği çekmeye hazırdı.
Ve kimse durdurmuyordu.
Çünkü o…
“Hayır” demiyordu.
6 saatin sonunda, “Marina” hareket etti.
Ve işte, o an her şey değişti…
İnsanlar kaçtı.
Gözlerini kaçırdı.
Ona bakamadılar bile.
Neden?
Çünkü, bir anda fark ettiler;
Karşılarında, bir “nesne” değil, canlı bir “insan” vardı.
Ve yaptıkları gerçekti.
Bu hikâye, “kötü insanlar” hakkında değil.
Bu çok daha rahatsız edici bir şey hakkında;
Eğer izin verirsen, “ileri giderler…”
Eğer sınır koymazsan, “sınır olmaz…”
Ve insanlar, her zaman ne kadar ileri gidebileceklerini, “test eder…”
Şimdi kendine sor;
Sen;
Nerede, “susuyorsun?”
Nerede, “dur” demiyorsun?
Nerede, kendini “yok” sayıyorsun?
Çünkü her sessizlik, bir “davet” olabilir.
🔹 “Sınır koymak”, kabalık değildir.
🔹 “Hayır demek”, suçluluk değildir.
🔹 “Kendini korumak” senin sorumluluğundur.
Bazen en zor şey;
Birini, kaybetme riskine rağmen “kendini” seçmektir.
Ama alternatif?
Kendini, yavaş yavaş “kaybetmek.”

Kendini korumak ve hayır demeyi bilmek, ruhunu ve huzurunu savunmanın en sakin yoludur.
Doğru sınırlar koymak, başkalarını dışarıda bırakmak değil, kendi içindeki barışı korumaktır.
💨💨💨💨💨
SINIR KOYMAK BİR KAVGA SEBEBİ DEĞİL BARIŞIN İLK ADIMIDIR.
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…
