ABD-İSRAİL, İRAN’A SALDIRIYOR…
Evet buna çift taraflı bir savaş denilebilmesi imkansız bu güçlünün sokak kabadayısı gibi sırf elinde ki meşeleri kapmak için güçsüz çocuğu taciz etmesi onu darp etmesi ve yok etmesidir.
Sürekli yazmak yetmiyor anlamayan beyinlere çivi çakar gibi defalarca deklere etmek lazım.
ABD-İSRAİL ve Emperyalizmin tetikçileri, bunu her coğrafyada her ülkeye yapmaktadır, Küba,Venezüella, Irak, Afganistan,
Vietnam, Kore, Körfez ülkeleri, Somali, Suriye, Yemen, ve Gazze bu topraklara Demokrasi getirme yalanıyla talan edip, hakimiyet kurmak ve yeraltı yerüstü zenginliklerini hiç edip zimmetine geçirmek, girdiği bu coğrafyalarda her türlü şiddet, tecavüz ve daha iğrenç ne varsa uygulamak ve bunu kendilerinde hak görmek, uyduruk ucuz senaryolarla, ABD nin egemenliğinin tehdit altında olduğu söylemleriyle sahte düşmanlarla provokasyon taktikleriyle, ülkelerin içinde satın aldıkları zayıf karakterli işbirlikçilerle ve içeriye yerleştirdikleri özel hücre ajanlarıyla içten ve dıştan saldırılarını acımasızca, çocuk kadın demeden sivil halkı görmezden gelerek işledikleri sayısız cinayetlerin sonuçlarını görmekteyiz.
Yıllar önce en başta ATATÜRK ,bizim ülkemizde de içte yapılan böl parçala planlarını defalarca anlatmış, bu nedenle de Tarikatların kapatılmasını sağlamıştır, sanıldığı gibi onun Din’e karşı bir tavır alması söz konusu bile değildir, ancak aklını kullanmayan insanlar için bu uyarıları aşağıda ki komutanlarımızda tespit etmiştir.
“Cemaat ve Tarikatlar Haçlıların Anadolu’da Kurdukları ileri Karakollarıdır…”
Mareşal Fevzi ÇAKMAK
” Öyle puslu ki hava, şeytan bile Müslüman mintanı giyiyor.”
Kâzım Karabekir
Din kullanılarak insanların en zayıf oldukları yerden vurarak, tıpkı Hz. Muhammet’ten sonra gelen Emeviler ve Abbasilerin yaptığı gibi nifak sokmak Dini devlet işlerine ve yönetimine alet etmek adına uydurma hadislerle ve hurafelerle cahil halkın zaten az çalışan beyinlerini allak bullak edip, işte bu Orta Doğu bataklığını inşa etmişlerdir.
Son demde bu İran saldırılarında göründüğü gibi, içten ve dıştan rejimi parçalamak yok etmek adına Rıza Pehlevi hanedanlığından Humeyniye kadar ve günümüze kadar ki süreçte bu 300 yıllık plan adım adım devreye sokulmuştur, koskoca Pers imparatorluğunun uzantısı olarak bu büyük Devlet mekanizması önce içten ve sonra dışarıdan yapılan saldırılarla çökertilmeye çalışılmaktadır.
Rejimden bunalan halk kurtuluşu celladında aramaktadır, burada hiç bir devletin içinde ki yönetim şekli, uyguladığı baskıcı rejim ve Din devleti olması hiç bir ülkeyi ilgilendirmez, bunlar bahane edilerek masum halkın elinde kalan son kuruşu da alıp, gün yüzü görmeyen İran halkına kölelik kapıları açılmıştır, ben rejimin savunucusu asla olamam zaten dünya görüşüm buna izin vermez ancak, tüm dünya da olduğu gibi milyonlarca insanın yaşamlarıyla Rus ruleti oynayan emperyalist güçlere ancak ve ancak birleşerek karşı duruş göstermek zaruridir, sıranın bizde olmayacağının hiç bir garantisi yoktur.
Arapları kendi içinde parçalara bölen bu sistematik soykırım, satın alınmış ve Emperyalistlerce planlanmış sözde bazı arap ülkelerinin dokunulmayacağı sözü verilerek tüm savaş bütçesinin de yine bu arap ülkelerince karşılanacağını bilmekte yarar vardır, o zaman Müslümanı sırtından vuranın yine Müslüman kardeşim dediği yakın komşusundan geleceğini göz ardı etmeyin sakın ola ki batılı pembe yalanlara kanmayın, geçen yıl aralık ayında yazdığım 2026 yılı öngörülerimde bu savaşın geldiğini ve hatta tarih vererek şubat mart ayında olacağını söylemiştim, şimdi bir kez daha hatırlatmakta yarar görüyorum, 2030 yılına kadar özellikle bu sene 2026 yılında çok sıkıntılı bir süreç yaşayacağız bu tehditler bize de sıçrayacaktır, tam da bu bağlamda
hepimiz gerçek vatansever gibi birlik olmalı, uyanık olmalı, dibimizde komşumuzda bu katliamlar yaşanırken bana uzak bana dokunmaz masalından kurtulmalıyız.
Elbette Türk Halkı hiç bir ülkeye benzemez bu tarihin tozlu ama hiç unutulmayan sayfalarında şehit kanıyla yazılmış bir çok zaferler acı da olsa kurtuluş adına ödenmiş bedeller vardır.
Bizi en hassas noktada birleştiren ve gözü kara bir müdafaa hattına savunmaya iten VATAN AŞKI şüphesiz ki hiç bir ülkede bu denli kuvvetli ve cesaretli değildir.
Umarım ki işler bu noktaya gelmez umarım ki yönetenler aklı selim anlayışlarla dik duruş gösterirler, ve umarım ki evlatlarımız savaşsız güzel günlere uyanır ve hak ettikleri vatan topraklarında özgürce yaşarlar.
Sevgilerimle..
Haşmet GÜRBÜZ
Genel Sanat Yönetmeni
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

