Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
Halkın Cumhurbaşkanı
ÇALDILAR

FREKANS SIRLARI

0 5.791

FREKANS SIRLARI

Öncelikle Frekans nedir onu açayım;
Frekans, bir olayın 1 saniyede kaç kez tekrar ettiğinin ölçülmesidir.
Yani, Frekans veya titreşim sayısı bir olayın birim zaman (genel olarak 1 saniye) içinde hangi sıklıkla, kaç defa tekrarlandığının ölçümüdür.
Dünya üzerinde yaşadığımız her anı ölçen ”Zaman” birimi Dünya dışına çıktığınız an itibariyle farklı bir ölçüyle tespit edilir, dünya da yaşadıklarının tam tersine bilinen değerlerle ”Işık hızı” denilen sabit bir oranla ancak bunun da ötesinde hız algısı vardır.
İşte Frekans ölçümünde ki o 1 saniye varya ,o aslında çok geniş bir zaman dilimidir, o 1 saniyede olup bitenler akıl almaz boyuttadır.
Her cismin her maddenin bir titreşimi ve ölçülebilir bir frekansı vardır.
Orkestrada bütünlüğü sağlamak için akort sesi olarak verilen
” la ”notası 440 Hz frekansına sahip bir titreşimdir.
Tıpkı bu ‘LA ‘ notası gibi yaşamın bütünlüğünü sağlayanda ”Sevgi” titreşimi ve frekansıdır.
İnsan kulağı 20-20.000 Hz aralığındaki titreşimlere tepki gösterir. Şebekeden dağıtılan elektrik, saniyede 50 kere salınan alternatif akımdır.
Frekans nerelerde kullanılır gibi bir soru temelde yanlıştır çünkü frekans bir olayın tekrar etmesi durumunu ölçer.
Yani kullanılacak bir araç değildir.
Tabii ses, radyo ve ışık frekansı olarak karşımıza çıkar ama bunlar da tıpkı akım ölçümü gibi söz konusu olayın tekrarının ölçülmesidir.
1920 yılında Royal Rife isimli bir doktorun frekans jeneratörü isimli bir araç ile farklı frekans aralıklarında akımlar kullanarak kanserli hücreleri ve bazı virüsleri yok ettiği bir çalışma var.
Daha sonra söz konusu araç üzerinde pek çok yeni çalışma da yapıldı.
Dr. Robert O. Becker tarafından 1998 yılında kaleme alınan The Body Electric isimli bir kitapta, insan sağlığı ile beden elektriği arasında bir ilişkiden bahsedilmiştir.
Buna göre sağlıklı bir insanın vücut frekansı 62 – 72 MHz arasındayken grip olunca 57 MHz, bakteri enfeksiyonlarında 50 Mhz, kanserde 42 MHz gibi aralıklara düşüyor.
Olumlu düşüncelerin bu frekansı 10 MHz arttırdığı, olumsuz düşüncelerin ise 12 MHz düşürdüğü söyleniyor.
Aynı kitaba göre konserve gıdalarda ya da işlenmiş ürünlerde frekans aralığı 0 MHz. Taze otlar 20 – 27 MHz, kuru otlar ise 12 – 22 MHz frekans aralığına sahip. Bitkisel yağlar ise 52 – 320 MHz aralığına sahip.
Kısacası olumlu düşüncelerin ve pozitif yaşamanın vücudunuz ve sağlığınız adına olumlu katkısı yaşamsal öneme sahiptir.
Sürekli doğada olmanızın doğru beslenmenizin önemini zaman zaman yazılarımda aktardım, ancak bu iş bu kadarla kalmıyor, ağzınızdan çıkan her kelimenin bir titreşimi bir frekans aralığı vardır.
içtiğiniz bir fincan kahve sizi 50 Mhz aralığına düşürür, sağlıklı bir insanın frekansı 66MHz’dir.
Kahve içtiğimizde bu frekans 52 MHz’a kadar düşmektedir.
Sabah kalkar kalkmaz nereden çıktığı belli olmayan bu alışkanlığın Türk toplumunda da gittikçe yaygınlaştığı bu durumda sizin frekansınızı normale dönmesi adına 3 gün gerektiği gerçeğini bir kez daha düşünmenizi tavsiye ediyorum.
Geleyim günlük koşuşturmalarda hepimizin sıklıkla kullandığımız kelimelerin bizi ve çevremizi ne kadar kötü etkilediğine ;
her zaman ki gibi bu yazdıklarım belgeli verileri okuduğunuzda, yine inanamayacaksınız hiç olur mu böyle şey canım hadi oradan sende diyeceksiniz, ama ben bazılarınızı uyandırmak adına yine de yazacağım.
TİMSAH-MELEK-MUZ-DOĞUM GÜNÜ-OROSPU-SİYAH-ARABA-GİYSİ-KOPYA-ÖLÜM-ENGELLİ-KÖPEK-ŞELALE-KAPI-SINAV-BABA-YANGIN-YAĞMUR-ISLAK-ÖĞRETMEN-KRAL-İŞ-KRALİÇE-CAM-OYUN-SAÇ-GÖZLÜK-ET-HAVUZ.
Bu kelimelerin tümü özellikle negatif titreşimlere sahip Dünya dışı yönetimin içimize özellikle soktuğu kelimelerdir, bunlar her dilde aynı frekans aralığına sahip yaşamımızı etkileyen masum görünen negatif yüklemelerdir.
Dünya dışı yaşamla ilgili yazılarımı okuyanlar bu kelimelerin açılımlarında gizlenen, İnsanlığı yok etmek üzere kurgulanan sahte yaşam biçimlerinin dayatmasına tanık olabilirler.
Her zaman küfür etme ettirme diye söyleyenler arasındayım, elimden geldiğince de küfür etmemeye gayret ederim, çünkü negatif yükleme o an itibariyle bizim ‘aura’mızı ve çakralarımızı etkiler siz farkında olmasanız da yaptığınız ve yapacağınız işleri olumsuz yönde tetikler.
Nasıl ki her sabah kalkar kalkmaz olumsuz düşüncelerle güne başladığımızda her türlü negatif ve kötü algıları üzerimize çekiyorsak, küfürde bunun üstüne adeta bal kaymak ekleyen duygu halidir.
Dedelerimiz ninelerimiz sık sık çok konuşma az ve öz konuş, çok yeme az uyu, suyu ayakta içme gibi bir çok öğüt verirdi, bunlar aslında genlerine işlenmiş kodlardı, işte çevrenizdeki insanlara, emrinizdekilere karşı nasıl davrandığınız, anne babanıza hal hatır sormanız vaktim yoktu arayamadım diye binlerce boş dakikanız varken bir kaç dakikanızı bile ayıramıyor olmanız, sizi düşünenleri çok çabuk harcadığınız zaman, negatif baskılar ve karanlık tarafa hizmet edenlerin etkisi altında kaldığınız en sıkıntılı anlardır, mutlaka kendinizi kontrol edin ve bir an önce size boş gibi gelen bu davranışları doğru kanalize edin size bu dersleri anlatan yada öğüt veren büyükleriniz bu dünyadan göçmeden bunun kıymetini bilin diğer tarafta bu deneyimlerinizden neleri kaçırdığınızı çok geç öğrenmiş olacaksınız.
Şunu asla unutmayın İnsanı insan yapan en önemli meziyet, iletişim kurabilme becerisidir.
İyi düşün iyi olsun, dedikodudan, birilerini çekiştirmekten uzak dur, sakin bir hayat yaşa, doğaya ve doğru frekanslı müzik eşliğinde meditasyona önem ver, çok düşün az ama yerinde konuş.
Hayvanların birbiriyle iletişim halini, çıkardıkları sesler ve onların frekans aralıkları belirler.
Bir tehdit algıladıklarında farklı, mutlu olduklarında farklı, saldırıya geçme anında farklı, uyku halinde farklı, ses çıkarmaları bu titreşimleri yayarak karşı tarafa mesaj iletme yolunu kullanarak konuşma modunu aktif ederler.
Evrendeki her şey bir titreşim aralığında farklı frekansla çalışır, her insanın tıpkı parmak izi gibi farklı bir titreşimi vardır.
Ruhlar da bu farklılıklarla ayrışırlar, bu bağlamda kötü dediğimiz negatif varlıklarında kendi düşük frekans aralıkları vardır, işte insanlar olumsuz düşüncelerle, küfürle, uyuşturucuyla, yaptıkları her kötü işlerle kendi frekanslarını onların seviyesine düşürürler ve eşitlenen titreşim değerleri direk onlarla muhatap olmasına sebep olur.
Sizi siz yapacak asıl unsurlar, ne yediğiniz, nerede oturduğunuz, hangi araç kullandığınız, kaç eviniz, kaç eşyanız olduğu değil, POZİTİF BİR BİREY OLARAK YAŞARKEN KİMLERE VE NELERE DOKUNDUĞUNUZ, İYİLİK ADIMLARINIZ, VE VİCDANINIZ’dır.
Siz bu bedende bu deneyimleri yaşarken titreşiminizi ne kadar yüksek tutarsanız, olumlu ve insanlığa faydalı işler yaparsanız, yaşarken ve öldükten sonra bu titreşim ve frekans değerleri Ruh’unuzun var olduğu seviyeyi başka bir değişle makamını ve rütbesini belirler.
Bitirmeden önce çok önemli bir not ; Sürekli ”uyanmış” insanlardan söz ediyoruz ya hani uyanmak nedir hep anlattım ya kendinizi sakın uyanmamış gibi hissetmeyin, yani uyananları özel insan falan zannetmeyin.
Ekim 2024 ‘den sonra bu döngü açılacak akıl hastalığı olmayan her insan mutlaka uyanacak ya da uyandırılacak, ‘sonsuz yaratıcı”nın adaleti her kese eşit çalışır bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın, tek fark buna hazır olanlar ve kalben inananlar daha farklı bakış açısına sahip olacaklar, diğerleri de uyanmış olsalar bile içlerinde ki şüpheyi vesveseyi yenemezlerse olayları daha geç idrak edecekler.
Bu nedenle her yazımın sonunda ”Sevgilerimle” diye son kelimeyle yazılarımı sonlandırıyorum, tabii ki bu sevgi kelimesinin ne anlama geldiğini hepiniz artık çok iyi biliyorsunuz.
Sevgilerimle…

 

Haşmet GÜRBÜZ
Genel Sanat Yönetmeni

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

   ATATÜRK’ÜN ASKERLERİYİZ…

0 0 votes
YAZI PUANI
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x