STANDARTLARINA UYGUN OLMAYAN BİRİYLE YAŞAMAK…
İnsan bazen yanlış insanla, birlikte olmaz.
Bazen yanlış hayatla, birlikte olur.
Çünkü standartlarına uygun olmayan biriyle yaşamak sadece bir ilişki problemi değildir.
Bu insanın, kendi ruhuna karşı verdiği sessiz bir savaştır.
Sen, dürüstlüğe önem verirsin;
Karşındaki, manipülasyona…
Sen, derin konuşmaları seversin;
Karşındaki yüzeyselliği.
Sen, gelişmek istersin;
Karşındaki, yerinde saymayı…
Sen, sadakati önemsersin;
Karşındaki, özgürlüğün adını sorumsuzluk koymayı…
Ve zamanla, fark edersin ki aslında aynı masada oturuyorsunuz;
Ama aynı dünyada, yaşamıyorsunuz.
Sanırım, insanı en çok yoran şey “kavga” değildir.
Aynı gerçekliğin içinde yaşamamaktır.
Çünkü, standart dediğimiz şey “kibir” değildir.
İnsanın, “yaşam kalitesidir.”
Bir insanın standartları sadece “maddi” değildir.
Bazılarının, standardı “zihinseldir.”
Sürekli şikâyet eden insanların yanında bulunmak istemezler.
Bazılarının “duygusaldır.”
Sevginin gösterilmesini, ilginin hissedilmesini isterler.
Bazılarının “ahlakidir.”
Yalanın normalleştiği ortamlarda yaşayamazlar.
Bazılarının “manevîdir.”
Hayata anlam katmayan ilişkiler onları boğar.
Bazılarının, standardı “maddidir.”
Çünkü sürekli kriz üreten, sorumluluk almayan insanların yükünü taşımak istemezler.
Sorun şu ki…
İnsanların büyük bölümü standartlarını küçülterek sevilmeye çalışır.
🔸 Daha az şey ister.
🔸 Daha az konuşur.
🔸 Daha az rahatsız olur.
🔸 Daha az sorgular.
🔸 Daha az hayal kurar.
🔸 Daha az yaşar.
Çünkü, kaybetmekten korkar.
Ve… sonunda kaybettiği şey;
Karşısındaki değil, “kendisi” olur…
Standartlarına uygun olmayan biriyle yaşayan insanların ruh hali ilginçtir.
Sürekli “yorgundurlar.”
Çünkü her gün, kendilerini tercüme etmek zorunda kalırlar.
Sürekli, yalnız hissederler…
Çünkü, anlaşılmadan sevilmenin eksikliğini yaşarlar.
Sürekli “umut” ederler.
🔹 Belki değişir…
🔹 Belki anlar…
🔹 Belki görür…
🔹 Belki bir gün…
Ama sürekli “belki” demek, insanı yavaş yavaş tüketir.
Çünkü “belki”, bazen yılları yiyen bir yaklaşımdır.
Standartlarına uygun insan arayanların ruh hali;
Çoğu zaman yanlış anlaşılır.
💢 Onlara seçici derler.
💢 Zor beğeniyor derler.
💢 Fazla şey istiyor derler.
Oysa, çoğu zaman istedikleri şey “mükemmellik” değildir.
Sadece “huzurdur.”
Çünkü, olgun bir insan şunu bilir.
Yanlış, insanla geçirilen yıllar;
Yalnız geçirilen, yıllardan daha ağır olabilir.
Bu yüzden, bazı insanlar yalnız kalmayı seçer.
Çünkü yalnızlık, bazen eksiklik değildir.
Yanlış kalabalıklardan kurtulmaktır.
İnsan, bir noktadan sonra şunu öğrenir;
,
Standartlarını düşürmek “tevazu” değildir.
Kendini “terk” etmektir.
Çünkü, ruhuna uygun olmayan bir hayatın içinde yaşamak;
Her gün biraz daha, “görünmez” olmaktır.
En bildik haliyle.
Bir gün aynaya bakarsın, ve şunu sorarsın;
–“Ben ne zaman bu kadar sustum?”
İşte o gün anlarsın…
İnsan, aslında yanlış insanları,
kendine yapılan yanlışları affedemez değil;
Kendi standartlarından;
Vazgeçtiği günü, “affedemez…”

S O N U Ç
Yanlış bir insanla yaşamak; insanın kendine yapabileceği en büyük haksızlıklardan biridir.
Ruhunuzu beslemeyen, potansiyelinizi aşağı çeken veya sizi olduğunuz gibi kabul etmeyen kişilerle zaman geçirmek, insanın kendi ışığını kendi elleriyle söndürmesine neden olur.
💨💨💨💨💨
AYNI YOLDA YANLIŞ İNSANLA YÜRÜMEKTENSE
DOĞRU YOLDA TEK BAŞINA YÜRÜMEK
“E R D E M D İ R”
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…
