Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

SİYASAL AHLAK VE DEMOKRASİ

0 5.869

SİYASAL AHLAK VE DEMOKRASİ

 

Demokrasi yalnızca bir yönetim biçimi değildir;

Aynı zamanda, bir “ahlak” düzenidir.

🔸 Seçimler,
🔸 Parlamentolar,
🔸 Anayasalar,
🔸 Yasalar,

Demokrasinin, kurumsal araçlarıdır;

Fakat, bu araçların işleyebilmesi için onları taşıyan ahlakî bir zemin gerekir.

Eğer toplumda;

🔹 Doğruluk,
🔹 Sorumluluk,
🔹 Adalet,
🔹 Hakka saygı,

Gibi ana temel değerler zayıflarsa demokrasi de  “içten içe” boşalır.

Çünkü, demokratik kurumlar yalnızca hukukî kurallarla değil;

Aynı zamanda içselleşmiş “temel ahlakî değerlerle” ayakta durur.

Ahlak, bireyin doğru ile yanlış arasında yaptığı;

“Bilinçli” bir seçimdir…

Siyasal alana, taşındığında ise bu ilke “siyasal ahlak” adını alır.

Siyasal ahlak, kamu gücünü kullananların gücü çıkarlarına için değil;

“Ortak iyilik” için sürekli kullanmasını gerektirir.

Kamu kaynaklarının korunması;

💢 Şeffaflık,
💢 Hesap verebilirlik,
💢 Hukuka bağlılık,

“Siyasal ahlakın”, temel unsurlarıdır…

Bu ilkeler olmadan siyaset, kolayca güç mücadelesine çıkar paylaşımına indirger.

Demokrasi ile siyasal ahlak arasındaki ilişki açıktır.

Demokrasi, yalnızca çoğunluğun yönetimi değildir;

Aynı zamanda;

Çoğunluğun gücünü sınırlayan “etik rejimdir.”

🎩 Çoğunluğun azınlıklar hakkına saygı göstermesi,
🎩 Devlet gücünün, keyfî kullanılmaması,
🎩 Yurttaşların,
eşit muamele görmesi,

Ancak siyasal ahlakın “varlığıyla” mümkündür.

Aksi hâlde seçimler yapılır fakat ortaya çıkan sistem “demokratik” değil;

Sadece, “seçimli otoriterlik” olur.

Siyasal ahlakın, zayıfladığı toplumlarda siyasetin “dili” de değişir.

Gerçeklerin yerini; “Propaganda…”

Kamusal yararın yerini; “Sadakat ilişkileri…”

Liyakatin yerini ise; “Liderliğe bağlılık” alır.

“Kurumlar” kişiselleşir..

“Hukuk” araçsallaşır…

Böyle bir ortamda demokrasi biçimsel olarak varlığını sürdürebilir.

Ancak ,”içeriği” boşalır.

Bu nedenle demokrasinin en büyük düşmanı çoğu zaman;

“Açık diktatörlük” değil.

“Ahlakî erozyondur.”

Gerçek bir demokrasi için  “üç temel ahlakî ilke” vazgeçilmezdir;

📛 Doğruluk,
📛 Sorumluluk,
📛 Sınır bilinci.

“Doğruluk” kamusal tartışmanın dürüstlüğünü sağlar.

“Sorumluluk” yönetenlerin yurttaşlara hesap vermesini mümkün kılar.

“Sınır bilinci ise” hiçbir gücün mutlak olmadığını kabul eder.

Hukukun ve kurumların üzerinde kimsenin olmadığını hatırlatır.

Bu üç ilke yoksa, demokrasi yalnızca “prosedürlerden” ibarettir.

Bu nedenle demokrasi talebi aynı zamanda bir “ahlak” talebidir.

Yurttaşlar yalnızca daha iyi kurumlar değil, aynı zamanda daha yüksek bir “kamusal etik” talep etmelidir.

Çünkü;

🔖 Özgürlük,
🔖 Adalet,
🔖 Eşitlik,

Ancak ahlakî bir siyasal kültür içinde yaşayabilir.

Demokrasi, “sandıkta başlar;”

Fakat, “ahlakla tamamlanır.”

 

Siyasal ahlak;

▪️Demokrasi,
▪️Toplumun adaleti,
▪️Özgürlüğü,

Birlikte olması gereken üç temel unsurdur.

Demokrasi, ahlaki temele dayanmadığında cahil kitlelerin egemen olduğu yönetim şekline dönüşür.

Egemen güçler, mutlak surette ahlaki bozar;

Demokrasinin amacı da bu gücü ahlaki sınırlarla hapse etmektir.

💨💨💨💨💨

DEMOKRASİ BİR EĞİTİM İŞİDİR
EĞİTİMSİZ KİTLELERLE DEMOKRASİYE GEÇİLİRSE
DEMAGOGLAR DOĞAR
Platon

 

 

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

 

5 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Would love your thoughts, please comment.x