Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
EMEKLİ

KENDİMİZ OLMAK

0 5.735

KENDİMİZ OLMAK

 

Adamın biri dolapları karıştırırken babasından kalma çok güzel bir elbiselik kumaş bulmuş.

Kendisine bir takım elbise yaptırmaya karar vermiş.

Terzisi de olmadığından tanımadığı bir mahalle terzisine gitmiş kumaşı teslim etmiş.

Terzi üstün körü hızlı provalar bittikten sonra sıra elbisesini almaya geldiğinde büyük hevesle elbiseyi sırtına geçirmiş.

Aynanın karşısına geçmiş ki bir de ne görsün?

Elbisenin bir omuzu diğerine göre aşağıda.

İşte o anda;

–“Nasıl buldunuz elbiseyi?” diye sormuş terzi.

–“Güzel olmasına güzelde
şu omuz.” demiş aynaya doğru yan dönerek.

–“Omuz mu? Omuzda ne var?” diye sormuş terzi.

–“Bana biraz aşağıda duruyor gibi geldi.” demiş adam aynaya bakarak.

Terzi bakmış, sonra da;

–“Siz yanlış duruyorsunuz da ondan” demiş.

Ve ilave etmiş;

–“Kaldır biraz omzunu,” adam kaldırınca da;

–“Ha şöyle… Bakın şimdi nasıl?” diye sormuş gülümseyerek.

Adam bakmış aynaya hakikaten bir omuzu kaldırınca elbise daha düzgün duruyormuş.

Bu sefer gözü elbisenin yakasına ilişmiş.

–“Şey,” demiş…

–“Bu yakalar sanki üst üste binmiş gibi duruyor.”

Terzi hemen atılmış;

–“Yok öyle değil….Şişirin göğsünüzü öyle sünepe gibi durmayın, kasılın biraz güzelce ve bakın düzelecek.”

Adam olabildiğince göğsünü şişirmiş gerçekten yakalar biraz açılmış.

Bir omuzu havada, göğsünde hapsedilmiş nefesi aynada kendini izlemeye devam etmiş ve bu sefer de ceketin eteğine takılmış gözleri.

Bakmış ki elbisenin arkası önünden uzun.

Ve;

–“Bu ceketin arkası uzun” diyecek olmuş ağzının payını almış;

–“Kardeşim siz düzgün durmuyorsunuz ki…

Azıcık öne doğru eğilin hele bakın ne güzel görülecek.”

Adam eğilmiş ve gerçekten de arkası ile önü aynı olmuş elbisenin.

Öne eğilmiş göğsü şişkin ve tek omuzu havada aynaya bakmış pantolonun bir bacağı uzun.

Bu sefer de korka korka;

–“Sizce de bir paça öbüründen uzun değil mi? ” diye soracak olmuş.

Terzi sesini yükselterek;

–“Ayağınızı yan atıyorsunuz ondan şu bacağı öne atın iyice; demiş.

Adam çaresiz bacağını ileri doğru atmış öbür bacağını da hafifçe geride kıvırınca paçalar tıpatıp aynı durmuşlar.

Adam daha fazla soru sormamış çünkü azar işitmekten korkuyormuş.

Parayı ödemiş, eski elbiselerini sardırmış ve yeni elbisesi ile yolda yürümeye başlamış.

Tabi ki elbisenin hakkını vermek için;

Bir omuzu kaldırılmış, göğsünü şişirmiş…

Hafifçe öne doğru eğilmiş bir bacağı arkaya doğru kıvrık yürüyormuş.

Yürürken oradan geçen iki kişiden biri bizimkini bir süre izledikten sonra öbür arkadaşına şöyle demiş;

–“Şu adama bak, belli ki yeni diktirmiş üzerindekini.”

Bir süre kıvrana kasıla yürüyen adama bakmışlar sonra da;

–“Görüyor musun..?

Şu bizim mahallenin terzisi o kadar ustadır ki!

Bu çarpık vücuda bile takım elbiseyi ne güzel oturtmuş.”

*

Üzerimize, bazen isteyerek bazen de yaşamın yönlendirmesi ile;

🔸 Giydiğimiz
🔸 Kimliğimiz,
🔸 Davranışlarımız,
🔸 Ünvanlarımız,

Aynen ,elbiselerimiz gibidirler.

Tabi ki çok istediğimiz ve özendiğimiz elbiseler için hepimiz karnımızı içeri çekiyor, vücudumuzu eğip büküyor, elbiseyi hayal ettiğimiz şekilde doldurmaya çalışıyoruz.

Ama bunu yaptığımızda çarpık bir görüntü veriyor özümüzden uzaklaşıyoruz.

Bu durum bizi de yoruyor, yıpratıyor çoğu kez de hiç bir işe de yaramıyor.

Oysa eğer elbisemizin içinde kendimiz gibi durmayı göze alabilirsek!

Yani içimizle dışımız bir olursa kendimizin değil;

“Terzi” metaforu, ile simgelenen koşulların çarpıklığı daha iyi şekilde görülebilecektir.

İnsanın kendisi gibi olması cesaret özgüven gerektirir.

Mevkiler – ünvanlar çok benmerkezci kavramlardır.

Onları bir süre taşıyanlar kendilerini çok yücelmiş, onurlandırılmış hissederler.

Ama mevki ve ünvanları;

Asıl onları, taşıyanlar onurlandırırlar.

Hem de, başkalarının yaptıklarını taklit ederek değil;

Kendilerince, doğru şekilde taşıyanlar…

ÖZ BENLİK VE CESARET

Kendisi olmak, başkalarının beklentilerini bir kenara bırakıp kendi öz benliğini bulmaktır.

Bu cesur yolculuk;

▪️ Özgüven,
▪️ Dürüstlük,
▪️ İçsel bir özgürlük,

Gerektirir…

İnsanın kendi gerçekliğiyle yüzleşmesi hayatın büyük ve en değerli sınavıdır…

💨💨💨💨💨

ÖZGÜVEN BAŞKALARININ SENİ BEĞENMESİ DEĞİL
SENİN KENDİNDEN RAZI OLMANDIR

 

 

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

 

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Would love your thoughts, please comment.x